Kanun Numarası : 2004
Kabul Tarihi : 9/6/1932
Yayımlandığı Resmî Gazete : Tarih : 19/6/1932 Sayı : 2128
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 13 Sayfa : 426
Bu kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız.
“Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı”,
Cilt: 1 Sayfa : 171
━
Bu Kanun ile ilgili tüzük için, “Tüzükler Külliyatı”nın kanunlara göre düzenlenen
nümerik
fihristine bakınız.
BİRİNCİ BAP
Teşkilat ve muhtelif hükümler
İcra daireleri:(3)
Madde 1 – (Değişik: 2/7/2012-6352/1 md.)
Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur.
Her icra dairesinde Adalet Bakanlığı tarafından atanacak bir icra müdürü, yeteri kadar
icra
müdür yardımcısı, icra katibi ile adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları
tarafından
görevlendirilecek mübaşir ve hizmetli bulunur.
İcra müdür ve icra müdür yardımcıları, Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılacak yazılı
sınav ve
Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak sözlü sınav sonucuna göre atanırlar. İcra
katipleri
arasından Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılacak yazılı sınav ve Adalet Bakanlığı
tarafından
yapılacak sözlü sınav sonucuna göre de icra müdür veya icra müdür yardımcılığı
kadrolarına atama
yapılabilir.
——————————
(1) 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun 143 üncü maddesi gereğince, bu kanunda
yazılı olan
aşağıdaki terimler, karşılarında gösterildiği şekilde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir,
Cumhuriyet Müddeiumumisi : Cumhuriyet Savcısı
İstida : Dilekçe
İtirazın ref’i (Ref’i itiraz) : İtirazın kaldırılması
Kaza Dairesi : Yargı çevresi
Muavin : Yardımcı
Muhakeme usulü : Yargılama usulü
Müruru zaman : Zamanaşımı
Salahiyet : Yetki
Temyiz Mahkemesi : Yargıtay
Zabıt (Varakası) : Tutanak
(2) 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu Kanunda yer alan
“icra
tetkik mercii”, “tetkik mercii” ve “mercii” ibareleri “icra mahkemesi”; “icra mercii
hâkimi” ve
“mercii hâkimi” ibareleri “icra hâkimi” olarak değiştirilmiştir.
(3) Bu madde başlığı “İcra daireleri ve memurları:” iken, 2/7/2012 tarihli ve 6352
sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1242
İcra katipliğine ilk defa atanacaklar, kamu görevlerine ilk defa atanacaklar için
yapılacak
merkezî sınavda başarılı olanlar arasından Adalet Bakanlığının bu konuda yetki vereceği
adli
yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından yapılacak uygulama ve sözlü
sınav
sonucuna göre; unvan değişikliği suretiyle atanacaklar ise uygulama ve sözlü sınav
sonucuna göre
atanırlar. Unvan değişikliği suretiyle icra katipliğine atanacaklar tahsis edilen
kadronun yüzde
ellisini geçemez.
İcra müdür ve icra müdür yardımcıları ile icra katiplerinin, yazılı sınav, sözlü sınav,
görevlendirme, nakil, unvan değişikliği, görevde yükselme ve diğer hususları
yönetmelikle
düzenlenir.
İcra dairelerinde, gerektiğinde, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslar
çerçevesinde,
adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından zabıt katibi, mübaşir ve
hizmetli
görevlendirilir.
İcra müdürü, icra müdür yardımcısı veya icra katibinin herhangi bir nedenden dolayı
yokluğu
halinde görev ve yetkileri, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından
görevlendirilecek yazı işleri müdürü veya zabıt katibi tarafından yerine getirilir.
Adalet Bakanlığı, icra dairelerini bir arada bulundurmaya ve aynı icra mahkemesine
bağlamaya
yetkilidir.
İflas daireleri:
Madde 2 – Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumu kadar iflas dairesi bulunur.
Birinci madde iflasları daireleri hakkında da caridir.
İcra iflas dairelerinin birleştirilmesi:
Madde 3 – İcra ve iflas işleri bir dairede birleştirilebilir.
İcra mahkemesi:
Madde 4 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/1 md.) İcra ve iflâs dairelerinin muamelelerine
karşı
yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hâkimi yahut kanun gereğince
bu
görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır. İş durumunun gerekli kıldığı
yerlerde
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca icra
mahkemesinin
birden fazla dairesi kurulabilir. Bu durumda icra mahkemesi daireleri numaralandırılır.
İcra
mahkemesinin birden fazla dairesi bulunan yerlerde iş dağılımı ve buna ilişkin esaslar,
Hâkimler
ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Her icra mahkemesi hâkimi, kendisine Adlî Yargı
Adalet
Komisyonu Başkanlığınca dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflâs dairelerinin
muamelelerine
yönelik şikâyetleri ve itirazları inceler, bu dairelerin gözetim ve denetimlerini yapar,
idarî
işlerine bakar.
İcra yetkisini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vuku bulacak şikayet ve
itirazların
icra mahkemesi o mahkemenin hakimidir.
Sorumluluk:
Madde 5 – (Değişik: 6/6/1985-3222/1 md.)
İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare
aleyhine
açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı
saklıdır.Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.
1242-1
Zimmet:
Madde 6 – (Değişik: 6/6/1985-3222/2 md.)
İcra dairesine tevdi veya bu dairece tahsil olunan veya muhafaza altına alınan
paraların, ilgili
memur tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezai takibat
sonucu
beklenmeden ve tazmin yolunda bir hükme hacet kalmaksızın hazine tarafından derhal icra
veznesine yatırılır. Devletin asıl sorumlulara rücu hakkı saklıdır.
Zarar ve ziyan davasının zamanaşımı:
Madde 7 – Zarar ve ziyan davası, mutazarrır olan tarafın zararı öğrendiği günden bir
sene ve her
halde zarar ve ziyanı mucip fiilin vukuundan on sene geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Şu kadar ki zarar ve ziyan cezayı mucip bir fiilin neticesi olupta ceza kanunları bu
fiili daha
uzun bir müddetle zamanaşımına tabi tutmakta ise hukuk davasında da ceza zamanaşımı cari
olur.
Tutanaklar:
Madde 8 – (Değişik: 18/2/1965-538/4 md.)
İcra ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerine vakı talep ve beyanlar
hakkında bir
tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep va beyanların altları ilgililer ve icra
memuru veya
yardımcısı veya katibi tarafından imzalanır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/2 md.) İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli
olarak
tutanaklara yazılır.
İlgililer bu tutanakları görebilir ve bunların örneğini alabilir.
İcra ve iflas dairelerinin tutanakları, hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir.
Elektronik işlemler:(1)
Madde 8/a – (Ek: 2/7/2012-6352/3 md.)
İcra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal
Yargı Ağı
Bilişim Sistemi kullanılır; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, Ulusal Yargı Ağı
Bilişim
Sistemi vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.
Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler senet
hükmündedir.
Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı ispat gücünü haizdir. Güvenli
elektronik
imza, kanunlarda güvenli elektronik imza ile yapılamayacağı açıkça belirtilmiş olan
işlemler
dışında, elle atılan imza yerine kullanılabilir. Güvenli elektronik imzayla oluşturulan
belge ve
kararlarda, kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesi ve mühürleme işlemini öngören
hükümler
uygulanmaz.
Zorunlu nedenlerden dolayı fiziki olarak düzenlenen belge veya kararlar, yetkili
kişilerce
güvenli elektronik imzayla imzalanarak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine aktarılır ve
gerektiğinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla ilgili birimlere iletilir. Bu
şekilde
elektronik ortama aktarılarak ilgili birimlere iletilen belge ve kararların asılları,
gönderen
icra ve iflas dairesinde saklanır, ayrıca fiziki olarak gönderilmez. Ancak, belge veya
kararın
aslının incelenmesinin zorunlu olduğu hâller saklıdır.
––––––––––––––––
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 106 ncı maddesiyle, bu maddenin 5/1/2013
tarihinde
yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.
1242-2
1243
Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hâllerde, icra müdürü veya
görevlendirdiği
personel tarafından belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek, imzalanır ve mühürlenir.
Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.
Elektronik işlemlerin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla yapılmasına dair usul
ve
esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Paranın ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası:(1)
Madde 9 – (Değişik: 2/7/2012-6352/4 md.)
İcra ve iflas dairelerine yapılacak her türlü nakdî ödeme, Adalet Bakanlığı tarafından
uygun
görülecek bankalarda icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yapılır. Haciz sırasında,
borçlu
veya üçüncü kişiler tarafından yapılan ödeme nedeniyle tahsil edilen paralar, en geç
tahsilatın
yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka hesabına
yatırılmak üzere
icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilir.
İcra ve iflas dairelerince yapılması gereken her türlü nakdî ödeme, ilgilisinin
gösterdiği banka
hesabına aktarılmak üzere, icra müdürü tarafından resen bankaya verilecek talimat gereği
yapılır. Talimat, paranın icra ve iflas dairesi hesabına yatırılmasını takip eden en geç
üç iş
günü sonuna kadar verilir.
İcra ve iflas daireleri aldıkları kıymetli evrak ve değerli şeyleri kasalarında, zorunlu
hâllerde ise kiralanacak banka kasalarında muhafaza ederler.
İş görmekten memnuiyet :
Madde 10 – (Değişik: 18/2/1965-538/6 md.)
İcra ve iflas işlerine bakan memur ve müstahdemler
Kendisinin,
Karı veya kocasının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruunun veya üçüncü derece
dahil
olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve sıhri civar hısımlarının,
Kanuni mümessili veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu bir şahsın,
Menfaati olan işleri göremeyip derhal icra mahkemesine haber vermeye mecburdur. İcra
mahkemesi
müracaatı yerinde görürse o işi diğer bir memura, bulunmıyan yerlerde katiplerinden
birine
verir.
İcra mahkemesi hâkiminin reddi(2)
Madde 10/a – (Ek: 18/2/1965-538/7 md.; Değişik: 2/3/2005-5311/1 md.)
İcra mahkemesi hâkimi reddedildiği takdirde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki
hükümler
uygulanır. Ret talebinde bulunan, dilekçesinde ret sebeplerini delilleri ile birlikte
bildirmek
zorundadır.
Ret talebinin reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvurulması, hâkimin işe
bakıp karar
vermesine engel değildir. Ret talebinin reddi hakkındaki kararın kaldırılması hâlinde
reddedilen
hâkimin verdiği karar yerine getirilmez. Bu durumda dosya, bölge adliye mahkemesince
icra
mahkemesinin başka bir dairesine, o yerde icra mahkemesinin başka bir dairesi yoksa en
yakın
icra mahkemesine gönderilir. 40 ıncı madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.
–––––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Para ve değerli eşyanın tevdii :” iken, 2/7/2012 tarihli ve 6352
sayılı
Kanunun 4 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu madde başlığı “ İcra hakimi ve yardımcılarının reddi :” iken, 2/3/2005 tarihli ve
5311
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1244
Memnu işler :
Madde 11 – Tetkik vazifesini gören hakimler ve icra ve iflas memur ve müstahdemleri,
dairelerince takip edilmekte olan bir alacak veya satılmakta bulunan bir şey hakkında
kiminle
olursa olsun kendileri veya başkaları hesaplarına bir akit yapamazlar. Yaparlarsa
hükümsüzdür.
İcra dairesine ödeme :
Madde 12 – (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Gözetim ve denetim :
Madde 13 – (Değişik: 6/6/1985-3222/3 md.)
(Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/2 md.) İcra ve iflâs daireleri, 4 üncü maddedeki
esaslara
göre icra mahkemesi hâkiminin daimî gözetimi ve denetimi altındadır. Bu daireler
Cumhuriyet
savcıları ve adalet müfettişleri vasıtası ile denetime tabi tutulur. Cumhuriyet
savcıları bu
daireleri yılda en az bir defa denetlerler.
İcra ve iflas memur ve yardımcılarının disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerinden
dolayı,
haklarında Devlet Memurları Kanununun disiplin cezalarına ilişkin hükümleri uygulanır.
Birinci teftiş :
Madde 13/a – (Ek: 18/2/1965-538/9 md.)
13 üncü maddeye göre Cumhuriyet savcılarınca ilk defa yapılacak teftişin, geçen bir
yıllık
işlemlere şamil olmak üzere her sene Ocak ayı içinde yapılması ve düzenlenecek
raporların birer
örneğinin icra ve iflas dairesi ile Cumhuriyet savcılığında saklanması (…) (1)
gereklidir. (1)
Teftişlerin yapılması, savcılıkların açık olması hallerinde bunun kimler tarafından
yerine
getirileceği ve teftiş raporlarının nasıl düzenleneceği yönetmelikte belirtilir.
Tüzük, yönetmelik ve yargıtay kararları :
Madde 14 – (Değişik: 18/2/1965-538/10 md.)
Bu kanunun uygulama şekli tüzükle, icra ve iflas daireleri ile icra mahkemelerinde
tutulacak
defterlerle dosyaların ve diğer basılı kağıtların düzenlenme şekilleri Adalet
Bakanlığınca
hazırlanacak yönetmelikle tayin ve tesbit olunur.
(İkinci fıkra mülga: 6/6/1985-3222/47 md.)
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/3 md.) Yargıtay, icra ve iflâs işlerine ait kararların
tamamını
düzenli olarak yayımlar. Buna ilişkin esaslar Yargıtay tarafından yönetmelikle
düzenlenir.
Harçlar :
Madde 15 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
İcra ve iflas harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve
masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil
olunur.
İcra takiplerinde, müzahereti Adliye kararları takibe yetkili icra mahkemesi tarafından
Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve müteakip maddelerine tevfikan ittihaz olunur.
––––––––––––––
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “,
diğer
örneğinin ise en geç o ayın sonunda Adalet Bakanlığına gönderilmesi” ibaresi madde
metninden
çıkarılmıştır.
1244-1
Şikayet ve şartlar :
Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas
dairelerinin
yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun
bulunmamasından dolayı
icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi
gün
içinde yapılır.
Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her
zaman
şikayet olunabilir.
Şikayet üzerine yapılacak muameleler :
Madde 17 – Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur,
yahut
düzeltilir.
Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.
Yargılama usulleri :
Madde 18 – (Değişik: 18/2/1965-538/11 md.)
(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/6 md.) İcra mahkemesine arzedilen hususlar ivedi
işlerden
sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır.
Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi icra mahkemesine ifade
zaptettirmek
suretiyle de olur.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/4 md.) Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra
mahkemesi,
şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına
gerek olup
olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa
zamanda
duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Duruşma yapılmayan işlerde
icra
mahkemesi, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir.
Duruşmalar, ancak zorunluluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir.
MÜDDETLER
Başlaması ve bitmesi :
Madde 19 – (Değişik: 18/2/1965-538/12 md.)
Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz.
Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeye
başlamış ise
biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böyle bir gün
yoksa ayın
son gününde biter.
Bir müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takibeden
günde biter.
Müddet, son günün tatil saatinde bitmiş sayılır.
Müddetlerin değiştirilmemesi:
Madde 20 – Bu kanunun tayin eylediği müddetleri değiştiren bütün mukaveleler
hükümsüzdür. Ancak
her hangi bir müddetin geçmesinden istifade hakkı olan borçlu bu hakkından vazgeçebilir.
Bu
vazgeçme üçüncü şahıslara tesir etmez.
1244-2
1245
İcra tebliğleri:
Madde 21 – (Değişik: 18/2/1965-538/13 md.)
İcra dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre olur.
Bu
tebliğler makbuz karşılığında doğrudan doğruya tevdi suretiyle de yapılabilir.
İlamda ve 38 inci maddeye göre ilam hükmünde sayılan belgelerle ipotek senedinde yazılı
olan
adresi değiştiren alacaklı veya borçlu; keyfiyeti birbirlerine noter vasıtasiyle
bildirmiş
olmadıkça, tebligat aynı adrese yapılır ve bu adreste bulunmadığı takdirde Tebligat
Kanununun 35
inci maddesi uygulanır.
Adres değişikliği, yukarıdaki fıkra gereğince alacaklı veya borçlu tarafından diğer
tarafa
tebliğ olunduğu halde eski adrese tebligat yaptırarak Tebligat Kanununun 35 inci
maddesinden
faydalanmış olan taraf bu suretle diğer tarafa verdiği bütün zararları yüzde 15
fazlasiyle
ödemeye mecbur olduğu gibi hakkında 343 üncü maddedeki ceza da uygulanır.
İcranın durdurulması:
Madde 22 – Şikayet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz.
Kanundaki Istılahlar:
Madde 23 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)
Bu Kanunun uygulanmasında;
“İpotek” tabiri ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, eski hukuk
hükümlerine
göre tesis edilmiş taşınmaz rehinlerini, taşınmaz mükellefiyetlerini, bazı taşınmazlar
üzerindeki hususî imtiyazları ve taşınmaz eklenti üzerine rehin muamelelerini,
“Taşınır rehni” tabiri, teslime bağlı rehinleri, Türk Medenî Kanununun 940
ıncımaddesinde
öngörülen rehinleri, ticarî işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar
üzerindeki
rehinleri,
Sadece “Rehin” tabiri, “ipotek” ve “taşınır rehni” tabirlerine giren bütün taşınır ve
taşınmaz
rehinlerini,
ihtiva eder.
Açıkça öngörülen istisnalar dışında, bayrağına ve bir sicile kayıtlı olup olmadığına
bakılmaksızın bütün gemiler hakkında bu Kanunun taşınırlara ilişkin hükümleri uygulanır.
Bu
Kanun uyarınca gemi siciline verilecek şerhler, Türk Ticaret Kanununun 977 nci maddesi
hükmüne
tâbidir.
İKİNCİ BAP
İlamların İcrası
Para ve Teminattan başka Borçlar Hakkında İlamların İcrası:
Taşınır teslimi:
Madde 24 – (Değişik: 18/2/1965-538/14 md.)
Bir taşınırın teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra
emri
tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder.
1246
İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa mümesillerinin adları ve soyadları ile
şöhret ve
yerleşim yerleri hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunun şeyin neden ibaret olduğu,
ilamın
tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme
yoliyle
ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri
icraya
devam olunacağı yazılır.(1)
Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan taşınır veya misli yedinde
bulunursa
elinden zorla alınıp alacaklıya verilir.
Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine
hacet
kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Taşınır malın değeri, ilamda yazılı olmadığı
veya
ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice
göre
takdir olunur.(2)
Hükmolunan taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmıyan yerlerde icra
memuru
tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir.
İlgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet hakları vardır.
(Mülga yedinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
Çocuk teslimi:
Madde 25 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Çocuk teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede
yazılı
şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde çocuğun teslimini
emreder.
Borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede bulunursa bulunsun ilam hükmü zorla icra olunur.
Çocuk teslim edildikten sonra diğer taraf haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar
alırsa ayrıca
hükme hacet kalmadan zorla elinden alınıp öbür tarafa teslim olunur.
Çocukla şahsi münasebet tesisine dair ilamin icrası:
Madde 25/a – (Ek: 18/2/1965-538/15 md.)
Çocukla şahsi münasebetlerin düzenlenmesine dair ilam hükmünün yerine getirilmesi talebi
üzerine
icra memuru, küçüğün ilam hükümleri dairesinde lehine hüküm verilen tarafla şahsi
münasebette
bulunmasına mani olunmamasını; aksi halde ilam hükmünun zorla yerine getirileceğini
borçluya 24
üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri ile tebliğ eder. Bu emirde ilam hükmüne aykırı
hareketin 341 inci maddedeki cezayı müstelzim olduğu da yazılır.
Borçlu bu emri tutmazsa ilam hükmü zorla yerine getirilir. Borçlu alacaklının şikayeti
üzerine
ayrıca 341 inci maddeye göre cezalandırılır.
____________________
(1) 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle “icra mahkemesinden”
ibaresinden
sonra gelmek üzere “veya istinaf” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu fıkrada yer alan “takip tarihindeki” ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı
Kanunun 6
ncı maddesiyle “haczin yapıldığı tarihteki” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
1247
Çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilâmların icrasında uzman
bulundurulması:
Madde 25/b- (Ek: 17/7/2003-4949/7 md.)
Çocukların teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilâmların icrası, icra
müdürü
ile birlikte Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından görevlendirilen sosyal
çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların
bulunmadığı
yerlerde bir eğitimcinin hazır bulunması suretiyle yerine getirilir.
Taşınmaz tahliye ve teslimi :
1 – Borçlunun elinde ise:
Madde 26 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)
Bir taşınmazın tahliye ve teslimine dair olan ilam, icra dairesine verilince icra müdürü
24 üncü
maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde
hükmolunan şeyin
teslimini emreder.
Borçlu taşınmazı işgal etmekte iken bu emri tutmazsa, ilamın hükmü zorla icra olunur.
Alacaklıya teslim olunan taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu ayrıca
hükme
hacet kalmadan zorla çıkarılır.
Taşınmazın içinde bulunup da ilamda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve
hazır
değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye tevdi
olunur.
Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkûr eşya masrafı ileride borçluya ödetilmek üzere peşin
olarak
alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra
dairesince
hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değil ise
otuz gün
içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum görülürse icra
müdürü icra
mahkemesinin kararıyla bunları satıp tutarından masrafı ifa eder. Fazla kalırsa
borçlunun adına,
Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri belirlenen bankalardan birine
yatırılır.
2 – Taşınmaz üçüncü şahıs elinde ise :
Madde 27 – Taşınmaz, üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hükümden evvel tapuya
tescil
edilmiş bir akte müsteniden işgal edilmekte ise alacaklı borçlunun o şahsa karşı malik
olduğu
hakları haiz olur. Bu şıkkı ihtiyar etmezse borçlusuna karşı tazminat davası açabilir.
Şu kadar
ki suiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı umumi hükümler mahfuzdur.
(Ek: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga ikinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu sicil dairesine tebliği:(1)
Madde 28 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)
Taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme davacının
talebine hacet
kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hulasasını tapu sicili dairesine bildirir. İlgili
daire
bu ciheti hükmolunan taşınmazın kaydına şerh verir. Bu şerh, Türk Medeni Kanununun 1010
uncu
maddesinin ikinci fıkrası hükmüne tâbidir.
Taşınmaz davası üzerine verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme,
derhal bu
hükmün hulasasını da tapu sicili dairesine bildirir.
–––––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu ve gemi sicil dairelerine
tebliği:”
iken, 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle metne işlendiği
şekilde
değiştirilmiştir.
1248
Taşınmaz hakkındaki hükümden sonra yedin tebeddülü :
Madde 29 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)
Hükmün tapu sicili dairesine bildirilmesinden sonraki tebeddüllerin icra muamelelerine
tesiri
olmaz. Hükümde gösterilen şey kimin elinde ise ondan alınıp alacaklıya teslim olunur.
Şu kadar ki, o yerde bulunan üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış olmayıp onu
doğrudan
doğruya işgal etmekte bulunduğunu bildiren bir tapu sicili kaydı gösterirse mahkemeye
müracaatla
dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu müddet içinde dava açılırsa icra
geri
bırakılır.
Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlar:(1)
Madde 30 – Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24
üncü
maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet
içinde
ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını
tayin
ederek işi yapmağı emreder.
Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından
yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazımgelen masraf
icra memuru
tarafından ehlivukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet kalmaksızın
borçludan
tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı muvafakat ederse alınıp
hükmolunan iş
yaptırılır. Muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı
haciz ile
paraya çevrilerek o iş yaptırılır.
İlam, bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi tarafından ilamın
hükmü
borçluya aynı müddetli bir emirle tebliğ olunur.Bu emirde ilam hükmüne muhalefetin 343
üncü
maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır.
(Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/9 md.) Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan
ilâm
hükmü yerine getirildikten sonra borçlu, ilâm hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde
bulunursa,
mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilâm hükmü tekrar zorla yerine
getirilir.
İrtifak haklarına mütedair ilamlar:(2)
Madde 31 – (Değişik: 14/1/2012-6103/41 md.)
Bir irtifak hakkının kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam icra
dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde yedi günlük bir icra emri
gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.
–––––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı, “Bir işin yapılmasına dair olan ilamlar :” iken, 17/7/2003 tarihli
ve 4949
sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu madde başlığı “İrtifak haklariyle gemi üzerindeki intifa haklarına mütedair
ilamlar :”
iken, 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle metne işlendiği
şekilde
değiştirilmiştir.
1248-1
Gemilere ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin ilamların icrası:
Madde 31/a – (Ek: 14/1/2011-6103/41 md.)
Bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemilere ve bunlarla
ilgili aynî
haklara ilişkin kararlar, kesinleşmedikçe icra edilemez.
Sicile kayıtlı Türk gemilerine ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin davalarda
davacının
lehine hüküm verilirse, mahkeme, davacının istemine gerek kalmaksızın, hükmün tefhimi
ile
birlikte özetini gemi sicili müdürlüğüne bildirir. Hüküm, gemi siciline şerh edilir.
Davada
verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse, mahkeme, bu hükmün özetini de
gemi sicili
müdürlüğüne derhal bildirir. Sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün yabancı
bayraklı
gemiler bakımından mahkeme, bu fıkrada öngörülen bildirimleri, geminin bayrağını
taşıdığı
devletin en yakın konsolosluğuna yapar. Hükmün gemi siciline şerh edilmesinden sonra
geminin
zilyetliğini elde eden kişi aleyhine yeni bir ilâm alınmasına gerek olmadan, üçüncü
fıkraya göre
işlem yapılır.
Bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bir geminin tahliye ve
teslimine
ilişkin ilâm, icra dairesine verilince icra müdürü, bir icra emri tebliği suretiyle
borçluya
yedi gün içinde o geminin teslimini emreder. İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve
varsa
temsilcilerinin adları ve soyadları ile yerleşim yerleri, hükmü veren mahkemenin ismi
ile
tahliye ve teslimine hükmolunan geminin kimliği, ilâmın tarih ve numarası ve icra
mahkemesinden
veya istinaf ya da temyiz yahut iadei muhakeme yoluyla görülmekte olduğu mahkemeden
icranın geri
bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebrî icraya devam olunacağı yazılır.
Borçlu, gemiye zilyet olduğu hâlde bu emri yerine getirmezse, ilâmın hükmü zorla tenfiz
olunur.
Borçlu geminin zilyedi değilse, alacaklı aşağıda yazılı seçimlik haklardan birini
kullanabilir:
Alacaklı, geminin ilâmda yazılı değerinin alınmasını isteyebilir. Borçlu bu değeri
ödemezse
ayrıca icra emri tebliğine gerek kalmaksızın, söz konusu değer kendisinden haciz yoluyla
tahsil
olunur. Geminin değeri, ilâmda yazılı olmadığı ve taraflar bu değer üzerinde
anlaşamadıkları
takdirde, icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişi heyetine tespit ettirilir.
Bilirkişi heyeti
geminin kıymet takdiri sırasındaki değerini esas alır.
Alacaklı, gemiye zilyet olan üçüncü kişiye karşı borçlunun sahip olduğu hakları
kullanabilir. Şu
kadar ki, üçüncü kişi, davadan sonra ve hükümden önce gemi siciline tescil edilmiş bir
sözleşmeye dayanarak gemiye zilyet ise (1) numaralı bent hükmü uygulanır.
Alacaklıya teslim olunan gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu veya
üçüncü kişi,
ayrıca hükme gerek kalmadan zorla çıkarılır.
Gemide bulunup da ilâma dahil olmayan eşya, çıkarılarak borçluya teslim ve bu kişi hazır
değilse
vekiline tevdi olunur. Bunlardan hiçbiri bulunmazsa mezkûr eşya, masrafı ileride
borçluya
ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde
hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın
bulunduğu
mahalde ise beş, değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten
kaçınırsa
yahut gerek görülürse, icra müdürü, icra mahkemesinin kararıyla bunları satıp tutarından
masrafı
öder; fazlası kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte
nitelikleri
belirlenen bankalardan birine yatırır.
1248-2
Sicile kayıtlı Türk gemileri üzerinde ipotek veya intifa hakkının kurulmasına veya
kaldırılmasına ilişkin ilâm, icra dairesine verilince, icra müdürü, üçüncü fıkrada
yazılı
şekilde yedi günlük bir icra emri gönderir. Borçlu emri yerine getirmezse, ilâmın hükmü
zorla
icra olunur.
Gemiye ilişkin bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ve önceki fıkra
hükümlerine
girmeyen ilâmların icrası hakkında 30 uncu madde uygulanır.
Para ve Teminat Verilmesi Hakkındaki İlamların İcrası :
İcra emri ve muhtevası :
Madde 32 – (Değişik: 18/2/1965-538/16 md.)
Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra
memuru
borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka
hükmolunan
şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet
içinde borç
ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz
yahut
iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar
getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal
beyanında
bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata
muhalif
beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.(1)(2)
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/7 md.) Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra
takiplerine
ilişkin icra emrinde uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait
olan
mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir.
_________________________
(1) Bu maddede yer alan “hapis ile tazyik olunacağı ve“ ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve
4949
sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle “hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz
veya”
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu maddenin ikinci cümlesinde yer alan “temyiz yahut” ibaresi, 2/3/2005 tarihli ve
5311
sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle “istinaf veya temyiz yahut” olarak değiştirilmiş ve
metne
işlenmiştir.
1249
İcranın geri bırakılması :
Madde 33 – (Değişik : 18/2/1965-538/17 md.)
İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine
başvurarak
borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa
veya
imha iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut
icra
dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik
edildiği
takdirde icra geri bırakılır.
İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya zamanaşımına
dayanan
geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan
istekler
mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına
istinat
ettirilmelidir.
İcra mahkemesi, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak istinaf veya
temyiz
yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılıyacak nakit veya icra mahkemesince kabul
edilecek
taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka
kefaleti
göstermek şartiyle istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir. Borçlunun yeter malı mahcuz
ise veya
borçlunun talebi üzerine istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde yeter malı
haczedilmişse bu fıkrada yazılı teminatı göstermeye lüzum yoktur.(1)
Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince
istirdat
davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır.
İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası :
Madde 33/a – (Ek: 18/2/1965-538/18 md.)
İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları
icra
mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına
veya
devamına karar verilir.
Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden
sonra,
zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava
açabilir.
Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil
eder.
İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da
uygulanır.
III. Müşterek Hükümler :
İcranın nereden isteneceği :
Madde 34 – İlamların icrası her icra dairesinden talep olunabilir. Alacaklı yerleşim
yerini
değiştirirse takibin yeni yerleşim yerini icra dairesine havalesini isteyebilir.
Takibin başlaması :
Madde 35 – Takip, ilamın icra dairesine tevdii ile başlar. İstiyen alacaklıya kayıt
numarasını
mübeyyin bedava ve pulsuz bir ilmühaber verilir.
İcranın geri bırakılması için verilecek süre(2)
Madde 36 – (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.)
İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın
resmî bir
mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra
mahkemesi
tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni
veya
muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak
malı
mahcuz ise icranın geri bırakılması için bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan karar
alınmak
üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk
hâlinde
uzatılabilir.
_________________________
(1) 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“temyiz
süresi” ibareleri, “istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi”; “temyiz yoluna
gidebilir.”
ibaresi “istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir.” şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
(2) Bu madde başlığı “İcranın geri bırakılması için verilecek mühlet :” iken, 2/3/2005
tarihli
ve 5311 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1250
Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu
yoktur.
Ücreti ilgililer tarafından verilirse bölge adliye mahkemesi veya Yargıtayca icranın
geri
bırakılması hakkındaki karar icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.
Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez.
Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip
verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu
üzerine,
bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine mahkemece kesin olarak
karar
verilir.
Bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca
hükmün
onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata
konu olan
para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya
çevrilir.
İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.
Haciz veya iflas istemek yetkisi :
Madde 37 – İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemiyenlerin malları
haczolunur
yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olupta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince
iflasına
karar verilir.
İlam mahiyetini haiz belgeler :
Madde 38 – (Değişik: 18/2/1965-538/20 md.)
Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim
edilen
noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler,
ilamların
icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet
hükmündedir.(1)
Zamanaşımı :
Madde 39 – İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına
uğrar.
Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında
muayyen
olan zamanaşımlarına tabidir.
İcranın iadesi :
Madde 40 – (Değişik birinci fıkra: 2/3/2005-5311/7 md.) Bir ilâmın bölge adliye
mahkemesince
kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.
(Değişik ikinci fıkra: 2/3/2005-5311/7 md.) Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge
adliye
mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca
bozulup da
aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir
ilâmla
tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline
iade
olunur.
Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez.
Umumi hükümler :
Madde 41 – Kanunun bu ikinci babında yazılı hükümlere mugayir olmıyan diğer hükümleri
ilama
müstenit takiplerde de cereyan eder.
ÜÇÜNCÜ BAP
İlamsız takip
TAKİBİN MUHTELİF TARZLARI :
Para borcu ve teminat için takip :
Madde 42 – Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar
takip
talebiyle başlar ve haciz yoliyle veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle
cereyan
eder.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/8 md.) Yabancı devlet aleyhine ilamsız takip yoluna
başvurulamaz.
(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/8 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdari yargının
görev
alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz.
İflasa tabi şahıslar hakkındaki takip :
Madde 43 – (Değişik 18/2/1965-538/21 md.)
______________________
(1) Bu maddede yer alan “noter senetleri ve” ibaresi, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı
Kanunun 6
ncı maddesiyle “noter sanetleri, istinaf ve” şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
1251
İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler
hakındaki
hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi
bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki,
alacaklı bu
kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir.
Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harc
ödemeksizin
diğerine yeni baştan müracaat edebilir.
Ticareti terk edenler:
Madde 44 – (Değişik: 18/2/1965-538/22 md.)
Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline
bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir
mal
beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili
ilanlarının
yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mütat ve münasip
vasıtalarla ilan
olunur. İlan masraflarını ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.
Bu ilan tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflas
yolu ile
takip yapılabilir.
Ticareti terk eden tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müddetle haczi
kabil
malları üzerinde tasarruf edemez.
Üçüncü şahısların zilyedlik ve tapu sicili hükümlerine dayanarak iyi niyetle elde ettiği
haklar
saklıdır. Ancak karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar
(Bu
derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasındaki iktisaplarda iyi niyet
iddiasında
bulunulamaz.
(Değişik beşinci fıkra: 17/7/2003-4949/11 md.) Mal beyanını alan icra mahkemesi,
keyfiyeti tapu
veya gemi sicil daireleri ile Türk Patent Enstitüsüne bildirir. Bu bildiri üzerine
sicile,
temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet ayrıca
Türkiye
Bankalar Birliğine de bildirilir.
Bozulmaya maruz veya muhafazası külfetli olan veya tayin edilen kanuni müddet içinde
değerinin
düşmesi kuvvetle muhtemel bulunan mallar hakkında, tacirin talebi üzerine, mahkemece
icra memuru
marifetiyle ve bu kanun hükümleri dairesinde bu malların satılmasına ve bedelinin 9 uncu
maddede
yazılı bir bankaya depo edilmesine karar verilebilir.
Rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar:
Madde 45 – Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile
alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı
borcu
ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.
(Ek Fıkra: 21/2/2007-5582/1 md) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin
birinci
fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin edilmiş alacaklar
ile Toplu
Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, rehnin paraya
çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir veya haciz yoluna başvurulabilir.
Police ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur.
İpotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intihabına ve
borçlunun
sıfatına göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflas yollarına müracaat
olunabilir.
(Ek fıkra: 27/5/1933-2228/1 md.; Mülga: 29/6/1956-6763/42 md.)
Haciz yoliyle takip:
1 – Umumiyetle:
Madde 46 – Takip diğer bütün hallerde haciz yoliyle yapılır. Borçlu tüccar sıfatını yeni
iktisap
etmişse bundan evvel aleyhinde talep edilmiş hacizler iflasına hükmolunmadıkça eskisi
gibi icra
olunur.
1252
2 – Hukuku amme boçları:
Madde 47 – Para cezasiyle diğer hukuku amme borçlarının takibi hakkındaki kanunlar hükmü
mahfuzdur. Şukadar ki, Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları
hakkında bu
kanunun hükümleri cereyan eder.
Zabıt ve müsadere edilen eşyanın paraya çevrilmesi:
Madde 48 – Devletin cezai ve mali kanunları mucibince zabıt ve müsadere edilmiş olan
şeylerin
paraya çevrilmesi o kanunların hükümlerine göre yapılır.
Rehin karşılığı ödünç verenler:
Madde 49 – (Değişik: 18/2/1965-538/23 md.)
Rehin karşılığı yapılan ödünç verme işlerinde Medeni Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti
Ziraat
Bankası ve Türkiye Emlak Kredi Bankasının özel kanunlarında paraya çevirmeye dair
hükümleri
saklıdır.
YETKİ
Yetki ve itirazları:
Madde 50 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye
dair
hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı
icra
dairesi de takibe yetkilidir.
Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce
yetki
meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.
İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun
25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.
III. TATİLLER VE TALİKLER
Tatiller:
1 – Bütün borçlular hakkında:
Madde 51 – (Değişik: 18/2/1965-538/24 md.)
Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki
devrede (Gece
vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. Ancak, gece iş görülen yerlerde
gece
vakti hasılat haczi mümkündür. Tatil günlerinde haciz ve tebligat yapılabileceği gibi
muhafaza
tedbirleri de alınabilir. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti dahi haciz
yapılması
caizdir.
Bir borçlu hakkında kanunda gösterilen sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya
konkordato
için mühlet verilmiş ise, o borçluya karşı takip muamelesi yapılamaz.
2 – Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde:
Madde 52 – Karısı yahut kocası ve kan ve sıhriyet itibariyle usul veya füruundan birisi
ölen bir
borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.
3 – Terekenin borçlarında:
Madde 53 – Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri
bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen
müddetler
geçinceye kadar takip geri kalır.
İcra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi
tasfiyeye tabi
tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olunmamışsa borçlu hayatta
olsaydı hangi
usul tatbik olunacak idi ise terekeye karşı ona göre takip devam eder.
1253
Bu takibin mirasçıya karşı devam edebilmesi ancak rehinin paraya çevrilmesi veya haciz
yollariyle kabildir.
4 – Tutukluluk ve hükümlülük halinde:
Madde 54 – (Değişik: 18/2/1965-538/25 md.)
Mümessili olmıyan bir tutuklu veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini vesayet
makamına
ait olmadıkça, icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet
verir ve
takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet içinde temsilci tayin edip icra dairesine
bildirmiyen tutuklu veya hükümlü hakkında takibe devam olunur.
Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.
5 – Askerlik halinde:
Madde 54/a – (Ek – 18/2/1965-538/26 md.)
Askerlik hizmetinin devamı müddetince erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (Uzman veya
uzatmalı
çavuş ve onbaşılar hariç) aleyhine takipte, icra memuru, bir mümessil tayin etmesi için
kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu müddet
içinde
temsilci tayin edip icra dairesine bildirmiyenler hakkında takibe devam olunur.
Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.
6 – Borçlunun ağır hastalığı halinde:
Madde 55 – (Değişik: 18/2/1965-538/27 md.)
Takip borçlunun mümessil tayin edemiyecek derecede ağır hastalığı halinde muayyen bir
zaman için
icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın resmi belge ile tahakkuku lazımdır.
Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde hastalığın devamı sırasında da haciz yapılabilir.
Talikın müddetlerin cereyanına tesiri:
Madde 56 – (Değişik: 18/2/1965-538/28 md.)
Takip talikleri esnasında müddetlerin cerayanı durmaz. Müddetin nihayeti bir talik
gününe
rastlarsa müddet talikin bitiminden sonra bir gün daha uzatlır.
İCRA TEBLİĞLERİ
İcra tebliğleri:
Madde 57 – (Değişik: 18/2/1965-538/29 md.)
İcraya ait tebliğlerde Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak borçlu, kendilerine
kanunen
mümessil tayin olunması icabeden şahıslardan ise icra memuru kısa bir zamanda mümessil
tayin
edilmesini ait olduğu makamdan ister.
Tebliğ, Medeni Kanunun 159 ve 396 ncı maddelerine göre mezun olanların meslek veya
sanatına
mütaallik muamelelerden doğmuş bir borca dair ise kendilerine yapılır.
TAKİP TALEBİ
Takip talebi ve muhtevası:
Madde 58 – (Değişik: 18/2/1965-538/30 md.)
(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/9 md.) Takip talebi icra dairesine yazılı veya
sözlü
olarak ya da elektronik ortamda yapılır.
Talepte şunlar gösterilir:
(Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin
adı,
soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri;
varsa
Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri;
alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim
yeri
gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.);
(Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı,
alacaklı
tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası,
şöhret ve
yerleşim yeri;
Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı,
soyadı,
biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve
yerleşim
yerleri;
1254
(Değişik: 17/7/2003-4949/12 md.) Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı
ve faizli
alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para
ise
alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;
Senet, senet yoksa borcun sebebi;
Takip yollarından hangisinin seçildiği;
Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından
tasdik
edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii
mecburidir.
Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına
dair
bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.
Takip masrafları:
Madde 59 – (Değişik: 6/6/1985-3222/4 md.)
Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin
masrafını ve
ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın
kendisine
tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder.
Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.
ÖDEME EMRİ VE İTİRAZ
1 – Ödeme emri ve muhtevası:
Madde 60 – (Değişik: 18/2/1965-538/31 md.)
(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/10 md.) İcra müdürü takip talebinin bu Kanunda
öngörülen
şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde
verilen
karar tutanağa yazılır.
Emir:
(Değişik: 2/7/2012-6352/10 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç
olmak
üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları,
(Değişik: 2/7/2012-6352/10 md.) Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait
ödeme
emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi mükellefiyeti ise
teminatın
bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,
Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu
cihetin
ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde senedin kendisinden sadır
sayılacağı,
Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada
hazır
bulunması; buna uymazsa vakı itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği,
Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir
itirazı varsa
bunu da aynı süre içinde beyan etmesi,
İhtarını,
Senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde yukarda yazılı yedi günlük süre içinde
74 üncü
maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik olunacağı; mal
beyanında
bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı
ihtarını,
Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını,
İhtiva eder.
Ödeme emri iki nüsha olarak düzenlenir. Bir nüshası borçluya gönderilir, diğeri icra
dosyasına
konulur. Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha verilir. Nüshalar arasında
fark
bulunduğu takdirde borçludaki muteber sayılır.
Alacaklıya verilen nüsha hiçbir resim ve harca tabi değildir.
1255
2 – Ödeme emrinin tebliği:
Madde 61 – (Değişik: 18/2/1965-538/32 md.)
Ödeme emri borçluya takip talebinden itibaren nihayet 3 gün içinde tebliğe gönderilir.
Takip
belgeye dayanıyorsa, belgenin tasdikli bir örneği ödeme emrine bağlanır.
Müşterek borçlular aynı zamanda takip ediliyorlarsa hepsinin veya bir kısmının bir
mümessil
tarafından temsil edilmeleri hali müstesna olmak üzere her birine ayrı ayrı ödeme emri
tebliğ
edilmek lazımdır.
Bir borçlu hakkında aynı günde birden ziyade takip talebi varsa icra dairesi bunların
ödeme
emirlerini aynı zamanda tebliğe gönderir.
Kanunen eklenmesi gereken müddetler saklıdır.
Borçlu hakkında bir icra dairesinde ayrı ayrı günlerde birden ziyade takip talebinde
bulunulmuş
ise bunlardan hiçbirinde kendisinden daha eski olan talepten önce ödeme emri tebliğe
gönderilemez.
İTİRAZ
1 – Süresi ve şekli:
Madde 62 – (Değişik: 18/2/1965-538/33 md.)
İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi
gün
içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (Değişik
ikinci cümle:
17/7/2003-4949/13 md.) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine
yapıldığı
takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra
dairesine
gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur.
(Değişik fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre
alacaklının
yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ
edilir.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas
olmak üzere
borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini
değiştiren
borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi
tespit
edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun
kendisine
yapılmış sayılır.
Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısman cihet ve miktarını açıkca göstermesi
lazımdır.
Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında
ayrıca ve
açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş
sayılır.
Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.
2 – İtiraz sebepleri:
Madde 63 – (Değişik: 17/7/2003-4949/14 md.)
İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet
metninden
anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.
3 – Alacaklıya verilecek nüsha:
Madde 64 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
İtiraz, alacaklıya mahsus ödeme emri nüshasına kaydedilir. İtiraz vakı olmazsa bu husus
dahi
işaret olunur.
Bu nüsha itirazdan sonra veya itiraz müddetinin bitmesi üzerine alacaklıya verilir.
1256
4 – Gecikmiş itiraz:
Madde 65 – (Değişik: 18/2/1965-538/35 md.)
Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya
çevirme
muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir.
Ancak borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde,mazeretini gösterir
delillerle
birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve mütaakıp fıkra için
yapılacak
duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur.
İtiraz üzerine icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin
özelliklerine göre
takibin tatilini tensip edebilir. İcra mahkemesi, tetkikatını evrak üzerinde yapar.
Lüzumu
halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar verir.
Duruşmaya
karar verilmemesi halinde borçludan alınan masraflar kendisine iade olunur.
Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itirazın
kaldırılmasını sözlü
olarak da istiyebilir.Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar verilir.
Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim veya
tebliği
tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını
istemez
veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar.
5 – İtirazın hükmü :
Madde 66 – (Değişik: 18/2/1965-538/36 md.)
Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının
talebi
üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun
yalnız
bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.
Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar
imzaların
celbini istiyebilir.
6 – İtirazın hükümden düşürülmesi:(1)
a) İtirazın iptali :(1)
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı,
itirazın
tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler
dairesinde
alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar
verilirse
borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi
üzerine iki
tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan
meblağın
yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2)
__________________
(1) 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle 67 nci maddenin üst
başlığı “6–
İtirazın iptali :” iken, “6-İtirazın hükümden düşürülmesi:”; başlığı “a) Mahkemeye
başvurmak
suretiyle :” iken, “a) İtirazın iptali:”; 68 inci maddenin başlığı “b) İtirazın kesin
olarak
kaldırılması suretiyle :” iken ” b) İtirazın kesin olarak kaldırılması:” olarak
değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
(2) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde
kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.
1256-1
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü
niyetin
sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler
dairesinde
alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet
tazminatı
ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.
b) İtirazın kesin olarak kaldırılması :(1)
Madde 68 – (Değişik: 18/2/1965-538/38 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının
takibi, imzası
ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî
dairelerin veya
yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya
belgeye
müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde
itirazın
kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği
takdirde
yeniden ilâmsız takip yapılamaz.
__________________
(1) 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle 68 inci maddenin başlığı
“b)
İtirazın kesin olarak kaldırılması suretiyle :” iken ” b) İtirazın kesin olarak
kaldırılması:”
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
1256-2
1257
Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın
kaldırılmasına karar verir.
İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın
kaldırılması talebi reddolunur.
Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık
olduğunu ileri
sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun
dışında
itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar
bekletici mesele yapılamaz.
(Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı
tarafından
inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde
imzanın
alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması
talebini
reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu
oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para
cezasının
infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın
kendisine ait
olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar.
Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde
vekil
mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını
vererek
davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı
borçlunun
dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş
sayılır.
(Ek fıkra: 6/6/1985-3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) (Değişik birinci cümle:
17/7/2003-4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü
hâlinde
borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine
yüzde
yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat
davası
açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava
sonuna
kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan
tazminat
kalkar.(1)
c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:(2)
Madde 68/a – (Ek: 18/2/1965-538/39 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/17 md.) Takibin dayandığı senet hususî olup, imza
itiraz
sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği
tarihinden
itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra
hâkimi
iki taraftan izahat alır.
Senet altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde
ise,
itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada, mazeretini daha
önce
bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki
çevresi
dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi
halinde,
aynı mecburiyete tabidir.
Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza
ile
yapılacak mükayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra mahkemesi,
reddedilen
imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar
verir.
Hakim lüzum görürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermiyecek surette,
bilirkişi
incelemesi de yaptırabilir.
_______________
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde
kırktan” ibaresi “yüzde yirmiden” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) Bu madde başlığı “c) İtirazın muvakkaten kaldırılması suretiyle:” iken, 17/7/2003
tarihli ve
4949 sayılı Kanunun 17 inci maddesiyle “c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:” olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
1258
İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309
uncu
maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri
uygulanır.
(Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı mazerete
dayanmaksızın,
borçlunun hazır bulunmaması halinde icra mahkemesince başka bir cihet tetkik
edilmeksizin
itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve borçlunun sözü edilen senede dayanan takip konusu
alacağın
yüzde onu oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilir. Duruşmaya gelmeyen
borçlunun
itirazının muvakkaten kaldırılmasına ve hakkında para cezasına karar verilebilmesi için
keyfiyetin davetiyeye yazılması şarttır.
(Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İcra hakimi, imzanın borçluya aidiyetine karar verdiği
takdirde
borçluyu sözü edilen senede dayanan takip konusuna alacağın yüzde onu oranında para
cezasına
mahkum eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, bu para
cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kazanırsa bu
ceza
kalkar.
Borçlu inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının
senedin
aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendisine
yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu
yargılama giderleri ile mülzem olur. Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine
tevdi
edilmiş ise, icra dairesinin yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu
hakkında bu
fıkra hükmü uygulanmaz.
(Ek: 6/6/1985-3222/7 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İtirazın muvakkaten
kaldırılması
talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın
talebi
üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, borçtan
kurtulma,
menfi tespit veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa
hükmolunan
tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için,
daha
önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar. (1)
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde
itirazın kesin
olarak kaldırılması:
Madde 68/b – (Ek: 9/11/1988-3494/4 md.)
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi
kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine,
borçlu cari
hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi
sözleşmelerinde
yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter
aracılığı
ile göndermek zorundadır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/18 md.) Sözleşmede
gösterilen
adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran
tarafa
bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap
özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına, alındığından itibaren bir ay içinde
itiraz
etmeyen krediyi kullanan taraf, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu
ödedikten
sonra dava edebilir.(1)
Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile
ihtarnameler
ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar bu
Kanunun
68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılırlar. Krediyi
kullanan taraf,
itiraz etmediği hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul
etmiş
sayılır. Bu hüküm bu Kanunun 150/a maddesinin söz konusu olduğu hallerde de aynen
uygulanır. (2)
___________________
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde
kırktan” ibaresi “yüzde yirmiden” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle; ikinci fıkrada yer alan
“aldığı” ibaresi, “gönderilen” olarak değiştirilmiş; üçüncü fıkraya “hesap özetleri ile”
ibaresinden sonra gelmek üzere “ihtarnameler ve” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
1259
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/18 md.) Krediyi kullanan tarafın kredi hesabının kesilmesine
veya
borcun ödenmesine ilişkin ihtarname içeriğine itiraz etmiş olması, kredi hesabının
kesilmesi ve
borcun ödenmesine ilişkin ihtarnameden önce tebliğ edilen ve itiraz edilmeyerek
kesinleşmiş
bulunan faiz tahakkuk dönemlerine ilişkin hesap özetlerinin muhtevasına itiraz edilmemiş
olmasının sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bu durumda, önceki dönemlere ilişkin
kesinleşmiş hesap
özetleri hakkında ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
İtirazın muvakkaten kaldırılmasının hükümleri:
Madde 69 – (Değişik: 18/2/1965-538/40 md.)
İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş
bulunursa
alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur.
İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün
içinde
borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan
kurtulma
davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde 15
ini ilk
duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek
aynı
değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. Aksi takdirde
dava
reddolunur.
Borçlu yukarda yazılı müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın
kaldırılması
kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir.
Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvuran borçlu, ayrıca 36 ncı
madde
hükümlerini yerine getirmek şartiyle, icra dairesinden mühlet istiyebilir.(1)
(Değişik: 9/11/1988-3494/5 md.) Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya
hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkum
edilir.(2)
Karar ve müddet
Madde 70 – (Değişik: 18/2/1965-538/41 md.)
İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması hakkındaki talep üzerine iki tarafı davet eder ve
18 inci
madde hükmüne göre kararını verir.
İcra mahkemesinin karariyle takibin talik veya iptali:
Madde 71 – (Değişik: 18/2/1965-538/42 md.)
Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini
yahut
alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş
bir belge
ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir.
Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri
sürecek
olursa, 33 a. maddesi hükmü kıyasen uygulanır.
Menfi tesbit ve istirdat davaları:
Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.)
Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi
tesbit
davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın
yüzde
onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin
durdurulması
hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
___________________
(1) Bu fıkrada yer alan “kararı temyiz eden” ibaresi, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı
Kanunun 8
inci maddesiyle “karara karşı istinaf yoluna başvuran” şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
(2) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde
kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.
1260
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin
durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve
alacağın
yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden
ihtiyati
tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir
kararı
kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla
alacağını geç
almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı
zarar aynı
davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin
edilemez.
(1)
(Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur.
İlamın
kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya
tamamen
eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve
kötü
niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın
da
alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip
konusu
alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. (1)
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa,
davaya
istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir
parayı
tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde,
umumi
hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer
mahkemesinde
açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat
davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.
Hususi hükümler:
Madde 73 – (Değişik: 18/2/1965-538/44 md.)
Rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipteki ödeme emirleri için 146, 147, 149 b, 150, 150
a;
iflas yoliyle adi takipteki ödeme emirleri için 155 ve 156 ve kambiyo senetleri
hakkındaki
hususi takip usullerindeki ödeme emirleri için 168 ila 170 ve 171 ve 172 nci
maddelerdeki hususi
hükümler uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BAP
Haciz yoliyle takip
MAL BEYANI
Beyanın muhteviyatı:
Madde 74 – Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde
bulunan mal
ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve vasıflarını ve her
türlü
kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcunu
ne
suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir.
Beyan mecburiyeti müddeti, başlangıcı:
Madde 75 – (Değişik: 6/6/1985-3222/8 md.)
İtirazının iptaline veya kat’i veya muvakkat surette kaldırılmasına karar verilen
borçlu, bu
kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde yukarıdaki maddede gösterildiği
üzere
beyanda bulunmaya mecburdur.
İptal veya kaldırma kararı borçlunun vicahında verilmiş ise bu müddet, kararın
tefhiminden
başlar.
–––––––––––––––––
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle, 72 nci maddenin dördüncü
fıkrasında yer alan “yüzde kırktan” ibaresi “yüzde yirmiden” ve beşinci fıkrasında yer
alan
“yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.
1261
Hapis ile tazyik:
Madde 76 – (Değişik: 24/5/1962-51/ 1md.)
Mal beyanında bulunmıyan borçlu, alacaklının talebi üzerine beyanda bulununcaya kadar
icra
mahkemesi hakimi tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik olunur. Ancak
bu hapis
üç ayı geçemez.
Sonradan kazanılan veya ziyadeleşen malların beyanı:
Madde 77 – İcra dairesine vakı olan beyanda malı olmadığını bildirmiş veya borcuna
yetecek mal
göstermemiş yahut beyandan imtina etmiş olan borçlu sonradan kazandığı malları ve
kazancında ve
gelirinde vukua gelen tezayütleri yedi gün içinde mezkür daireye taahhütlü mektupla veya
şifahi
olarak bildirmeğe mecburdur.
HACİZ
Haciz:
1 – Talep Müddeti
Madde 78 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra
mal
beyanını beklemeksizin alacaklı haciz konmasını isteyebilir.
(Değişik: 6/6/1985-3222/9 md.) Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden
itibaren
bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün
katileşmesine kadar
veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde taksit
sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz.
Alacaklı isterse, haciz talebinin vukuuna dair bir vesika verilir. Bu vesika hiç bir
harç ve
resme tabi değildir.
Haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde
yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır.
Yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya
tebliğine
mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harc
alınır.
Yenileme masraf ve harcları borçluya tahmil edilmez.
2 – Hacze başlama müddeti:
Madde 79 – İcra dairesi talepten nihayet üç gün içinde haczi yapar.
(Değişik fıkra: 6/6/1985-3222/10 md.) Haczolunacak mallar başka yerde ise haciz
yapılmasını
malların bulunduğu yerin icra dairesine hemen yazar. Bu halde hacizle ilgili şikayetler,
istinabe olunan icra dairesinin tabi bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir. (Ek cümle:
17/7/2003-4949/19 md.) Resmî sicile kayıtlı malların haczi, takibin yapıldığı icra
dairesince,
kaydına işletilmek suretiyle doğrudan da yapılabilir.
Haciz yapan memurun yetkisi:
Madde 80 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
İcra memuru haczi kendi yapabileceği gibi yardımcı veya katiplerinden birinede
yaptırabilir.
Borçlu haciz sırasında malın bulunduğu yerde bulunmaz ve hemen bulundurulması mümkün
olmazsa
haciz, gıyabında yapılır.
Talep vukuunda borçlu kilitli yerleri ve dolapları açmağa vesair eşyayı göstermeğe
mecburdur. Bu
yerler icabında zorla açtırılır.
1262
(Değişik: 18/2/1965-538/45 md.) Haczi yapan memur, borçlunun üzerinde para, kıymetli
evrak,
altın veya gümüş veya diğer kıymetli şeyleri sakladığını anlar ve borçlu bunları
vermekten
kaçınırsa, borçlunun şahsına karşı kuvvet istimal edilebilir.
Zabıta memurlariyle muhtarların vazifeleri:
Madde 81 – Zor kullanma hususunda bütün zabıta memurları icra memurunun yazılı müracaatı
üzerine
kendisine muavenet ve emirlerini ifa etmekle mükelleftirler.
Köylerde haczi yapan memurun emirlerini muhtarlar da ifaya mecburdurlar.
Haczi caiz olmıyan mallar ve haklar:
Madde 82 – (Değişik: 18/2/1965-538/46 md.)
Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:
Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,
(Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî
çalışmasına
dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,
(Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika
veya süs
eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile
bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması
durumunda
bunlardan biri,
Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift
hayvanları ve
nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için
lüzumlu
olan alat ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının
geçimlerini temin eden nakil vasıtaları,
Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren
mandası
veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları,
Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek
mahsül için
lazım olan tohumluğu,
Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi
için
zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alat ve edevat,
Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için
zaruri
olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,
Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan
kaydı
hayatla iratlar,
Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile
bu
hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve
denizaltı
mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri,
Askeri malüllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne
göre
verilen inhisar beyiye hisseleri,
Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde
bağlanan
maaşlar,
1262-1
Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın
kendisine veya
ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar,
(Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Borçlunun haline münasip evi,
(Ek: 2/7/2012-6352/16 md.) Öğrenci bursları.
Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 3, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bendlerdeki
istisna,
borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı
bentlerinde
sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı,
ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların
haczinin caiz
olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.
Kısmen haczi caiz olan şeyler:
Madde 83 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit
olmayan
nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen
iratlar,
borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar
tenzil
edildikten sonra haczolunabilir.
(Değişik: 12/4/1968 – 1045/1 md.) Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az
olamaz.
Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe
sonraki
haciz için kesintiye geçilemez.
Önceden yapılan anlaşmalar:
Madde 83/a – (Ek: 18/2/1965-538/47 md.)
82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan
anlaşmalar muteber değildir.
Yavrulu hayvanların haczi:
Madde 83/b – (Ek: 18/2/1965-538/47 md.)
Hayvan hacizlerinde, anaları tarafından beslenme ve bakılmaya muhtaç olan yavrular
analarından
ayrı haczedilemiyecekleri gibi bunların anaları da yavrularından ayrı haczedilemezler.
Taşınmaz Rehni Kapsamındaki Eklentinin Haczi:
Madde 83/c – (Ek: 9/11/1988-3494/7 md.)
Taşınmaz rehni ipotek akit tablosunda sayılı bulunan eklenti taşınmazdan ayrı olarak
haczedilemez.
Türk Kanunu Medenisinin 777 nci maddesi hükmü saklıdır.
Yetişmemiş mahsullerin haczi :
Madde 84 – Yetişmemiş her nevi toprak ve ağaç mahsulleri yetişmeleri zamanından en çok
iki ay
evvel haczolunabilir. Bu suretle haczedilen mahsullerin borçlu tarafından başkasına
devri
haczeden alacaklıya karşı hükümsüz olup icranın devamına mani olmaz.
Alacağı taşınmaz rehinle temin edilmiş olan alacaklının mütemmim cüz olarak merhunun
yetişmemiş
mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakka halel gelmez. Şu kadar ki mürtehin rehinin icraca
paraya
çevrilmesi için mahsullerin yetişmesinden evvel takip talebinde bulunmuş olmalıdır.
1262-2
Taşınır ve taşınmaz malların haczi :
Madde 85 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından ve
alacak
ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün
alacaklarına
yetecek miktarı haczolunur.
(Değişik fıkra: 9/11/1988-3494/8 md.) Borçlu yahut borçlu ile birlikte malı elinde
bulunduran
şahıslar, taşınır mal üzerinde üçüncü bir şahsın mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı
bir ayni
hakkının bulunması veya taşınır malın üçüncü şahıs tarafından haczedilmiş olması halinde
bu
hususu haciz yapan memura beyan etmek ve beyanının haciz tutanağına geçerilmesini talep
etmek,
haczi yapan memur da borçluyu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahısları
bu
beyana davet etmek zorundadır. Bu tür mallar ile üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz
veya
istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.(1)
Ancak haczolunan taşınmaz artırmaya çıkarılmadan borçlu borcun itfasına yetecek taşınır
mal veya
vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse taşınmaz üzerinde haciz baki kalmak üzere önce
gösterilen
taşınır veya alacak da haczolunur.
Şu kadar ki, bu suretle mahcuz kalan taşınmazın idare ve işletmesine ve hasılat ve
menfaatlerine
icra dairesi müdahale etmez.
Hasılatı paraya çevirme masraflarını ve icabında muhafaza ve idare masraflarını tecavüz
etmeyeceği muhakkak olan şeyler haczolunmaz.
Haczi koyan memur borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle
mükelleftir.
Taşınır mallarda haczin neticeleri :
Madde 86 – (Değişik: 18/2/1965-538/48 md.)
Borçlu, alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi alınmaksızın mahcuz taşınır
mallarda
tasarruf edemez. Haczi koyan memur hilafına hareketin cezai mesuliyeti müstelzim
olduğunu
borçluya ihtar eder.
Haczedilmiş olan taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın zilyedlik hükümlerine dayanarak iyi
niyetle
iktisabettiği haklar saklıdır.
İyi niyet kaidelerine aykırı olarak mahcuz taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın
iktisabettiği,
haklar, alacaklının hacizle o mala taallük eden haklarını ihlal ettiği nispette
batıldır.
______________________
(1) Bu fıkrada geçen “”yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıslar”
ibaresi ile
“yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahısları” ibaresi, 17/7/2003 tarihli
ve 4949
sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle eklenmiş ve metne işlenmiştir.
1263
Kıymet takdiri :
Madde 87 – Haczi yapan memur, haczettiği malın kıymetini takdir eder. İcabında ehli
vukufa
müracaat edebilir.
Mahcuz malları muhafaza tedbirleri :
1 – Taşınırlar hakkında:
Madde 88 – (Değişik: 2/7/2012-6352/17 md.)
Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil
senetler ile altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder.
Diğer taşınır mallar, masrafı peşinen alacaklıdan alınarak muhafaza altına alınır.
Alacaklı
muvafakat ederse, istenildiği zaman verilmek şartıyla, muvakkaten borçlu yedinde veya
üçüncü
şahıs nezdinde bırakılabilir. Üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar
haczedildiğinde,
üçüncü şahsın kabulü hâlinde üçüncü şahsa yediemin olarak bırakılır. Mallar satış
mahalline
getirilmediği takdirde muhafaza altına alınabilir veya yediemin değişikliği yapılabilir.
Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası andlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yabancı
devlet
başkanı, parlamento başkanı, hükümet başkanı veya hükümet üyelerini taşıyan ulaşım
araçları, bu
kişiler Türkiye’de bulundukları sürece, muhafaza altına alınamaz ve yediemine
bırakılamaz.
İcra dairesi üçüncü bir şahsa rehnedilmiş olan malları da muhafaza altına alabilir.
Ticari
işletme rehni kapsamındaki taşınırlar ise icra dairesince satılmalarına karar
verilmesinden
sonra muhafaza altına alınabilir. Bu mallar paraya çevrilmediği takdirde geri verilir.
Haczedilen mallar, Adalet Bakanlığı tarafından yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere
ait
lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir. Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler,
bu
yetkilerini Adalet Bakanlığının onayıyla alt işleticilere aynı standartları sağlamak
koşuluyla
devredebilirler. Bu devir, yetki verilen gerçek veya tüzel kişilerin sorumluluklarını
ortadan
kaldırmaz. Bu depoların yönetmelikte belirlenen nitelik ve şartlara uygunluğunun
saptanması
sonucunda işletme belgesi Adalet Bakanlığı tarafından verilir. Haczedilen malların
muhafaza
işlemleri; lisanslı yediemin depolarının kuruluşuna, bu depolarda bulunması gereken
asgari
niteliklere, depo için alınacak teminata, mallar için muhtemel rizikolara karşı
yapılacak
sigortaya; işletici olma niteliklerine, işletici lisansına, Adalet Bakanlığı tarafından
bu
lisansın verilmesine; Adalet Bakanlığının lisanslı işletmelerle ilgili görev ve
yetkilerine;
faaliyetin durdurulması ya da iptali gibi idari tedbir ve tasarruflara; bu depoların
denetimine
ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan
yönetmelikte
düzenlenir. Haczedilen malların muhafazası aşamasındaki ücretler Adalet Bakanlığı
tarafından
düzenlenecek tarifeyle belirlenir.
İcra dairesi, depo ve garajlarda ve yediemin olarak kendisine haczedilen malın
bırakılmış olduğu
üçüncü kişilerde saklanıp da hukuken artık muhafazasına gerek kalmayan malı, vereceği
uygun süre
içinde geri almasını ilgililere resen bildirir. Verilen süre içinde eşya geri alınmazsa,
icra
müdürü icra mahkemesinin kararı ile taşınır mal satışlarına ilişkin hükümler uyarınca
bunları
satar. Elde edilen miktardan muhafaza ve satış giderleri ödenir. Artan miktar 9 uncu
madde
hükmüne göre muhafaza olunur. Bu konuda ortaya çıkan ihtilaflar icra mahkemesi
tarafından basit
yargılama usulüne göre çözülür.
1264
İcra müdürlüklerinin talebi üzerine kolluk kuvvetleri tarafından yakalanan araçlar, en
geç üç iş
günü içinde en yakın icra müdürlüğüne teslim edilir. Aracı teslim alan icra müdürlüğü,
aracın
yakalanmasını isteyen icra müdürlüğüne bildirimde bulunur.
2 – Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında:
Madde 89 – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.)
Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair
bir
talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra
memuru;
borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine
ödiyebileceğini ve
takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü
şahsa
bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip
borçlusuna
vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını
bildirir
(Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de
üçüncü
şahsa bildirilir.
Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin
tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef
olmuş veya
malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya
veya
emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin
kendisine
tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye
mecburdur.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin
kendisine
tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde
sayılır ve
kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın
yedinde
veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci
ihbarnamede
ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci
fıkrada
belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde
sayılan borcu
icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir.
İkinci
ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine
ödemeyen
veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde
parayı
icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde
menfi tespit
davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı
teslime
zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya
yerleşim
yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair
belgeyi
bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim
ettiği
takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen
kararın
kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez.
Bu davada
üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait
olmadığını
ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu
şeyin
yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre
açılacak
menfi tespit davaları maktu harca tabidir. (1)
Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın
verdiği
cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci
fıkrası
hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra
mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.
Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine
itiraz
etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22
md.) Her
hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda
kaldığı
paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.
Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa
ödetmek
hakkını haizdir.
––––––––––––––––
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde
kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.
1265
(Değişik yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve
alacaklarının
bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini
kapsayacak
şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm
şubeleri veya
birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür.
Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir.
Bu madde hükmü,memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında
da
uygulanır.
3 – Diğer haklar için :
Madde 90 – İcra dairesi haczedilen hakların muhafazasına ve alacaklardan günü gelenlerin
tahsiline çalışır ve lazım gelen masrafların peşin ödenmesini istiyebilir.
4 – Taşınmazlar hakkında:(1)
Madde 91 – (Değişik: 18/2/1965-538/50 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/10 md.) Taşınmazın haczi ile tasarruf hakkı Medeni Kanunun 920
nci
maddesi anlamında tahdide uğrar. Sicile kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti, ne miktar
meblağ için
yapıldığı ve alacaklının adı ile tebliğe yarar adresi icra dairesi tarafından tapu
siciline
bildirilir. Adresi değişen alacaklı masrafını vermek sureti ile yeni adresinin tapuya
bildirilmesini icra dairesinden istemeye mecburdur.(1)
Hacze yeni alacaklılar iştirak eder veya haciz kalkarsa bu hususlar da tapu siciline
haber
verilir.(1)
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/23 md.) Hacizli taşınmazın el değiştirmesi hâlinde 148/a
maddesi
uygulanır.
I – Taşınmaz haczinin şümulü,
II – Alacakları rehinle sağlanmış alacaklıların mahfuz hakları,
III – İdare ve işletme.
Madde 92 – (Değişik: 18/2/1965-538/51 md.)
Bir taşınmazın haczi hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Haciz taşınmaz kendilerine
rehnedilmiş olan alacaklıların haklarına halel getirmez.
İcra dairesi, taşınmaz kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılarla kiracılara hacizden
haber
verir.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/24 md.) Daire, taşınmazın idare ve işletmesi ile
eklentinin korunması için gerekli tedbirleri alır. Bu tedbirler meyanında icra dairesi,
eğer
taşınmazda kiracı varsa bu kiracıya, işleyecek kiraları icra dairesine ödemesini
emreder. Zarar
görme ihtimali bulunan eklenti, rehin alacaklısının talebi üzerine, işletmenin
faaliyetine engel
olmayacak şekilde muhafaza altına alınır. İdare ve muhafaza masrafları satış bedelinden
öncelikle ödenir.
––––––––––––––
(1) 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu maddenin birinci
fıkrasının
ikinci cümlesinde yer alan “tapuya ve mahcuz gemi ise kayıtlı bulunduğu daireye” ibaresi
“tapu
siciline” olarak; ikinci fıkrasında yer alan “yukarda adı geçen dairelere” ibaresi “tapu
siciline” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
1266
(Mülga dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
Mahsullerin toplanması, borçlunun hakkı:
Madde 93 – İcra dairesi mahsullerin toplanması için lazım gelen tedbirleri alır.
Borçlunun geçineceği yoksa kendisinin ve ailesinin geçinmeleri için kafi miktar
mahsulden veya
satıldıkça bedelinden münasip miktar kendisine bırakılır.
İştirak halinde tasarruf edilen mallar :
Madde 94 – (Değişik: 18/2/1965-538/52 md.)
Bir intıfa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde
tasarruf
edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen ilgili üçüncü
şahıslara keyfiyeti ihbar eder. Bu suretle borçlunun muayyen bir taşınmazdaki tasfiye
sonundaki
hissesi haczedilmiş olursa icra memuru haciz şerhinin taşınmazın kaydına işlenmesi için
tapu
sicil muhafızlığına tebligat yapar. (Ek cümleler: 17/7/2003-4949/25 md.) Anonim
şirketlerde
paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı
icra
dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay defterine
işlenmesi
zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ
tarihinde
yapılmış sayılır. Haciz, icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere Ticaret Siciline
bildirilir. Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlâl ettiği
oranda
batıldır. Haczedilen payların satışı, taşınır malların satışı usulüne tâbidir. Diğer
taşınırlarda icra dairesi başkasına devre mâni tedbirleri alır. (Mülga üçüncü cümle:
17/7/2003-4949/25 md.)
Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya veya
gemi
siciline tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer aynı hakların borçlu namına tescili
alacaklı
tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu muameleyi takip
edebileceğini tapu veya gemi sicili dairesine ve icabında mahkemeye bildirir.
Borçlunun zilyed bulunduğu bir taşınmaz üzerindeki fevkalade zamanaşımı ile iktisabını
istemek
hakkının haczedilmesi halinde, icra dairesi zilyedliğin başkasına devrine mani olacak
tedbirleri
alır ve alacaklıya bir ay içinde taşınmazın borçlusu adına tescili için dava açması
yetkisini
verir. Mahkemenin tescil kararı ile taşınmaz bu alacaklı lehine mahcuz sayılır.
İkinci fıkra hükmü, almaya hak kazandığı veya almakta bulunduğu emekli veya yetim
maaşını istifa
için icap eden yoklama muamelesini yaptırmıyanlar hakkında yetkili makama bildirmek
suretiyle
tatbik olunur.
Alacaklının bu sebeple yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet kalmaksızın
dairece
borçludan tahsil olunur.
Mahcuz malların muhafazası masrafları:
Madde 95 – Alacaklı haczedilen malların muhafaza ve idare ve işletilmesi masraflarını
istenildiği takdirde peşin vermeğe mecburdur.
İstihkak iddiasına itiraz :
A – Borçlunun zilyedliği:
1 – Hazırlık safhası:
Madde 96 – (Değişik: 18/2/1965-538/53 md.)
Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut
üçüncü bir
şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra
dairesi
bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir.
1267
İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek
üzere
alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde istihkak iddiasını kabul
etmiş
sayılırlar.
Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün
içinde
istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını
kaybeder.
İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak müddeisi
ile
birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte
veya
istihkak davası 97 nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı
tarihte
malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar.
2 – Üçüncü şahsın istihkak iddiası :
Madde 97 – (Değişik: 18/2/1965-538/54 md.)
İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru
dosyayı
hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse
ilgilileri davet
ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına
veya
talikıne karar verir.
İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek
için
ciddi sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin talikı talebini reddeder.
Takibin talikıne karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına
karşı
davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır.
Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur.
(Değişik beşinci fıkra: 2/3/2005-5311/9 md.) Takibin devamına dair verilen icra
mahkemesi kararı
kesindir.
Üçüncü şahıs, icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde
icra
mahkemesinde istihkak davası açmaya mecburdur. Bu müddet zarfında dava edilmediği
takdirde
üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.
Kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki hapis hakkına tabi eşya ile ilgili istihkak davaları
Borçlar
Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yazılı hükümlere uygun olmadıkça talik
emri
verilemez.(1)
Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez.
Yukardaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş
olan
üçüncü şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya
verilmemişse
bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, icra mahkemesinde
istihkak
davası açabilir. Aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Bu
halde
davacının talebi üzerine icra hakimi takibin talik edilip edilmemesi hakkında yukardaki
hükümler
dairesinde acele karar vermeye mecburdur. Bu karar diğer taraf dinlenmeksizin de
verilebilir.
––––––––––––––
(1) 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“Kiralanan
yer veya sicile kayıtlı gemilerdeki” ibaresi “Kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki”
olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
1268
İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulunursa icra hakimi işbu
bedelin
yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göre
teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir.
İstihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır.
Mahcuz eşya ile ilgili olarak icra memuruna dermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve
borçlunun
birleşmeleri alacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddiasını ispat etmesi
lazımdır.
Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın kendisinin mülkü veya kendisine merhun olduğu
hakkındaki
iddiasının borçlu tarafından kabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve ileride bu
ikrara aykırı
hiçbir iddiada bulunamaz.
(Değişik: 9/11/1988-3494/11 md.) İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip
de
neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken
miktarın
yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur. (1)
(Değişik ondördüncü fıkra: 2/3/2005-5311/9 md.)Davanın reddi hakkındaki karara karşı
istinaf
veya temyiz yoluna başvuran istihkak davacısı icra dairesinden 36 ncı maddeye göre
mühlet
isteyebilir.
İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz
eden
alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde
onbeşinden
aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte
hükmolunur.
Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarını Medeni
Kanunun 160
ıncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir.
İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı bu kanunun 11 inci babı hükümlerine
dayanarak ve
muvakkat veya kati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davası
açabilir.
Dava ve mütekabil davada tarafların gösterecekleri bütün delilleri hakim serbestce
takdir eder.
İstihkak davaları süratle ve diğer davalardan önce görülerek karara bağlanır.
İstihkak davalarında mülkiyet karinesi:
Madde 97/a – (Ek: 18/2/1965-538/55 Md.)
Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü
şahısların
taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur.
Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara
aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat, meslek veya meşgale icabı
olanlar
bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.
İstihkak davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını
gerektiren
hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.
3 – Çalınmış ve zayi olmuş şeyler:
Madde 98 – Çalınmış ve zayi edilmiş şeyler hakkında Kanunu Medeninin 902,903 ve 904 üncü
maddeleri hükmü mahfuzdur.
İcra dairesi tarafından pazarlık suretiyle yapılan satış Kanunu Medeninin 902 nci
maddesinde
mezkür resmi artırma hükmündedir.
––––––––––––––––––
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde
kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.
1269
B – Üçüncü şahsın zilyetıği:
Madde 99 – (Değişik: 2/7/2012-6352/20 md.)
Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak
iddia eden
üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal
muhafaza
altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası
açması için
alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz
ise
üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava
sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin
yokluğunda
yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra
hükmü
uygulanır.
Hacze iştirak derecelerinin teşkili:
Madde 100 – İlk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinciye kadar aynı derecede
hacze
iştirak edebilecek alacaklılar:
1 – İlk haciz ilamsız takibe müstenitse takip talebinden ve ilama istinat ediyorsa dava
ikamesinden mukaddem yapılmış bir takip üzerine alınan aciz vesikasına,
2 – Yukarki fıkrada yazılı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama,
3 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi veya tarih ve imzası tasdikli bir senede,
4 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi dairelerin veya yetkili makamların
yetkileridahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya istinat eden
alacaklılardır.
Bu suretle iştirak halinde icra dairesi müracaat üzerine aynı derecedeki alacaklıların
bütün
alacaklarına yetecek nispette ilave suretiyle hacizler yapar.
Bunların haricindeki alacaklılar ancak, evvelki dereceden artacak bedeller için hacze
iştirak
edebilirler.
Önce icrası lazım gelen merasime lüzum olmaksızın iştirak:
Madde 101 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Borçlunun eşi ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar evlenme, velayet veya
vesayetten
mütevellit alacaklar için önce icrası lazım gelen takip merasimine lüzum olmaksızın ilk
haciz
üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak
edebilirler. Şu
kadar ki bu hak ancak haciz, vesayetin veya velayetin veya evliliğin devamı esnasında
veya
zevalini takip eden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olunabilir. Bir dava veya
takibin
devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321 inci
maddesine müstenit alacaklarından dolayı önce icrası lazım gelen takip merasimine hacet
kalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Sulh mahkemesi dahi
küçükler,
vesayet altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı
suretle
hacze iştirak edebilirler.
(Değişik: 18/2/1965-538/56 md.) İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara
bildirir.Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtiraz halinde
iştirak
talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde
dava açması
lüzumu bildirilir. Bu süre içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya
basit
yargılama usulüne göre bakılır.
Nafaka ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın
her zaman
aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesnadır.
Haciz tutanağı tanzimi:
Madde 102 – Taşınır bir malı haciz için mahallinde bir tutanak tutulur. Tutanakta
alacaklı ve
borçlunun isim ve şöhretleri, alacağın miktarı, haczin hangi gün ve saatte yapıldığı,
haczedilen
mallar ve takdir edilen kıymetleri ve varsa üçüncü şahısların iddiaları yazılır ve haczi
icra
eden memur tarafından imza edilir.
1270
Haczi talep edilen mal taşınmaz ise icra dairesi 91 inci madde mucibince haczi ait
olduğu
daireye tebliğ eder ve mahallinde tutulacak tutanakta taşınmazın nevi ve mahiyeti ve
hududu ve
lüzumlu vasıfları dercolunur.
Evvelce ihtiyaten haczedilen şeylere icra haczi vazedildiği surette tutanağa ihtiyati
haciz
sahibinin dahi iştirak hakkı işaret olunur.
Haczi kabil mallar kafi gelmezse veya hiç bulunmazsa bu hal tutanağa kaydolunur.
Davet:
Madde 103 – (Değişik: 9/11/1988-3494/12 md.)
Tutanak tutulurken alacaklı, borçlu veya namlarına Tebligat Kanunu hükümlerine göre
tebellüğe
yetkili kimse bulunmazsa, bulunmayan alacaklı veya borçlu üç gün içinde tutanağı tetkik
ve
diyeceği varsa söylemesi için icra dairesine davet olunur. Kanunen ilavesi gereken
müddetler
mahfuzdur. Haciz sırasında borçlu veya alacaklı adına Tebligat Kanunu hükümlerine göre
tebellüğe
yetkili kimse bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği bulunan şahsa verilir.
Borçluya
veya alacaklıya ayrıca haber verilmez.
Hacze iştirak halinde davet:
Madde 104 – Yeni alacaklıların iştiraki ve bu yüzden ilave suretiyle yapılan yeni
hacizler
tutanağın altına işaret olunur.
Hacze iştirak eden her yeni alacaklı isterse tutanağın tam bir suretini alabilir.
Evvelce haciz vazedenlerle borçlular dahi yeni iştirak ve ilaveler kendilerine
bildirilmek üzere
103 üncü madde mucibince davet olunurlar.
Borç ödemeden aciz vesikası:
Madde 105 – Haczi kabil mal bulunmazsa haciz tutanağı 143 üncü maddedeki aciz vesikası
hükmündedir.
İcraca takdir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliği anlaşıldığı
surette dahi
tutanak muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları
verir.
III. PARAYA ÇEVİRME
1 – Satış Talebi
Talep için müddetler:
Madde 106 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/21 md.) Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise
hacizden
itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.
Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı taşınır hükmündedir.
Talep hakkı:
Madde 107 – Her alacaklı mensup olduğu derece namına satış talebinde bulunabilir. 100
üncü
maddenin son fıkrası mucibince hacizleri evvelki dereceden artacak bedeller için muteber
olan
alacaklılardan her biri dahi mensup olduğu derece namına satış isteyebilir.
Muvakkat haciz halinde:
Madde 108 – Haczi muvakkat olan alacaklı satış talebinde bulunamaz ve hakkında 106 ncı
maddedeki
müddetler cerayan etmez.
(Ek: 6/6/1985-3222/12 md.) Muvakkaten veya ihtiyaten haczedilen mallar ancak 113 üncü
maddenin
son fıkrasında yazılı hallerde satılabilir.
1271
Satışın tatili:
Madde 109 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Satış bedeli, haklarında haciz katileşmiş olan alacakların mecmu miktarına baliğ olursa
satış
tatil edilir.
(İkinci fıkra mülga: 6/6/1985-3222/47 md.)
Haczin kalkması:
Madde 110 – (Değişik: 2/7/2012-6352/22 md.)
Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek
karar
gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni
müddet
içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki
talep bir
defa geri alınabilir.
Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda
haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi
terkin
edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.
Birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik
olarak, haczin
konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur.
Taksitle ödeme:
Madde 111 – Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle
ödemeği
taahüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur.
Şukadar ki borçlunun kafi miktar malı haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun
dörtte biri
miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan fazla
olmaması
şarttır.
(Ek fıkra: 9/11/1988-3494/13 md.; Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/26 md.) Borçlu
ile
alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya
sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu
sözleşme
veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren
süreler
kaldığı yerden işlemeye başlar.
(Değişik fıkra: 9/11/1988-3494/13 md.) Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra
muamelesi ve
süreler kaldığı yerden devam eder.
2 – Taşınırların satışı:
Müddetler:
Madde 112 – Taşınır mallar satış talebinden nihayet iki ay içinde satılır. (1)
Yetişmemiş mahsüller, borçlunun muvafakati olmadıkça satılamaz.
Vaktinden evvel satış:
Madde 113 – Alacaklı talep etmeden borçlunun talebiyle de satış yapılabilir.
İcra memuru kıymeti süratle düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların satılmasına
her
zaman karar verebilir.
–––––––––––––––––––––
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir
ay”
ibaresi “iki ay” şeklinde değiştirilmiştir.
1272
Artırma hazırlık tedbirleri:
Madde 114 – (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/27 md.) Satış açık artırma ile
yapılır.
Birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha önceden ilân edilir.
İlanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmıyacağı icra
memurluğunca alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin
olunur.
(Ek cümle: 17/7/2003-4949/27 md.) İlânın yurt düzeyinde yayımlanan bir gazete ile
yapılmasına
karar verilmesi hâlinde bu ilân satış talebi tarihinde tirajı ellibinin (50.000)
üzerinde olan
ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle yapılır.(1)
(Ek: 18/2/1965-538/57 md.) Gazete ile yapılacak ilanlara satış şartnamesi eklentisiyle
geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti,
bulunduğu yer
ve ikinci artırmanın gün ve saati, satış şartnamesinin vesair bilginin nereden ve ne
suretle
öğrenilebileceği, talep halinde ve ilanda gösterilen masrafı verilmek şartiyle
şartnamenin bir
örneğinin gönderilebileceği hususları yazılmakla iktifa olunur. İcra dairesince
yapılması zaruri
ilanlar dışında, taraflar şartnamenin tamamını, masrafı kendilerine ait olmak üzere,
diledikleri
vasıtalarla ilan edebilirler. Ancak hususi mahiyetteki bu ilan resmi muameleye tesir
etmez. (Ek
cümle: 2/7/2012-6352/24 md.) Satış ilanı elektronik ortamda da yapılır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/24 md.) Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla
başlanır. Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihale tarihinden on gün önce başlar,
ihalenin
tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer; ikinci ihalede ise elektronik ortamda
teklif
verme birinci ihaleden sonraki beşinci gün başlar, en az on gün sonrası için
belirlenecek ikinci
ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek
teklifler haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisinden az olamaz; teklif
vermeden
önce, haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat
gösterilmesi
zorunludur.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/24 md.) Satışa çıkarılan taşınır üzerinde hakkı olan
alacaklının
alacağı yukarıdaki fıkrada yazılı oranda ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey
akçesi ve
teminat aranmaz.
––––––––––––––––
(1) Bu fıkrada yer alan “yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden” ibaresi
12/2/2004
tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle “tirajı ellibinin (50.000) üzerinde
olan ve
yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden” şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
1272-1
İhalenin yapılması: (1)
Madde 115 – (Değişik: 2/7/2012-6352/25 md.)
Birinci ve ikinci ihale icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte,
elektronik
ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. Satışa çıkarılan mal üç defa
bağırıldıktan sonra, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de değerlendirilerek,
en çok
artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin
yüzde
ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin
edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka
paraya
çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir.
Birinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı miktara ulaşılmazsa satış icra
memuru
tarafından geri bırakılır.
İkinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse satış
talebi düşer.
İkinci artırma:
Madde 116 – (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Altın ve gümüş eşya:
Madde 117 – Altın ve gümüş eşya maden halindeki kıymetlerinden daha aşağı bir bedel ile
satılamaz.
Satış bedelinin ödenmemesi,ihale farklarının tahsili sureti:
Madde 118 – (Değişik: 18/2/1965-538/58 md.)
Satış peşin para ile yapılır. Ancak icra memuru müşteriye yedi günü geçmemek üzere bir
mühlet
verebilir. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/26 md.) Daire dışında tahsil edilen paralar en geç
tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka
hesabına
yatırılmak üzere, icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilir. (Değişik cümle:
17/7/2003-4949/30 md.) Satılan mal ihale kesinleşmeden teslim olunmaz. (Mülga son cümle:
2/7/2012-6352/26 md.) (…)
(Değişik: 9/11/1988-3494/15 md.) İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak
suretiyle
ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri, teklif ettikleri bedel ile son
ihale
bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen
sorumludurlar. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece
tahsil
olunur. Bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden tahsil olunur.
–––––––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “İhalenin yapılması ve geri bırakılması:” iken, 2/7/2012 tarihli ve
6352
sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1272-2
1273
Pazarlık suretiyle satış:
Madde 119 – Aşağıdaki hallerde satış pazarlık suretiyle yapılabilir:
1 – Bütün alakadarlar isterse,
2 – Borsa veya piyasada fiyatı bulunan kıymetli evrak veya diğer mallar için o günün
piyasasında
mukarrer fiyat teklif edilirse,
3 – Artırmada maden kıymetini bulmamış olan altın ve gümüş eşyaya bu kıymet verilirse,
4 – 113 üncü maddenin ikinci fıkrasında gösterilen haller bulunursa,
5 – (Değişik: 17/7/2003-4949/31 md.) Mahcuz malın tahmin edilen değeri birmilyar lirayı
geçmezse.
Ödeme yerine alacakların devri:
Madde 120 – Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun borsada
ve
piyasada fiyatı olmıyan alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari kıymetleriyle
kendilerine
veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredilir. Bu halde alacaklılar, alacakları
nispetinde borçlunun haklarına halef olurlar.
Aynı suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borçlunun üçüncü bir
şahıstaki
alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının
kullanılmasını, masraf
kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gelmemek şartiyle üzerlerine alabilirler.
Bu suretle elde edilecek para ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraflarının
ödenmesine
karşılık tutulur.
Paraya çevirmenin diğer tarzı. İştirak halinde mülkiyet hisseleri:
Madde 121 – Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut
iştirak
halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi yukarki maddelerde gösterilmeyen başka nevi
malların satılması lazımgelirse icra memuru satışın nasıl yapılacağını icra
mahkemesinden sorar.
İcra mahkemesi, yerleşim yerleri malüm olan alakadarları davet ve gelenlerini
dinledikten sonra
açık artırma yaptırabileceği gibi satış için bir memur da tayin edebilir, yahut iktiza
eden
diğer bir tedbiri alabilir.
Aile mal ortaklığı:
Madde 122 – Aile mal ortaklığında bir hissenin satışı 121 inci maddeye göre yapılır.
Kanunu
Medeninin 331 inci maddesi hükümleri mahfuzdur.
3 – Taşınmazların satışı:
Satış müddeti:
Madde 123 – Taşınmazlar, satış talebinden nihayet üç ay içinde icra dairesi tarafından
açık
artırma ile satılır.(1)
Artırma şartları:
1 – Şartnamenin açık bulundurulması:
Madde 124 – İcra dairesi taşınmazların bulunduğu yerin adetlerine göre en elverişli
tarzda
artırma şartlarını tesbit eder.
–––––––––––––––––––
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu maddede yer alan “iki
ay”
ibaresi “üç ay” şeklinde değiştirilmiştir.
1274
Bunları ihtiva eden şartname artırmadan evvel en az on gün müddetle icra dairesinde
herkesin
görmesi için açık bulundurulur.
(Değişik üçüncü fıkra: 2/7/2012-6352/28 md.) Şartnameye, artırmaya iştirak edeceklerin
taşınmazın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir
bankanın
teminat mektubunu tevdi etmeleri, elektronik ortamda teklif vererek artırmaya
katılacakların
teminat göstermeleri gerektiği ve elektronik ortamda teklif vermeye ilişkin hususlar
yazılır.
Satılığa çıkarılan taşınmaz üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarki fıkrada
yazılı
nispet raddesinde ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.
2 – Münderecatı:
Madde 125 – Artırma şartnamesinde taşınmazın, üzerindeki irtifak hakları, taşınmaz
mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borç senetleri, irat senetleriyle birlikte
satıldığı ve
borçlunun bu taşınmaz ile temin edilmiş şahsi borçlarının da alıcıya intikal eyliyeceği
tasrih
olunur.
İpotek ve ipotekli borç senediyle temin edilmiş olupta bu suretle müşteriye devrolunan
borçtan
asıl borçlunun kurtulması alacaklının müracaat hakkının mahfuz olduğunu ihaleden
itibaren bir
sene içinde kendisine bildirmemiş olmasına bağlıdır. (K. M. 803)
Taşınmaz rehinle temin edilmiş muaccel borçlar, müşteriye devredilmeyip satış bedelinden
tercihen ödenir.
Artırma şartnamesinde hangi masrafların müşteriye ait olacağı tasrih olunur.
Artırma ilanı, artırma hazırlıkları ve ilgililere ihtar: (1)
Madde 126 – (Değişik: 2/7/2012-6352/29 md.)
Satış, açık artırma ile yapılır. Birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat
önceden
ilan edilir.
İlan, birinci ihale tarihinden en az bir ay önce yapılır. İlan edilen metnin esasa
müessir
olmayan maddi hatalar nedeniyle tekrarlanması gerektiğinde, ihale tarihi
değiştirilmeksizin hata
ilanen düzeltilir. Ancak bu düzeltme ilanının tarihi ile ihale tarihi arasında yedi
günden az
zaman kalmış ise daha önce ilan edilen günden yedi iş günü sonrası için tespit edilecek
günde
satış yapılacağı düzeltme ilanında belirtilir. Bu düzeltme ilanı ilgililere ayrıca
tebliğ
edilmez.
Yapılacak ilana, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, tahmin edilen
kıymeti,
bulunduğu yer; birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat; artırmaya iştirak
edeceklerin haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey
akçesi veya
milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri gerektiği; diğer bilgilerin nereden
ve ne
suretle öğrenilebileceği hususları yazılır. Ayrıca, ipotek sahibi alacaklılarla diğer
ilgililerin taşınmaz üzerindeki haklarını, hususiyle faiz ve masrafa dair olan
iddialarını
evrakı müsbiteleri ile onbeş gün içinde icra dairesine bildirmeleri gerektiği yazılır;
aksi
halde, hakları tapu siciliyle sabit olmadıkça, satış bedelinin paylaşmasından hariç
kalacakları
da ilave edilir. Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de yapılır.
–––––––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Artırmanın ilanı ve ilgililere ihtar:” iken, 2/7/2012 tarihli ve
6352
sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1274-1
Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanır. Elektronik ortamda
teklif
verme, birinci ihale tarihinden yirmi gün önce başlar, ihalenin tamamlanacağı günden
önceki gün
sonunda sona erer; ikinci ihalede ise elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden
sonraki
beşinci gün başlar, en az yirmi gün sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin
tamamlanacağı
günden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek teklifler haczedilen
malın
tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisinden az olamaz; teklif vermeden önce, haczedilen
malın
tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat gösterilmesi zorunludur.
Satışa çıkarılan taşınmaz üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarıdaki fıkrada
yazılı
oranda ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.
114 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları taşınmazın satış ilanı hakkında da
uygulanır.
Ayrıca tebliğler:
Madde 127 – (Değişik: 2/7/2012-6352/30 md.)
İlanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan
ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin
tapuda
kayıtlı olmaması hâlinde, varsa adres kayıt sistemindeki adresleri tebligat adresleri
olarak
kabul edilir. Bunların dışında ayrıca adres tahkiki yapılmaz, gazetede veya elektronik
ortamda
yapılan satış ilanı tebligat yerine geçer.
Mükellefiyetlerin listesi:
Madde 128 – İcra memuru satışa başlamazdan evvel taşınmaz üzerindeki tapu sicilline
mukayyet
veya resmi senede müstenit olan mükellefiyetlerin hepsinin bir listesini yapar ve bu
listeyi
haczedenlerle borçluya tebliğ eder ve itirazlarını bildirmeleri için üç gün mühlet
verir. 96 ve
97 nci maddeler hükümleri burada da caridir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/19 md.) İcra dairesi taşınmazın kıymetini takdir ettirir,
taşınmazın
kıymetinin takdirinde, taşınmaz üzerindeki mükellefiyetlerin kıymete olan etkisi de
nazara
alınır. (Ek cümle : 17/7/2003-4949/33 md.) Taşınmazın önceden takdir edilen kıymetini
etkileyen
mükellefiyetlerin ortaya çıkması hâlinde, icra dairesi satışa esas olmak üzere
taşınmazın
kıymetini yeniden takdir ettirir.Kıymet takdirine ilişkin rapor borçluya, haciz
koydurmuş
alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki,
ayrıca
bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak
sureti
ile tebliğ edilir. (Mülga son cümle: 17/7/2003-4949/103 md.)
(Ek fıkra: 21/2/2007-5582/2 md.) İcra dairesi, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun
38/A
maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile
Toplu
Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, satışı
istenen
taşınmaz için kıymet takdirini, aynı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r)
bendi
uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara yaptırır.
1274-2
1275
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/33 md.) Satışa çıkarılan taşınmazda eklenti niteliğinde
teşvikli mal
varsa icra müdürlüğü bu malların kıymetini ayrıca takdir ettirir. Satıştan önce ilgili
kurumlardan bu mallar üzerindeki vergi, resim, harç gibi yükümlülükler sorulur. Satış
isteyen
alacaklının talebi üzerine bu mallar satış dışında tutulabileceği gibi, üzerlerindeki
vergi,
resim, harç gibi malın aynından kaynaklanan kamu alacakları dikkate alınarak 129 uncu
madde
hükümlerine göre taşınmazla birlikte ihale de edilebilir.
(Ek fıkra: 28/2/2018-7101/1 md.) Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün
hâlinde
satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve haklar bir bütün
olarak
paraya çevrilir.
Kıymet takdirine ilişkin şikâyet:
Madde 128/a – (Ek : 17/7/2003-4949/34 md.)
Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün
içinde raporu
düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette bulunabilirler.
Şikâyet
tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme veznesine
yatırılması
hâlinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir; aksi hâlde başka bir işleme gerek
olmaksızın şikâyet kesin olarak reddedilir.
(Değişik birinci cümle: 12/2/2004-5092/2 md.) Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı
tarihten
itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Ancak, doğal afetler ve
imar
durumundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde yeniden kıymet
takdiri
istenebilir.
(Ek fıkra: 21/2/2007-5582/3 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin
birinci
fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi
Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, birinci fıkra uyarınca
yaptırılmasına karar verilen bilirkişi incelemesi, aynı Kanunun 22 nci maddesinin
birinci
fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara yaptırılır.
Kıymet takdirine ilişkin şikâyet yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, icra mahkemesi
evrak
üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkisizlik
kararı
verir.
Bu madde gereğince icra icra mahkemesinin verdiği kararlar kesindir.
İhale:
Madde 129 – (Değişik: 2/7/2012-6352/31 md.)
Birinci ve ikinci ihale icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte,
elektronik
ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. Taşınmaz üç defa bağırıldıktan
sonra,
elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de değerlendirilerek, en çok artırana ihale
edilir.
Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve
satış
isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle
rüçhanı olan
alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların
paylaştırılması
masraflarını aşması gerekir.
Birinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı miktara ulaşılmazsa satış icra
memuru
tarafından geri bırakılır.
İkinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse satış
talebi düşer.
1276
Ödeme usulü:(1)
Madde 130 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Satış bedeli peşin ödenir. Ancak icra memuru alıcıya on günü geçmemek üzere bir mühlet
verebilir.
Ödeme müddeti içinde taşınmazın idaresi:
Madde 131 – Satış bedelinin ödenmesi için mühlet verilmiş ise para verilinceye kadar
hasar ve
masrafı müşteriye ait olmak üzere taşınmaz, icra dairesi tarafından idare olunur. Bu
müddet
içinde icra dairesinin müsaadesi olmaksızın tapuca hiç bir tescil yapılamaz. İcra
dairesi satış
bedelini temin için ayrıca teminat gösterilmesini isteyebilir.
Sonradan tesis edilen taşınmaz mükellefiyetleri ve ipotekli ve mahcuz taşınmazların
kiralanmasında hüküm:
Madde 132 – Alacak bir taşınmaz ile temin edildikten sonra borçlu o taşınmaz üzerinde
alacaklının rızası olmaksızın bir irtifak hakkı yahut bir taşınmaz mükellefiyeti tesis
ederse bu
tesis alacaklının hakkına tesir etmez ve alacaklı taşınmazın o hak ile birlikte veya o
haktan
ari olarak artırmağa çıkarılmasını isteyebilir.
Taşınmaz haktan ari olarak satılıp ta bedeli alacaklının alacağından fazla çıkarsa o
hakkın
takdir edilecek kıymeti ödenmek üzere bedelin fazlası hak sahibine tahsis edilir.
İpotek yapılmış olan taşınmazı borçlu alacaklının rızası olmaksızın başkasına kiraya
verir ve
keyfiyeti tapuya tescil ettirirse bu tescil ipotekli alacaklının hakkına tesir etmez.
Bu hüküm haczedilmiş olan taşınmazlarda da caridir.
İhalenin feshi ve farkının tahsili:
Madde 133 – (Değişik: 6/6/1985-3222/16 md.)
Taşınmaz kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse,
ihale
kararı icra memuru tarafından kaldırılarak teminat akçesi alıcının ikinci fıkra
gereğince mesul
bulunduğu meblağa mahsup edilmek üzere alıkonulur. Kendisinden evvel en yüksek teklifte
bulunan
kimsenin ileri sürdüğü pey, 129 uncu maddenin aradığı şartlara uygun bulunması ve bu
kimsenin
adresinin de malum olması halinde bir muhtıra tebliğ edilerek arzettiği bedelle taşınmaz
kendisine teklif edilir ve üç gün zarfında almaya razı olursa ona ihale olunur. Razı
olmaz veya
cevapsız bırakılırsa veya bulunmazsa taşınmaz icra dairesince hemen artırmaya çıkarılır.
Bu
artırma ilgililere tebliğ edilmeyip yalnızca satıştan en az yedi gün önce yapılacak
ilanla
yetinilir. Bu artırmada, teklifin, 129 uncu maddedeki hükümlere uyması şartıyla taşınmaz
ençok
artırana ihale olunur.(2)
(Değişik: 9/11/1988-3494/21 md.) İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak
suretiyle
ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son
ihale
bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen
mesuldürler. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil
olunur.
Bu fark,varsa öncelikle teminat bedelinden tahsil olunur.
İhalenin neticesi ve feshi:
Madde 134 – (Değişik: 18/2/1965-538/63 md.)
İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini
iktisap
etmiş olur. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38 md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne
şekilde
muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.
––––––––––––––––
(1) 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle, bu maddede geçen ‘’yirmi
günü’’
ibaresi, ‘’on günü’’ şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle, bu fıkranın ikinci
cümlesinde
yer alan “ilk fıkrasına” ibaresi, “aradığı şartlara” ve beşinci cümlesinde yer alan
“maddenin
ikinci fıkrasındaki” ibaresi, “maddedeki” şeklinde değiştirilmiştir.
1277
(Değişik: 9/11/1988-3494/22 md.) İhalenin feshini, Borçlar Kanununun 226 ncı maddesinde
yazılı
sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki
ilgililer
ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek
koşuluyla icra
mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.
İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç
ihale
günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine tetkik icra
mahkemesi talep
tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden
kararı
verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen
ihale
bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahküm eder. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38
md.) Ancak
işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi hâlinde para cezasına hükmolunamaz.(1)
(Ek fıkra: 21/2/2007-5582/4 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin
birinci
fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi
Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, ikinci fıkrada yer alan
oran yüzde
yirmi olarak uygulanır.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya
yetkisiz icra
mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme
yaparak
başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı
verir. Bu
kararlar kesindir.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben
iştirak
etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl
veya 130
uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen
ihale
bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar
kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin
kabulüne
veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte
hak
sahiplerine ödenir.
İhale kesinleşmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez.
Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya
ihalede fesada
bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu
müddet
ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.
İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi
menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.
Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden
veya
şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır.
(Mülga son fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Tescil için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma:
Madde 135 – Taşınmaz alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil
edilmesi
için (134) üncü maddede yazılı müddete riayet edilerek tapuya müzekkere yazılır.
(Değişik 6/6/1985-3222/17 md.) Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir
tarihte
yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akte dayanmayarak başkaları tarafından
işgal
edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri
tebliğ
edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim
olunur.
Taşınmazların satışına ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:(2)
Madde 136 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.)
Taşınmaz malların satışına ilişkin hükümler, bayrağı dikkate alınmaksızın gemi siciline
kayıtlı
bütün gemiler hakkında da uygulanır. Bu hükümlerde geçen “tapu sicili” terimi gemi
sicilini,
“ipotek” terimi gemi ipoteklerini ve “irtifak hakkı” terimi sicile kayıtlı gemiler
üzerindeki
intifa hakkını ifade eder.
Aile yurtları:
Madde 137 – Aile yurtlarına dair Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur.
_______________________
(1) Bu fıkrada yer alan “yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla” ibaresi 17/7/2003
tarihli ve
4949 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle eklenmiştir.
(2) Bu madde başlığı “Gemiler hakkında:” iken, 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Kanunun
41 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1278
4 – Paranın paylaştırılması:
Paraların paylaştırılması zamanı, masraflar ve vekalet ücreti:
Madde 138 – Mahcuz mallar tamamiyle satıldıkta bedelleri alakadarlara hisselerine göre
paylaştırılır ve bir kısmı satıldıkta icabına göre bedeli hisseleri nispetinde
alakadarlara
avans olarak dağıtılır.
Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar
önce satış
tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde
alacakları nispetinde paylaştırılır.
(Değişik: 18/2/1965-538/64 md.) Vekil vasıtasiyle yapılan takiplerde vekalet ücretinin
miktarı,
alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından
avukatlık
ücret tarifesine göre hasaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip
masraflarına
dahildir.
Muvakkat hacizler için ayrılmış hisseler vaziyet anlaşılıncaya kadar sağlam bir bankaya,
banka
bulunmıyan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır.
İcra dairesinin tamamlama hacizleri:
Madde 139 – Satış tutarı bütün alacakları ödemiye yetmezse icra memuru kendiliğinden
yeni
hacizler yaparak haczi tamamlar; ancak bu suretle haczolunan mallar üzerinde sonra gelen
derecelerin evvelce koydurdukları hacizler varsa bu hacizlerin doğurduğu haklara halel
gelmez.
Yeniden haczedilen mallar ayrıca satış talebine hacet kalmaksızın ve mümkün olduğu kadar
çabuk
satılır.
Sıra cetveli:
Madde 140 – Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemiye yetmezse icra
dairesi
alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.
Alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa
o
sıraya kabul olunurlar.
Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir.
Cetvel suretlerinin tebliği:
Madde 141 – Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ
edilir.
Cetvele itiraz:
Madde 142 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal
mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz
edebilir.
Dava basit yargılama usulüyle görülür.
İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle
icra
mahkemesine arzolunur.
Teminat karşılığı ödeme:
Madde 142/a- (Ek: 17/7/2003-4949/39 md.)
Sıra cetveline karşı 142 nci madde uyarınca şikâyet veya itiraz yapılmışsa, tebligatı
alan ve
sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu
dosyaya
ibraz ederek payına düşen meblâğı tahsil edebilir. 36 ncı maddenin ikinci fıkrası burada
da
uygulanır.
1279
Teminat mektubunda, alacaklının dosyadan tahsil ettiği meblâğ ile bu meblâğın kısmen
veya
tamamen icra dosyasına iadesinin gerekmesi hâlinde iade tarihine kadar geçecek süreye
ait olan
faizin, icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödenmesi taahhüt edilmelidir.
Bu
esaslar dahilinde teminat mektubuyla garanti edilecek miktar icra dairesince belirlenir.
Borç ödemeden aciz vesikası:
Madde 143 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve
aciz
vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar
için hemen
bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir; bu belgeler
hiçbir
harç ve vergiye tâbi değildir. Aciz vesikasının bir nüshası da her il merkezinde Adalet
Bakanlığınca tespit edilen icra dairesi tarafından tutulan özel sicile kaydedilmek üzere
bu icra
dairesine gönderilir. Aciz vesikası sicili aleni olup ne şekilde tutulacağı ve hangi
hususları
içereceği Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle belirlenir.
Bu vesika ile 105 inci maddedeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetinde
olup
alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir.
Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden
ödeme
emri tebliğine lüzum yoktur.
Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez.
Kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar için vermeğe mecbur
oldukları
faizlerden dolayı borçluya rücü edemezler.
(Değişik altıncı fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının
düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlunun
mirasçıları,
mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa, borcun
zamanaşımına
uğradığını ileri sürebilirler.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Borçlu, aciz vesikasını düzenlemiş olan icra dairesine
borcunu
işlemiş faizleriyle birlikte her zaman ödeyebilir. İcra dairesi ödenen parayı alacaklıya
verir
veya gerektiğinde 9 uncu madde hükümleri dahilinde bir bankaya yatırır. Borcun bu
şekilde
tamamının ödenmesinden sonra aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya borcunu
ödeyerek
aciz vesikasını sicilden terkin ettirdiğine dair bir belge verilir. Aynı şekilde, icra
takibi
batıl ise veya iptal edilirse yahut borçlunun borçlu olmadığı mahkeme kararıyla sabit
olursa ya
da alacaklı icra takibini geri alırsa, aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya
buna
ilişkin bir belge verilir.
Senedin geri verilmesi ve ilamın icrası vesikası:
Madde 144 – Alacağı tamamen ödenmiş olan alacaklıya ait senet icra dairesince borçluya
verilir.
Alacağının yalnız bir kısmı ödenmiş olan alacaklı, senedini geri alabilir. Şu kadar ki,
icra
dairesi senede bundan sonra ne miktar para için muteber olacağını yazar yahut senedin
mahiyetine
göre alakadar dairelere yazdırır.
İlamların icrasında borçlu isterse kendisine ilamın tamamen veya kısmen icra edilmiş
olduğuna
dair bedava ve pulsuz bir vesika verilir.
Bir taşınmazı paraya çeviren icra dairesi o taşınmaz üzerindeki irtifak haklarına,
taşınmaz
mükellefiyetlerine ve taşınmaz rehin haklarına dair kayıtların tapu sicilinden terkin ve
nakillerini de yaptırır.
1280
(Ek: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
Paranın paylaştırılmasına ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:
Madde 144/a – (Ek: 14/1/2011-6103/41 md.)
Paranın paylaştırılmasına ilişkin hükümler, gemilerin satışı hâlinde de uygulanır. Şu
kadar ki,
140 ıncı madde uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup
olmadığına
bakılmaksızın, bütün gemiler hakkında Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi
hükümlerine tâbidir.
Türk gemi siciline kayıtlı olan gemiyi paraya çeviren icra dairesi, sicile kayıtlı
ipotek ve
intifa haklarına ait kayıtların terkin veya nakillerini yaptırır; yabancı sicile kayıtlı
gemilerde, bu işlemin yapılması için geminin bayrağını taşıdığı devletin en yakın
konsolosluğuna
bildirimde bulunur.
BEŞİNCİ BAP
I – TAŞINIR REHNİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ
Takip talebi:
Madde 145 – (Değişik: 18/2/1965-538/65 md.)
Alacağı taşınır rehni ile sağlanmış alacaklı, takip talebinde 58 inci maddede yazılı
hususlardan
başka merhunun ne olduğunu ve merhun üçüncü şahıs tarafından verilmiş veya merhunun
mülkiyeti
üçüncü şahsa geçmiş ise onun ve merhun üzerinde sonra gelen rehin hakkı mevcut ise bu
hakka
sahip olan şahsın ismini de bildirir.
Ödeme emri :
Madde 146 – (Değişik: 18/2/1965-538/66 md.)
Takip talebi üzerine, icra dairesi, keyfiyeti merhun üzerinde sonra gelen rehin hakkı
sahibine
bir ihbarname ile bildirir ve borçlu ile rehin maliki üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara
uygun
olmak üzere birer ödeme emri gönderir:
Ödeme müddeti onbeş gündür.
Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç ödenmezse
rehnin
satılacağı bildirilir.
Ödeme emrine itiraz :
Madde 147 – (Değişik: 18/2/1965-538/67 md.)
Ödeme emrine itiraz hakkında 62 den 72 nci maddeye kadar olan hükümler uygulanır. Ancak;
Rehin hakkına açıkça itiraz edilmemişse, alacaklının rehin hakkı takip safhası içinde
artık
tartışma konusu olamaz.
Sırf rehin hakkına itiraz olunduğu takdirde, alacaklı, rehnin paraya çevrilmesi yoliyle
takipten
vazgeçerek, takibin haciz yolu ile devamını istiyebilir. Bu takdirde, borçluya mal
beyanında
bulunması için yedi gün mühlet verilir.
II – İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ
Takip talebi :
Madde 148 – (Değişik: 18/2/1965-538/68 md.)
Taşınmaz ipotek alacaklısı, yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine
elindeki ipotek
belgesinin akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğini ibrazla alacağın
miktarını bildirir ve 58 inci maddeye göre takip talebinde bulunur.
Adres gösterme zorunluluğu:
Madde 148/a- (Ek: 17/7/2003-4949/41 md.)
İpotek sözleşmesinin tarafları veya ipotekli taşınmazı daha sonra satın alanlar ya da
bunların
halefleri, tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir tebligat adresi bildirmek
zorundadırlar. Aksi
takdirde ilgililerin tescil talebi, tapu sicili müdürlüğünce reddolunur.
Adresin değiştirilmesi tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur. Yeni
adresin
bildirilmemesi hâlinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarih tebellüğ tarihi sayılır.
1281
1 – İcra emri:
Madde 149 – (Değişik: 18/2/1965-538/69 md.)
İcra memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını
ihtiva
ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs
tarafından
rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra
emri
gönderir.
Bu icra emrinde borcun otuz gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez ve icra
mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse, alacaklının
taşınmazın
satışını istiyebileceği bildirilir.
İcranın geri bırakılması:
Madde 149/a – (Ek: 18/2/1965-538/70 md.)
İcranın geri bırakılması hakkında 33 üncü maddenin 1, 2 ve 4 üncü fıkraları uygulanır.
(Değişik ikinci fıkra: 2/3/2005-5311/10 md.) İcra mahkemesinin geri bırakılma isteminin
reddine
ilişkin kararına karşı istinaf yoluna başvuran borçlu veya üçüncü şahıs, takip konusu
alacağın
yüzde onbeşi nispetinde teminat yatırmadığı takdirde satış durmaz. Bölge adliye
mahkemesince
talebin reddi hâlinde bu teminat, ayrıca hükme hacet kalmaksızın alacaklıya tazminat
olarak
ödenir.
(Ek fıkra: 21/2/2007-5582/5 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin
birinci
fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi
Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, ikinci fıkrada yer alan
oran yüzde
otuz olarak uygulanır. İstinaf talebinin reddi halinde, teminat olarak alınan tutarın
yarısı
tazminat olarak alacaklıya ödenir. Alacaklının satış talebinden sonra takdir edilen ve
kesinleşen kıymete göre, merhunun alacağı karşılamayacağı anlaşılırsa kalan tutar
teminatın
geriye kalan kısmından karşılanır, varsa teminatın kalan kısmı teminatı yatırana iade
edilir.
2 – Ödeme emri:
Madde 149/b – (Ek: 18/2/1965-538/70 md.)
149 uncu maddede yazılı haller dışındaki muaccel alacaklar için icra memuru, borçluya ve
varsa
taşınmaz sahibi üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere 60 ıncı maddeye göre
birer
ödeme gönderir.
Ödeme müddeti otuz gündür.
Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç ödenmezse
alacaklının taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir.
Ödeme emrine itiraz:
Madde 150 – (Değişik: 18/2/1965-538/71 md.)
Borçlu veya üçüncü şahıs ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda
bulunabilirler. Ancak, rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz. İpoteğin iptali hakkında
dava
açılması halinde 72 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.
İtirazın incelenmesi usulü ve hükümleri:
Madde 150/a – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)
Ödeme emrine itiraz hakkında 62 den 72 nci maddeye kadar olan hükümler uygulanır. Ancak;
İpotek, bir cari hesap veya işleyecek kredi vesaire gibi bir mukavelenin teminatı olarak
verilmişse, icra mahkemesi bu mukavele ve bununla ilgili sair belge ve makbuzları 68
inci
maddedeki esaslara göre incelemek yetkisini haizdir.
(Değişik: 2/3/2005-5311/11 md.) İtirazın kaldırılması kararına karşı istinaf yoluna
başvurulması
hâlinde 149/a maddesinin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.
1282
Kiracılara haber verme:
Madde 150/b – Ek: 18/2/1965-538/72 md.; Değişik: 6/6/1985-3222/18 md.)
Rehin, kiraya verilmiş bir taşınmaz ise icra memuru, alacaklının talebi üzerine takibin
kesinleşmesini beklemeden kiracıları da takipten haberdar eder ve işleyecek kiraların
icra
dairesine ödenmesini emreder. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/42 md.) Şu kadar ki, bu şekilde
işlem
yapılması 132 ve 135 inci maddelerdeki hakları ortadan kaldırmaz. Kiracı ihtara rağmen
kira
paralarını icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır.
Tapu idaresine haber verme:
Madde 150/c – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)
İcra memuru, ipoteğin paraya çevrilmesi hakkındaki takibin başladığını tapu idaresine
haber
vermeye mecburdur. Tapu memuru, keyfiyeti taşınmazın siciline şerh verir. taşınmazı bu
şerh
tarihinden sonra iktisap edenlere icra veya ödeme emri tebliğ olunmaz.
Satış hazırlıkları:
Madde 150/d – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.;Değişik: 9/11/1988-3494/23 md.)
İcra dairesi, takip talebi üzerine satış hazırlıklarına başlar. Bu maksatla tapudan
kayıt
örneklerini ve belediyeden imar durumunu getirtir, takibin kesinleşmesini beklemeden
kıymet
takdirini yaptırır.
III – MÜŞTEREK HÜKÜMLER
Paraya çevirme müddeti:
Madde 150/e – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)
(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/32 md.) Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme
veya icra
emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten
itibaren
bir yıl içinde isteyebilir.
Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da
bu
müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.
78 inci maddenin 2 nci fıkrası hükmü rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipte de kıyasen
uygulanır.
Muvakkat rehin açığı belgesi:
Madde 150/f – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)
Alacaklının satış talebinden sonra takdir edilen ve kesinleşen kıymete göre merhunun
alacağı
karşılamıyacağı anlaşılırsa, alacaklının talebi üzerine kendisine açık kalan miktar için
bir
muvakkat rehin açığı belgesi verilir.
Alacaklı, bu belgeye dayanarak borçlunun diğer mallarının haczini icra memurundan
talebedebilir
ve 100 üncü maddedeki esaslar dahilinde diğer alacaklıların haczine iştirak edebilir. Bu
takdirde alacaklı,rehnin satışı neticesinde, alacağının tahsil edilemiyen kısmını
borçlunun
diğer mahcuz mallarından rüçhansız olarak alır.
Paraya çevirme usulü:
Madde 150/g – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.; Değişik 9/11/1988-3494/24 md.)
Satılması istenen rehin hakkında 92 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 93, 96, 97, 97/a, 98
ve 99
uncu maddeler ile 112’den 137 nci maddeye kadar olan hükümler kıyas yolu ile uygulanır.
Alacağın veya rehnin ilamla tesbit edilmiş olması:
Madde 150/h – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.)
Alacağın veya rehin hakkının yahut her ikisinin bir ilamda veya ilam mahiyetini haiz
belgelerde
tesbit edilmiş olması halinde, ilamların icrasına dair hükümler kıyasen uygulanır.
1283
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi kredileri ve
gayri
nakdi kredileri teminen alınan ipotekler:
Madde 150/ı – (Ek: 9/11/1988-3494/25 md.; Değişik: 17/7/2003-4949/43 md.)
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya
gayrinakdi bir
krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir
para borcu
ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari
hesabın
kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin
hesap
özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun
ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi
sözleşmesinde yazılı
ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini
veya 68/b
maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra
müdürüne
ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi
kullanan
tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi
nedeniyle
tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş
sayıldığı
tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek
suretiyle icra mahkemesine şikâyette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi
kullandıran
taraf alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi
kullanan
tarafın şikâyeti reddedilir. İcra mahkemesi nde yapılan inceleme sırasında, borçlu,
borcun sona
erdiğine veya ertelendiğine ilişkin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge sunmadıkça
takibin
durdurulmasına karar verilemez. Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli
taşınmaz
maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması Türk Medenî Kanununun
887 nci
maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer.
Paylaştırma :
Madde 151 – Rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın alacaklılar arasında
paylaştırılmasında 138 inci madde hükmü tatbik olunur.
Satış tutarı alacaklıların alacağını ödemeğe yetmezse icra memuru 206 ncı maddenin
ikinci ve
üçüncü fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payları tayin eder.
141, 142 ve 144 üncü maddelerin hükümleri burada da caridir.
Rehin açığı belgesi:
Madde 152 – (Değişik: 18/2/1965-538/73 md.)
Rehin, satış istiyenin alacağına derece itibariyle rüçhanı olan diğer rehinli
alacakların
tutarından fazla bir bedelle alıcı çıkmamasından dolayı satılamazsa veya satılıp da
tutarı takip
olunan alacağa yetmezse, alacaklıya bütün veya geri kalan alacağı için bir belge
verilir.
Alacağın irat senedinden veya bir taşınmaz mükellefiyetinden doğmıyan alacaklı, bu
suretle
tahsil edemediği alacağı için borçlunun sıfatına göre iflas veya haciz yoluna gidebilir.
Alacaklı, satış yapılmamışsa artırma gününden,satış yapılması halinde satışın
kesinleşmesi
tarihinden itibaren bir sene içinde haciz yolu ile takip talebinde bulunursa yeniden
icra veya
ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.
Rehin açığı belgesi, borç ikrarını mutazammın senet mahiyetindedir.
İpotekli alacakta alacaklının gaip bulunması veya borcu almaktan imtinaı:
Madde 153 – İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine
müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan
ve
ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse icra dairesi on beş gün içinde daireye
gelerek
parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder. Alacaklı bu
müddet
1284
içinde gelmediği veya gelipte kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan
ve
ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamiyle
yatırırsa
icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine
karar verir.
Bu karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli taşınmazın sicilline geçirilir.
Vadesi gelmeyen borcun ipotek senedi mucibince işlemiş ve işleyecek bütün faizleri ile
birlikte
tediyesini deruhde eden borçlu hakkında da yukarıki hüküm cereyan eder.
(Ek: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga üçüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:
Madde 153/a – (Ek: 14/1/2011-6103/41 md.)
Taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, bayrağına ve sicile kayıtlı olup
olmadığına bakılmaksızın bir gemi üzerindeki hapis hakkı ile gemi alacağının verdiği
rehin
hakkının paraya çevrilmesinde de uygulanır.
İpoteğin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, gemi ipoteğinin paraya çevrilmesine de
uygulanır.
Bu hükümlerde geçen “taşınmaz” terimi Türkiye’de veya yurt dışında sicile kayıtlı olan
gemileri;
“tapu sicili” terimi gemi sicilini ve “ipotek” terimi gemi ipoteklerini anlatır. Gemi
ipoteklerinin paraya çevrilmesinde, geminin ihtiyaten haczedildiği veya geminin sicile
kayıtlı
olduğu yer icra dairesi yetkilidir.
Taşınır rehninin ve ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin müşterek hükümler, gemiler
üzerindeki
rehin haklarının paraya çevrilmesine de uygulanır; şu kadar ki, bu Kanunun:
150/e maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süre, bayrağına ve sicile kayıtlı olup
olmadığına
bakılmaksızın bütün gemiler için üç aydır.
150/h maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun 1377 nci maddesi uygulanır.
151 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile
kayıtlı
olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397
nci
maddesi hükümlerine göre düzenlenir.
153 üncü maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun 1052 ve 1053 üncü maddeleri uygulanır.
ALTINCI BAP
İflas yoliyle takip
I – YETKİ :
İflas takiplerinde yetkili merci:
Madde 154 – (Değişik: 18/2/1965-538/74 md.)
İflas yoliyle takipte yetkili merci, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki
icra
dairesidir.
Merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili merci, Türkiye’deki
şubenin,
birden ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra
dairesidir.
1284-1
Borçlu ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin
icra
dairesi dahi iflas takibi için yetkili sayılır.Şu kadar ki, iflas davaları için yetki
sözleşmesi
yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret
mahkemesinde açılır.
II – İFLAS YOLİYLE ADİ TAKİP :
Ödeme emri ve münderecatı:
Madde 155 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi
gün
içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde
bulunabileceği
ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden
bulunmadığına
dair itirazı varsa bu müddet içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve
konkordato
teklif edebileceği ilave olunur.
İflas talebi ve müddeti:
Madde 156 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe
ile
Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir.
Bu dilekçeye borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini mübeyyin ödeme emri nüshasının
raptedilmesi lazımdır.
Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile
beraber
borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir.
İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer.
Talebin geri alınması ve yenilenmesi:
Madde 157 – İflas talebini geri alan alacaklı bir ay geçmedikçe bu talebini yenileyemez.
1284-2
1285
Yargılama usulü:
Madde 158 – (Değişik: 9/11/1988-3494/26 md.)
Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle
ilan
edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya
müdahele
veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden
talebin
reddini isteyebilirler.
Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek
iflas
talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu
kadar ki,
borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit
görülmemişse
mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar
meblağın
mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş
olan
vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri
dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına
karar
verilir.
Muhafaza tedbirleri:
Madde 159 – (Değişik: 18/2/1965-538/76 md.)
İflas talebi halinde mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün
muhafaza
tedbirlerini emredebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi
üzerine,
mahkeme mutlaka bu tedbirlere karar vermeye mecburdur. Bu emirler iflas dairesince
yerine
getirilir.
Mahkeme, defter tutmadan gayrı bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride haksız
çıktığı
takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğruyabilecekleri zararları karşılamak
üzere,
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı bir teminat alınmasını
isteyebilir.
Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya alacak bir ilama bağlı ise teminat aranmaz.
Devlet ve
adli yardıma nail kimseler de teminat göstermek mecburiyetinde değillerdir.
Bu maddeye göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir
etmez.
Masrafların peşin verilmesi:
Madde 160 – (Değişik: 18/2/1965-538/77 md.)
İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur.
(Değişik: 9/11/1988-3494/27 md.) Mahkeme, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları
için
gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini ister.
Defter tutulması:
1 – Usulü:
Madde 161 – İflas talebinde bulunan alacaklı isterse, mahkeme borçluya ait malların bir
defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter iflas dairesi tarafından tutulur.
Boçlunun mallarını göstermemesi ve kilitli yerlerini açmaması gibi hallerde 80 ve 81
inci
maddeler hükmü tatbik olunur.
2 – Neticeleri:
Madde 162 – (Değişik: 6/6/1985-3222/19 md.)
Borçlunun ve ailesinin idareleri için iflas memurunun bıraktığı mallar müstesna olmak
üzere
borçlu, defteri yapılmış olan malları aynen veya istenildiği zamanki kıymetiyle vermeye
mecburdur.
1286
3 – Devam müddeti:
Madde 163 – Takipte bulunan bütün alacaklılar razı olurlarsa yapılan defter iflas memuru
tarafından iptal olunur.
Defterin hükmü mahkemece temdit edilmemişse yapıldığı tarihten dört ay sonra
kendiliğinden
ortadan kalkar.
Kanun yollarına başvurma(1)
Madde 164- (Değişik: 2/3/2005-5311/12 md.)
Ticaret mahkemesince verilen nihaî kararlar, 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınan
masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece re’sen taraflara tebliğ olunur.
Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna
başvurulabilir. Bölge
adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz
yoluna
başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
hükümlerine göre
yapılır.
İflâs kararına karşı kanun yoluna başvurulması, iflâsın ilânına ve masanın teşkiline
mâni
değildir. Yalnız ikinci alacaklılar toplantısı, iflâs kararı kesinleşmedikçe yapılamaz.
Bölge adliye mahkemesince iflâs kararı kaldırılırsa, borçlunun malları üzerindeki
tedbirler
devam eder. Şu kadar ki, ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri
değiştirmeye veya
kaldırmaya yetkilidir.
İflas tarihi:
Madde 165 – İflas hükümle açılır ve bu hükümde açılma anı gösterilir.
(Ek: 9/11/1988-3494/29 md.) İflasa karar verilmesinden sonra iflas davasından feragat
geçersizdir.
İflas kararının tebliği ve ilanı:
Madde 166 – (Değişik: 18/2/1965-538/79 md.)
İflas kararı, iflas dairesine bildirilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/30 md.) Daire, kararı kendiliğinden ve derhal tapuya, ticaret
sicil
memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, mahalli ticaret
odalarına,
sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım
gelenlere
bildirir. Daire, ayrıca kararı, karar tarihinde, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan
ve yurt
düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele
merkezinin
bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder. Tirajı ellibinin
(50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetenin yayınlandığı yer
aynı
zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede ilan yapılmaz.(2)(3)
İflasın kapandığı veya kaldırıldığı da aynı suretle bildirilir ve ilan olunur.
III – KAMBİYO SENETLERİ (ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER SENET) HAKKINDAKİ HUSUSİ TAKİP
USULLERİ:(4)
Takibin kabulü şartları:
Madde 167 – (Değişik: 18/2/1965-538/80 md.)
Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle
temin
edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa
tabi
şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir.
Alacaklı, takip talebinde 58 inci maddedeki hususlardan başka iflasa tabi borçlusu
aleyhine
haciz ve iflas yollarından hangisini istediğini bildirmeğe ve takip talebine kambiyo
senedinin
aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemeğe mecburdur.
____________________
(1) Bu madde başlığı “Yargıtaya müracaat:” iken, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun
12 nci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle, bu fıkranın ikinci
cümlesinde
yer alan “kararı,” kelimesinden sonra “karar tarihinde,” ibaresi eklenmiş; ikinci ve
üçüncü
cümlesinde yer alan “trajı” kelimeleri “tirajı” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
(3) 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu fıkranın ikinci
cümlesinde
yer alan “yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden” ibaresi, “tirajı ellibinin
(50.000)
üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden”; üçüncü cümlesinde geçen
“en
yüksek” ibaresi ise, “ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı
yapılan”olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(4) III üncü fasıl başlığı 18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun 80 inci maddesi ile
değiştirilmiş ve değişiklik metne işlenmiştir.
1287
A) Haciz yolu ile takip:
Ödeme emri:
Madde 168 – (Değişik: 18/2/1965-538/81 md.)
İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya
senet
sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar yazılır:
(Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç
olmak
üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar,
(Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme
emrinde yazılı
olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı,
Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra
mahkemesine şikayet etmesi lüzumu,
(Değişik: 9/11/1988-3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait
olmadığı
iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi;
aksi
takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde
kendisinden
sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip
konusu
alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm edileceği ve icra mahkemesin den
itirazının
kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.
(Değişik: 6/6/1985-3222/21 md.) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil
verildiği
veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün
içinde
icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair
bir karar
getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.
(Değişik: 17/7/2003-4949/45 md.) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün
içinde 74
üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci maddeye
göre mal
beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz veya
hakikate
aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı.
60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.
a) Borca itiraz:
Madde 169 – (Değişik: 18/2/1965-538/82 md.)
Borçlu, 168 inci maddenin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir
dilekçe ile
icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.
İtirazın incelenmesi:
Madde 169/a – (Ek: 18/2/1965-538/83 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/46 md.) İcra mahkemesi hâkimi, itiraz
sebeplerinin
tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hâkim, duruşma
sonucunda
borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir
belge
ile ispatı hâlinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hâkimi yetki itirazının
incelenmesinde
taraflar gelmese de gereken kararı verir.
(Değişik ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/46 md.) İcra mahkemesi hâkimi, borçlunun itiraz
dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği veya
senedin
metninden zamanaşımına uğradığı veya borçlunun borçlu olmadığı yahut icra dairesinin
yetkili
olmadığı kanaatine varırsa, daha evvel itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra
takibinin
muvakkaten durdurulmasına karar verebilir.
1288
(Değişik: 9/11/1988-3494/32 md.) Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı
tarafından
inkar edilirse, icra mahkemesi hakimi, 68/a maddesindeki usule göre yapacağı inceleme
neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde, borçlunun
itirazının
kabulüne karar verir ve alacaklıyı, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya
miktarın
yüzde onu oranında para cezasina mahküm eder.Alacaklı birinci fıkra gereğince çağrıldığı
duruşmaya gelmediği takdirde icra mahkemesi hakimi alacağın itiraz edilen kısmı için
icranın
muvakkaten durdurulmasına karar verir. Bunun üzerine alacaklı en geç altı ay içinde icra
mahkemesi önünde duruşma talep ederek makbuz altındaki imzanın kendisine ait olmadığını
ispat
etmek suretiyle, takibin devamına karar alabilir. İcra mahkemesi,imzanın alacaklıya ait
olmadığına karar verirse borçluyu, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya
miktarın yüzde
onu oranında para cezasına mahküm eder.
İcra hakimi, borçlunun zamanaşımı itirazını alacaklının ibraz ettiği kambiyo senedindeki
tarihe
göre varit görür ve alacaklı da zamanaşımının kesildiğini veya tatil edildiğini resmi
veya
imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemezse, itirazın kabulüne; aksi halde reddine
karar
verir.
İtirazın kabulü kararı ile takip durur.Alacaklının genel hükümlere göre dava açmak hakkı
mahfuzdur. Alacaklı, genel mahkemede dava açarsa, inkar tazminatı ve para cezasının
tahsili dava
sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan inkar tazminatı
ve para
cezası kalkar.
(Ek fıkra: 9/11/1988-3494/32 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/46 md.)
Borçlunun
itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyeti veya
ağır
kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere;
takip
muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi hâlinde borçlu, diğer tarafın isteği
üzerine takip
konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu,
menfi
tespit ve istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan
tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf
için,daha önce
hükmedilmiş olan tazminat kalkar.(1)
(Değişik son fıkra: 2/3/2005-5311/13 md.) İtirazın reddi kararına karşı istinaf yoluna
başvurulması, hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Şu kadar ki, borçlu 33 üncü maddenin
üçüncü
fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur.
b) İmzaya itiraz:
Madde 170 – (Değişik: 9/11/1988-3494/33 md.)
Borçlu,168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine
ait
olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz
satıştan başka
icra takip muamelelerini durdurmaz.
İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede,borçlunun itiraz dilekçesi
kapsamından veya
eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya
tebliğe
gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak
durdurulmasına evrak
üzerinde karar verebilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü
fıkrasına
göre yapacağı inceleme sonunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat
getirirse
itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel
hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu
anlaşılırsa ve
itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede
dayanan
takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip
konusu
alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir. Borçlu
menfi
tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava
sonuna
kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde daha önce hükmedilmiş
olan
tazminat ve para cezası kalkar.(2)
–––––––––––––
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle, bu fıkranın birinci
cümlesinde
yer alan “yüzde kırktan” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.
(2) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“yüzde
kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.
1289
(Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar
vermesi
hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde
alacaklıyı senede
dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve
alacağın yüzde
onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para
cezasının
tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan
para cezası
kalkar.
Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti:
Madde 170/a – (Ek: 18/2/1965-538/85 md.)
Borçlu,alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci maddenin 3
üncü
bendine göre şikayet yolu ile ileri sürebilir.
cra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde
kendisine
intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı
veya
alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen
nazara
alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.
(Ek: 9/11/1988-3494/34 md.) Her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri
alınmış veya
borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz.
Uygulanacak diğer hükümler:
Madde 170/b – (Ek: 18/2/1965-538/85 md.; Değişik: 17/7/2003-4949/48 md.)
61 inci maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ve 62 ilâ 72 nci maddeler
bu
fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip
hakkında da
uygulanır.
B) İFLAS YOLU İLE TAKİP:
Ödeme emri:
Madde 171 – (Değişik: 18/2/1965-538/86 md.)
İcra memuru, senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya
senet
sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.
Ödeme emrine şunlar yazılır:
(Değişik: 2/7/2012-6352/36 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç
olmak
üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar,
(Değişik: 2/7/2012-6352/36 md.) Borcun ve takip masraflarının beş gün içinde ödeme
emrinde
yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı,
Kambiyo senedine ve borca dair her türlü itiraz ve şikayetlerini sebepleriyle birlikte
diğer
tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile beş gün içinde icra dairesine
bildirmesi
ihtarı,
Beş gün içinde borç ödenmediği, itiraz ve şikayet edilmediği takdirde, alacaklının
ticaret
mahkemesinden borçlunun iflasını talep edebileceği ihtarı.
60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.
İtiraz veya şikayet:
Madde 172 – (Değişik: 18/2/1965-538/87 md.)
Ödeme emrine itiraz veya şikayet etmek istiyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden
itibaren beş
gün içinde her türlü itiraz veya şikayetini sebepleri ile birlikte diğer tarafa tebliğ
edilecek
nüshadan bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirmeye mecburdur. Bu dilekçenin bir
nüshası
derhal alacaklıya tebliğ olunur.
1290
İflas davası:
a) İtiraz veya şikayet olunmaması:
Madde 173 – (Değişik: 18/2/1965-538/88 md.)
Borçlu beş gün içinde borcu ödemez, itiraz veya şikayette de bulunmazsa,alacaklı, bu
durumu
tevsik eden ödeme emri nüshası ile ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar
verilmesini
istiyebilir.
(Ek: 9/11/1988-3494/35 md.) İflas takibi kesinleştiğinde 166 ncı maddenin ikinci
fıkrasındaki
usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer
alacaklılar davaya
müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek
mahkemeden
talebin reddini isteyebilirler.
Mahkeme, takip dosyasını getirtir ve basit yargılama usulü ile yapacağı inceleme sonunda
borcun
ödenmediği, itiraz ve şikayette de bulunmadığını tesbit ederse yedi gün içinde faiz ve
icra
masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo
edilmesini 158
inci madde uyarınca emreder. Bu emir yerine getirilmezse borçlunun iflasına karar
verilir. Şu
kadar ki, borçlu ödeme emrinde yazılı müddetin geçmesinden sonra borcu ödediğine dair
resmi bir
belge ibraz ederse iflas yolu ile takip talebi ve iflas davası düşer.
Borçlu, ticaret mahkemesine 65 inci maddeye göre gecikmiş itirazda bulunabilir. Mahkeme
mazereti
yerinde görürse iflas davasını 174 üncü madde uyarınca karara bağlar.
b) İtiraz veya şikayet olunması:
Madde 174 – (Değişik: 18/2/1965-538/89 md.)
Alacaklı, borçlunun itiraz ve şikayetinin kaldırılmasını ve iflasına karar verilmesini
ticaret
mahkemesinden istiyebilir. Mahkeme 158 inci madde uyarınca iflas davasını karara bağlar.
c) İstirdat davası:
Madde 175 – (Değişik: 18/2/1965-538/90 md.)
İflas takibine itiraz etmemesi yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödeyen kimse 72 nci
madde
uyarınca geri almak hakkını haizdir.
d) Uygulanacak hükümler:
Madde 176 – (Değişik: 18/2/1965-538/91 md.)
156 ncı maddenin son fıkrası ile 157 ila 166 ncı madde hükümleri burada da uygulanır.
C) MÜŞTEREK HÜKÜMLER
Alacaklı ve borçluya verilecek belgeler:
Madde 176/a – (Ek: 18/2/1965-538/92 md.)
İcra dairesi 60 ve 64 üncü maddeler gereğince alacaklıya ödeme emrinin bir nüshasını
verir.
Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.
Birden fazla borçlu bulunması:
Madde 176/b – (Ek: 18/2/1965-538/92 md.)
Bir çek, poliçe veya emre muharrer senedin takip edilen borçlusu birden ziyade olup da
hepsi
iflasa tabi şahıslardan ise, alacaklının bunlar hakkında aynı talepte (Haciz veya iflas)
bulunması lazımdır. Bu halde, borçlu tarafından itiraz vukuunda talebin mahiyetine göre
169, 169
a. ve 170 inci veya 174 üncü maddeler hükümleri uygulanır.
1291 / 1292-1
Bir senetle takip edilen borçlular içinde iflasa tabi olmıyan bir şahıs bulunup da
alacaklı
iflasa tabi olanlar aleyhine iflas, tabi olmıyanlar aleyhine haciz yoluna gitmek
isterse, bu
yollara mahsus ayrı iki takip talebinde bulunmaya mecburdur. Bu halde takip
taleplerinden birine
kambiyo senedinin icra memuru tarafından tasdik edilmiş bir sureti eklenir. İcra memuru,
senedin
bu suretine, senedin aslının kendisinde bulunduğunu yazar.
DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS HALLERİ
Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas:
A – Alacaklının talebi:
Madde 177 – Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi
borçlunun
iflasını isteyebilir.
1 – Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar,
alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs
eder yahut
haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;
2 – Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa;
3 – 308 inci maddedeki hal varsa;(1)
4 – İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye’de bir
yerleşim
yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır.
(Ek: 9/11/1988-3494/36 md.) Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fikrası burada da
uygulanır.
B – Borçlunun müracaatiyle:
Madde 178 – (Değişik: 18/2/1965-538/93 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/37 md.) İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu
bildirerek
yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir. Borçlu, bu halde bütün aktif ve pasifi ile
alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek
zorundadır. Bu
belge mahkemeye ibraz edilmedikçe iflasa karar verilemez.
(Ek: 9/11/1988-3494/37 md.) İflas talebi l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle
ilan
edilir. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde davaya müdahale
veya
itiraz ederek, borçlunun iflas talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını
ödemeyi
geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.
İflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılardan birinin haciz yolu ile takibi neticesinde
yapılan
haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olup da kalanı muaccel ve vadesi
bir
sene içinde hülül edecek diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa borçlu derhal aczini
bildirerek
iflasını istemeye mecburdur.
___________________
(1) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu bentte yer alan “301
inci”
ibaresi “308 inci” şeklinde değiştirilmiştir.
1292 / 1292-2
Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflâsı:(1)
Madde 179- (Değişik: 28/2/2018-7101/3 md.)
Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden
düzenlenen
ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler
veya şirket
ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından
beyan ve
mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar
verilir.
Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163
sayılı
Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır.
Erteleme yargılaması:(2)
Madde 179/a- (Ek: 17/7/2003-4949/50 md.; Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)
Erteleme kararı ve sonuçları:(3)
Madde 179/b- (Ek: 17/7/2003-4949/50 md.; Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)
Kanun yolları:
Madde 179/c- (Ek: 15/7/2016-6728/4 md., Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)
Reddolunan miraslar:
Madde 180 – Reddolunan mirasların tasfiyesi sekizinci bap hükümlerine göre ait olduğu
mahkemece
yapılır. Terekenin resmen tasfiyesine dair Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur.
Usul:
Madde 181 – 159, 160, 164, 165 ve 166 ncı maddeler bu fasıl hükmüne göre vukua gelen
iflaslara
da tatbik olunur.
İFLASIN KALDIRILMASI
İflasın kaldırılması:
Madde 182 – Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir
beyanname veya
tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato
tasdik
edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının
kendisine
iadesine karar verir.
_________________
(1) Bu madde başlığı; “Anonim, limited, kooperatif şirketlerinin iflası:” iken,
17/7/2003
tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle “Sermaye şirketleri ile
kooperatiflerin
iflâsı:” şeklinde, daha sonra 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle
“Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflası ve iflasın ertelenmesi:” şeklinde, daha
sonra
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
(2) Bu madde başlığı “Erteleme tedbirleri:” iken, 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı
Kanunun 2 nci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(3) Bu madde başlığı “Erteleme kararının etkileri:” iken, 15/7/2016 tarihli ve 6728
sayılı
Kanunun 3 üncüi maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1293
(Değişik ikinci fıkra: 2/3/2005-5311/14 md.) İflâsın kaldırılmasına, alacak hakkındaki
taleplerin kaydı için muayyen müddetin bitmesinden iflâsın kapanmasına kadar karar
verilir.
İflâsın kaldırılması hakkında verilen hükme karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün
içinde
istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden
itibaren
on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.
İflasın kaldırıldığı ilan olunur.
Reddolunmuş bir miras tasfiyesinin durdurulması:
Madde 183 – Bir tereke 180 inci madde mucibince tasfiye halinde bulunur ve tasfiyenin
kapanmasından evvel mirasçılardan biri gelerek mirası kabul eylediğini bildirirse
borçların
ödenmesi için mirasçının teminat göstermesi mukabilinde mahkeme tasfiyeyi durdurur.
YEDİNCİ BAP
İflasın hukuki neticeleri
I – BORÇLUNUN MALLARI HAKKINDA İFLASIN NETİCELERİ:
İflas masası:
Madde 184 – İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde
bulunursa
bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın
kapanmasına kadar
müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer.
Müflis namına gelen mektuplar iflas idaresi tarafından açılır ve sair mevrudelerin de
masaya
gönderilmesi posta idaresine bildirilir.
Rehinli mallar ve üretime yönelik yerler:
Madde 185 – Üzerinde rehin bulunan mallar rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı mahfuz
kalmak
suretiyle masaya girer ve iflas idaresi tarafından en yakın ve münasip zamanda paraya
çevrilip
muhafaza ve satış masrafları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya hakkı verilir. (Ek
cümle:
17/7/2003-4949/51 md.) Ancak, rehin sahibi alacaklı, istediği takdirde iflâstan sonra da
masaya
karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Rehinin kıymeti rehinle temin edilen alacağa kafi gelmiyeceği borsa rayiciyle tahakkuk
eder ve
mürtehin rehnin satılmasını istemezse rehin, masadan muvakkaten çıkarılır.
Rehinli alacak sahibi bu işlere ait muamelelerden dolayı icra mahkemesine şikayet
hakkını
haizdir.
(Ek fıkra: 9/11/1988-3494/38 md.; Değişik fıkra: 28/2/2018-7101/4 md.) 210 uncu maddenin
birinci
fıkrası uyarınca masa hakkında faydalı olmayacağı anlaşıldığı için kapatılıp mühürlenen
yerlerin, üzerinde rehin bulunmasa dahi, ilk alacaklılar toplanması tarafından da uygun
bulunması hâlinde iflâs idaresince derhâl satışı yapılır.
(Ek fıkra: 9/11/1988-3494/38 md.) Bu maddeye göre yapılacak satışlar, 166 ncı maddenin
ikinci
fıkrasındaki usulle ilan edilir.
İhtiyaten veya icraen haczedilen şeyler:
Madde 186 – (Değişik: 18/2/1965-538/94 md.)
İhtiyaten haczedilmiş mallarla iflas açıldığı zaman paraya çevrilmemiş mahcuz mallar
masaya
girer.
İflasın açılmasından evvel paraya çevrilmiş bulunan mahcuz malların bedeli, 138 ila 144
üncü
maddeler hükümlerine göre haciz koyduran alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas
masasına
intikal eder.
İptal davasına tabi haklar:
Madde 187 – 201 inci madde ile 277 den 284 üncüye kadar olan maddeler mucibince iptal
davasına
mevzu olabilecek bütün şeylerin masaya intikali için iflas idaresi lazımgelen davaları
açar.
1294
Bedelinin tahsili için verilmiş emre veya hamiline muharrer senetler:
Madde 188 – Sırf bedelini tahsil etmek için yahut tayin edilen ilerdeki bir tediyeye
karşılık
olarak müflise devredilmiş olan hamiline veya emre muharrer senetleri devredenler geriye
istiyebilir.
Başkasına ait malın satış bedeli:
Madde 189 – Müflis başkasına ait bir malı satıp da iflasın açılmasından evvel parasını
almamış
ise mal sahibi, bu mal için yapılan masrafların masaya tesviyesi mukabilinde alıcıda
olan
alacağın kendisine temlikini yahut satılan şeyin bedeli masaya ödenmiş ise bu bedelin
kendisine
verilmesini istiyebilir.
Satıcının geri alma hakkı:
Madde 190 – Satıldığı ve gönderildiği halde iflasına hükmolunmazdan evvel müflisin eline
geçmiyen mallar için masa tarafından bedeli verilmiş olmadıkça satıcı istirdat
iddiasında
bulunabilir.
(Değişik : 29/6/1956-6763/42 md.) Bu mallar iflasın ilanından evvel taşıma senedi,
konişmento,
makbuz senedi, varant gibi emtiayı temsil eden bir senetle iyi niyet sahibi üçüncü bir
şahsa
satılmış veya rehnedilmiş olurlarsa artık geri alınamazlar.
Müflisin tasarrufa ehliyetsizliği ve poliçe ödenmesi hükümleri:
Madde 191 – Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü
tasarrufu
alacaklılara karşı hükümsüzdür.
İflas açılmadan evvel borçlu tarafından imza edilmiş emre muharrer bir senet veya
üzerine keşide
olunmuş bir poliçe iflasın ilanından evvel vadesinde müflis tarafından ödenmiş olursa
iflastan
haberdar olmıyan ve ödemenin reddi halinde üçüncü bir şahsa rücu hakkını kullanabilecek
vaziyette bulunan hamilden ödenen meblağ geri alınamaz.
Müflise ödeme:
Madde 192 – İflasın açılmasından sonra müflis hiçbir ödeme kabul edemez. Müflise ödemede
bulunan
kimse müflisin alacaklılarına karşı ancak masaya giren para veya kıymet nispetinde
borcundan
kurtulur. Bununla beraber iflasın ilanından evvel müflise ödemede bulunan borçlu
iflastan haberi
yoksa borcundan kurtulur.
Takibin durması ve düşmesi:
Madde 193 – (Değişik: 18/2/1965-538/95 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/39 md.) İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla
yapılan
takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur.
İflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer.
İflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı birinci fıkradaki takiplerden hiçbiri
yapılamaz.
(Ek: 9/11/1988-3494/39 md.) Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan
sonra da
takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilir ve satış bedeli 151 inci
maddeye
göre rehinli alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas masasına intikal eder. Şu
kadar ki,
takip alacaklısı, iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yolu ile
takipten
vazgeçerek, rehnin 185 inci maddeye göre satılmasını isteyebilir.
1295
Hukuk davalarının tatili:
Madde 194 – (Değişik birinci fıkra : 9/11/1988-3494/40 md.) Acele haller müstesna olmak
üzere
müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci
toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden,
vücut
üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya
nafaka
işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili
olarak
açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz.
Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez.
ALACAKLILARIN HAKLARI ÜZERİNE İFLASIN TESİRLERİ
Müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi:
Madde 195 – Borçlunun gayri taşınır mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan
alacaklar
müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın
açıldığı güne
kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.
(Değişik: 9/11/1988-3494/41 md.) Müflisin vadesi gelmemiş faizsiz borçlarından yıllık
kanuni
faiz hesabıyla iskonto yapılır.
Faiz:
Madde 196 – (Değişik: 9/11/1988-3494/42 md.)
İflasın açılması ile birlikte, iflas masasına giren alacaklarda faiz işlemeye devam
eder.
Rehinle temin edilmemiş alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır.
Ancak, bu maddeye göre alacaklılara tahakkuk edecek faiz ödemeleri, 195 inci maddeye
göre
hesaplanan ana paralar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılır.
Şarta muallak alacaklar:
Madde 197 – Alacaklı talikı bir şarta veya gayri muayyen bir vadeye muallak bulunan
alacağını da
kaydettirebilir. Fakat hissesini şartın tahakkukunda veya vadenin hulülünde alır.
Kaydı hayatla irat mukavelenamesinden doğan iddialarda Borçlar Kanununun 509 uncu
maddesinin 3
üncü fıkrası hükmü caridir.
Mevzuu para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi:
Madde 198 – Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir.
Şu kadar
ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep
ederse
iflas idaresi teminat gösterir.
Borçlar Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur.
Tamam olmuş satışların ifası:
Madde 199 – İflasın açılmasından evvel borçluya bir mal satıp teslim eden satıcı fesih
ve geri
almak hakkını açıkça muhafaza etmiş olsa bile, akti feshedemez ve sattığını geri alamaz.
Takas:
Madde 200 – Alacaklı alacağını müflisin kendinde olan alacağı ile takas edebilir.
Aşağıdaki
hallerde takas yapılamaz.
1 – Müflisin borçlusu iflas açıldıktan sonra müflisin alacaklısı olursa;
2 – Müflisin alacaklısı iflas açıldıktan sonra müflisin veya masanın borçlusu olursa;
3 – Alacaklının alacağı hamile muharer bir senede müstenit ise.
(Değişik: 29/6/1956-6763/42 md.) Anonim, limited ve kooperatif şirketlerin iflasları
halinde
esas mukavele gereğince verilmesi lazımgelen hisse senedi bedellerinin henüz ödenmemiş
olan
kısımları veya konması taahhüt edilen ve fakat konmamış olan sermayeler bu şirketlerin
borçlariyle takas edilemez.
1296
Takasa itiraz:
Madde 201 – Müflisin borçlusu iflasın açılmasından evvel alacaklısının aciz halinde
bulunduğunu
bilerek masanın zararına kendisine veya üçüncü bir şahsa takas suretiyle bir menfaat
temin etmek
için müflise karşı bir alacak ihdas ederse bu takasa mahkemede itiraz olunabilir.
Müflisin kefil olduğu borçlar:
Madde 202 – Müflisin kefil olduğu borçlar vadeleri gelmese bile masaya zimmet olarak
kaydolunur.
Masa ödediği para nispetinde asıl ve müşterek borçluların alacaklıları yerine geçer
(Borçlar
Kanunu 496.) Asıl borçlunun veya müşterek borçlulardan birinin iflası halinde 203 ve 204
üncü
maddeler tatbik olunur.
Müşterek borçluların bir zamanda iflası:
Madde 203 – Bir borcu birlikte taahhüt edenlerin iflas muameleleri bir zamana tesadüf
ederse
alacaklı alacağının tamamını müflislerin her birinin masasından istiyebilir.
Toplanan hisseler alacak yekünundan fazla ise bu fazla müşterek borçlusuna karşı
mükellef olduğu
hisseden ziyade ödemede bulunmuş olan masalara intikal eder.
Ödedikleri hisselerin mecmuu alacak miktarını geçmedikçe masaların yekdiğerine rücu
hakları
yoktur.
Müflisle birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi:
Madde 204 – Alacaklı müflisle birlikte borçlu olandan alacağının bir kısmını almış ise
müşterek
borçlunun müflise rücu hakkı olsun olmasın borcun tamamı masaya kaydolunur.
İflas masasına kaydolunmak hakkı alacaklının ve müşterek borçlunundur.
Alacaklı masaca yapılan taksimde alacağının tamamına düşen hisseden alacağını
tamamlıyacak
kadarını alır; geriye kalan paradan müşterek borçluya, rücu hakkı olduğu miktara düşen
hisse
verilir. Artan para da masaya kalır.
Kollektif şirketin ve gayrimahdut mesuliyetli şeriklerin iflası:
Madde 205 – Bir kollektif şirket ile şeriklerden birisinin iflas muameleleri bir zamana
tesadüf
ederse şirketin alacaklıları bütün alacaklarını şerikin de masasına kaydettirirler;
ancak şirket
masasından alamadıkları miktarı müflis şerikin masasından istiyebilirler. Bu miktarın
mütaaddit
şerikler tarafından ödenmesi halinde 203 ve 204 üncü maddeler tatbik olunur. Şirket
iflas
etmeksizin şeriklerden birisi iflas ederse şirketin alacaklıları alacaklarının tamamıyle
masaya
kabul olunurlar. Müflis şerikin masası 202 nci maddede yazılı olduğu gibi şirket
alacaklıları
yerine geçer.
Adi ve rehinli alacakların sırası:
Madde 206 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
(Değişik birinci fıkra: 28/2/2018-7101/5 md.) Alacakları rehinli olan alacaklıların
satış tutarı
üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden
muayyen
eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi, rehinli alacaklardan sonra gelir.
Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken
her
rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka
alacaklar da
varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenasübe riayet edilir.
Alacakları taşınmaz rehniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın
faiz ve
eklentisine şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehnine müteallik hükümlerine göre tayin
olunur.
(Ek cümle: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga cümle: 14/1/2011-6103/41 md.) (…)
1297
(Değişik dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış
olan
veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile
verilmek
üzere kaydolunur:
Birinci sıra:
A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde
tahakkuk etmiş
ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona
ermesi
üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,
B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması
veya
bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan
tesislere veya
derneklere olan borçları,
C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası
gereken
aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.
İkinci sıra:
Velâyet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki
nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları;
Ancak bu alacaklar, iflâs, vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların
bitmesini
takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya
takibin
devam ettiği müddet hesaba katılmaz.
Üçüncü sıra:
Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar.
Dördüncü sıra:
İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin hesaplanmasında
aşağıdaki
süreler hesaba katılmaz:
İflâsın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi.
İflâsın ertelenmesi süresi.
Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre.
Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı
verilmesine kadar
geçen süre.
(Ek fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) Gemilerin paraya çevrilmesi hâlinde yapılacak sıra
cetveli,
bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk
Ticaret
Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir.
Sıralar arasındaki münasebet:
Madde 207 – Her sıranın alacaklıları aralarında müsavi hakka maliktirler.
Bir sıra evvelki alacaklılar alacaklarını tamamen almadıkça sonra gelen sıradakiler bir
şey
alamazlar.
SEKİZİNCİ BAP
İflasın tasfiyesi
I – MASANIN TEŞKİLİ:
Defter tanzimi:
Madde 208 – İflasın açılması kendisine tebliğ olunur olunmaz iflas dairesi müflisin
mallarının
defterini tutmağa başlar ve muhafazaları için lazımgelen tedbirleri alır.
Başka bir kaza dahilinde bulunan mallar hakkında bu muamele ora iflas dairesi
vesatatiyle
yapılır.
(Ek: 9/11/1988-3494/43 md.) İflas dairesi iflas kararının kendisine tebliğinden itibaren
en geç
iki ay içinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağına karar vermek zorundadır.(1)
____________________
(1) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “üç”
ibaresi
“iki” şeklinde değiştirilmiştir.
1298
Müflisin vazifeleri:
Madde 209 – Müflis defter tutulurken bulunarak mallarını iflas dairesine göstermeğe ve
emrine
hazır bulundurmağa mecburdur.
Müflisi hazır bulundurmak mümkün olmazsa bu mecburiyet onunla bir arada yaşamış
kimselerin reşit
olanlarına düşer.
İflas dairesi bu mecburiyet kandilerine teveccüh eden kimselere kanunun hükmünü ihtar
eder.
Teminat tedbirleri:
Madde 210 – (Değişik birinci fıkra: 28/2/2018-7101/7 md.) İflâs dairesi; müflisin
mağazalarını,
eşya depolarını, fabrikalarını, imalathanelerini ve üretime yönelik sair yerlerini,
perakende
satış dükkânlarını ve buna mümasil yerlerini, masa hakkında faydalı olacağı anlaşılırsa
ilk
alacaklılar toplanmasına kadar kontrolü altında idare eder; aksi takdirde bu yerleri
kapatıp
mühürler.
(Mülga ikinci fıkra: 28/2/2018-7101/7 md.)
Daire, paraları, kıymetli evrakı, ticari ve ev idaresine ait defterleri ve sair her
hangi
ehemmiyeti haiz evrakı muhafaza altına alır.
Başka malları defter tutuluncıya kadar mühürler. Daire lüzum görürse defter tutulduktan
sonra
tekrar mühürler.
Daire müflisin kullandığı yerler haricinde bulunan eşyayı da muhafaza altına alır.
Haczi caiz olmıyan eşya hakkında:
Madde 211 – Daire 82 nci maddede sayılan malları deftere kaydetmekle beraber müflisin
elinde
bırakır.
Üçüncü şahıslara ait mallar:
Madde 212 – Üçüncü şahısların mülkü olarak gösterilen yahut bunlar tarafından mülkiyeti
iddia
olunan mallar, bu cihetler de şerh verilerek deftere kaydolunur.
Taşınmazlar üzerinde üçüncü şahısların hakları:
Madde 213 – Müflisin taşınmazları üzerinde sicilden anlaşılan üçüncü şahıslara ait
haklar re’sen
deftere işaret olunur.
Kıymet takdiri:
Madde 214 – Deftere geçirilen her malın kıymeti takdir olunur.
Defterin müflis tarafından tanınması:
Madde 215 – Daire doğruluğu ve noksansızlığı hakkında beyanda bulunmak üzere tutulan
defteri
müflise gösterir.
Müflisin cevabı deftere yazılır ve kendisine imza ettirilir.
Müflisin mükellefiyetleri:
Madde 216 – Kendisine ayrıca müsaade edilmiyen müflis tasfiyenin devamı müddetince iflas
idaresinin emri altında bulunmakla mükelleftir ve icabında zabıta kuvvetleriyle
getirilir. İflas
idaresi müflise hususiyle emri altında tuttukça münasip miktarda muavenette bulunabilir.
Tasfiyenin tatili:
Madde 217 – Masaya ait hiç bir mal bulunmazsa iflas dairesi tasfiyenin tatiline karar
verir ve
ilan eder. Bu ilanda alacaklılar tarafından otuz gün içinde iflasa mütaallik
muamelelerin
tatbikına devam edilmesi istenilerek masrafı peşin verilmediği takdirde iflasın
kapatılacağı
yazılır.
ALACAKLILARI DAVET
Basit tasfiye:
Madde 218 – İflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin tasfiye masraflarını
koruyamıyacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü tatbik olunur.
1299
Bu takdirde iflas dairesi, alacaklıları yirmi günden az ve iki aydan çok olmamak üzere
tayin
edilecek müddet içinde alacaklarını ve iddialarını bildirmeğe ilanla davet eder. Bu
müddet
içinde alacaklılardan biri masrafları peşin vermek suretiyle tasfiyenin adi şekilde
yapılmasını
isteyebilir.
Basit tasfiyede iflas dairesi alacaklıların menfaatlerine muvafık surette malları paraya
çevirir
ve başka merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve sıralarını tayin ederek
bedellerini
dağıtır.
Tasfiyenin kapandığı ilan olunur.
Adi tasfiye ve iflasın açılmasının ilanı:
Madde 219 – (Değişik birinci fıkra : 9/11/1988-3494/44 md.) Tasfiye adi şekilde
yapılacak ise,
iflas dairesi 208 inci maddeye göre vereceği karar tarihinden itibaren en geç on gün
içerisinde
keyfiyeti 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan eder. Bu maddedeki sürelerin
hesabında son ilan tarihi esas alınır.
İlanda:
1 – Müflisin hüviyeti, yerleşim yeri ve iflasın açıldığı tarih;
2 – Alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara alacaklarını ve istihkaklarını
ilandan bir
ay içinde kaydettirmeleri ve delillerinin (senetler ve defterler hulasaları v.s.) asıl
veya
musaddak suretlerini tevdi eylemeleri, (pek uzak yerlerde veya yabancı memleketlerde
ikamet eden
alacaklılar için müddet uzatılabilir.)
3 – Hilafına haraket cezai mes’uliyeti müstelzim olmak üzere müflisin borçlularının aynı
müddet
içinde kendilerini ve borçlarını bildirmeleri;
4 – Müflisin mallarını her ne sıfatla olursa olsun ellerinde bulunduranların o mallar
üzerindeki
hakları mahfuz kalmak şartiyle bunları aynı müddet içinde daire emrine tevdi etmeleri ve
etmezlerse makbul mazeretleri bulunmadıkça cezai mes’uliyete uğrayacakları ve rüçhan
haklarından
mahrum kalacakları;
5 – İlandan nihayet on gün içinde toplanmak üzere alacaklıların ilk içtimaa gelmeleri ve
müflis
ile müşterek borçlu olanlar ve kefillerinin ve borcu tekeffül eden sair kimselerin
toplanmada
bulunmağa hakları olduğu yazılır.
Reddedilen miraslarda alacaklıları davet:
Madde 220 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Reddedilen bir mirasın tasfiyesi lazım geldikte miras hükümleri mucibince evvelce
alacaklılar
davet edilmiş ise yukarıdaki maddeye göre kayıt müddeti on güne indirilir. Evvelce
alacaklarını
kayıt ettirenler için yeniden müracaata lüzum yoktur.
III. MASANIN İDARESİ
İlk alacaklılar toplanması:
Madde 221 – (Değişik: 6/6/1985-3222/25 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/45 md.) İlk alacaklılar toplantısına iflas müdürü veya
yardımcılarından
biri başkanlık eder. Müdür, alacaklı oldukları tercihan ellerinde noter veya ipotek
senedi gibi
resmi senetle yahut 68/b ve 150/ı maddelerinde belirtilen belgelerle sabit olan
kişilerden bir
veya iki alacaklı veya mümesilleriyle birlikte bir büro teşkil eder.
Kendileri veya mümessilleri bulunan alacaklılar, malum alacaklar tutarının en az dörtte
birini
temsil etmesi halinde toplantı nisabı hasıl olur. Toplantıda bulunanlar beş kişiden az
ise
bunların, alacak tutarının yarısına sahip olması şarttır.
Kararlar, alacak tutarı ekseriyeti ile alınır.
1300
Reylerin muteber olup olmayacağı hakkındaki ihtilafı büro halleder. Büronun işlemlerine
karşı
ilgililer toplantı tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayette
bulunabilirler. Şikayet sebebinin yerinde görülmesi ancak karar ekseriyetinin bozulması
halinde
nazara alınır. Aksi takdirde şikayet red olunur.
Toplantı veya karar nisabının oluşmaması:(1)
Madde 222- (Değişik: 17/7/2003-3939/53 md.)
Alacaklılar toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit olunur.
Bu hâlde
daire, ikinci alacaklılar toplanmasına kadar masayı idare eder ve tasfiyeye başlar.
İflas idaresi ve iflas dairesinin vazifeleri:
Madde 223 – (Değişik: 6/6/1985-3222/26 md.)
İflas idaresi üç kişiden oluşur. Toplanan alacaklıların yapacağı seçimde, bu sayının iki
katı,
bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip kişi aday gösterilir. Bu adaylardan dört
adedi alacak
tutarına göre ekseriyeti teşkil edenlerce, iki adedi ise alacaklılar sayısı itibariyle
ekseriyeti teşkil edenlerce seçilir ve icra mahkemesine bildirilir. İcra mahkemesi,
iflas
idaresini teşkil edecek üç kişiden ikisini alacak ekseriyetine sahip olanların
gösterdiği dört
aday, birini ise alacaklı ekseriyetinin gösterdiği iki aday arasından seçer.
Tasfiye, iflas dairesince, yukarıdaki fıkraya göre teşkil edilen iflas idaresine havale
olunur.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/54 md.) İflâs idaresi toplantıları, idare
memurlarının
veya herhangi bir alacaklının gündem belirlemek suretiyle yapacağı talep üzerine iflâs
dairesi
müdürünün toplantı gününden en az yedi gün önce göndereceği çağrı üzerine yapılır. İflâs
idaresi, kararlarını çoğunlukla alır; ancak toplantıya her üç iflâs idare memurunun da
katılmaması hâlinde iflâs dairesi müdürü iflâs idaresinin görevini yüklenir ve iflâs
idaresi
adına tek başına karar alır. Toplantıya iflâs idaresi memurlarından birinin veya
ikisinin
iştiraki hâlinde iflâs dairesi müdürü de bu toplantıya katılır. Karar alınamaması
hâlinde iflâs
dairesi müdürünün oyu doğrultusunda işlem yapılır. İflâs masasına alacaklı olarak
müracaat eden
alacaklılar, tebligata elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığınca çıkarılacak
tarifede
gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflâs idaresince
alınacak
kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar
hakkında
iflâs idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden
itibaren
işlemeye başlar.
İflas idaresine, Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve iki yılda bir yenilenen ücret
tarifesine göre
ücret ödenir.
İflas idaresi iflas dairesinin murakabesi altındadır. Bu halde iflas dairesi aşağıdaki
görevleri
yerine getirir:
Alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görmediği bütün
tedbirlere
ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan
kararlardan
kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine yedi gün içinde icra mahkemesine müracaatla
itiraz
etmek.
İflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarını
icra
mahkemesinin tasdikine arz etmek.
Toplanmada verilen kararlar:
Madde 224 – (Değişik birinci fıkra: 28/2/2018-7101/8 md.) Alacaklılar toplanması,
bilhassa
müflisin sanat veya ticaretinin devamı, fabrikaları, imalathaneleri ve üretime yönelik
sair
yerleriyle mağazalarının, eşya depolarının, perakende satış dükkânlarının faaliyetlerine
devam
edip etmemesi, muallak davalar ve pazarlıkla satışlar hakkında müstacel kararlar
verebilir.
___________________
(1) Bu madde başlığı “İlk alacaklılar toplanması mümkün olmazlarsa:” iken, 17/7/2003
tarihli ve
4949 sayılı Kanunun 53 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1301
Müflis bir konkordato teklif ederse alacaklılar tasfiyeyi tatil edebilirler.
Kararlar aleyhine müracaat:
Madde 225 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Alacaklılar toplanmasının kararlarından dolayı her alacaklı tarafından yedi gün içinde
icra
mahkemesine şikayet olunabilir. İcra mahkemesi iflas Dairesinin mütalaasını aldıktan ve
icabında
şikayet edeni ve dinlenmelerini istiyen alacaklıları da dinledikten sonra kısa bir
zamanda
kararını verir.
İflas idaresinin vazifesi:
Madde 226 – Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini
gözetmek ve
tasfiyeyi yapmakla mükelleftir.
(Değişik: 6/6/1985-3222/27 md.) İdare, ikimilyar liraya kadar olan alacaklardan doğrudan
doğruya, daha ziyade alacaklardan alacaklılar toplanmasının vereceği yetkiyle sulh
olabilir ve
tahkim yapabilir.(1)
İflas idaresinin vazife ve mes’uliyeti:
Madde 227 – (Değişik: 6/6/1985-3222/28 md.)
8 inci maddenin bir ve ikinci fıkraları ve 9,11,16 ve 359 uncu maddelerin icra
dairelerine ait
hükümleri iflas idaresi hakkında da uygulanır. (Ek cümle: 28/2/2018-7101/9 md.) İflâs
idaresi,
iflâs masasına kabul edilen alacaklılara, talepleri hâlinde iflâs tasfiyesinin seyri ile
müteakip işlemlerin planı ve takvimi hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
(Ek ikinci fıkra: 9/11/1988-3494/46 md.; Mülga: 2/3/2005-5311/28 md.)
İcra mahkemesi, iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisine sahip olup gerektiğinde iflas
idaresini
teşkil edenlerin görevine son verebilir. İcra mahkemesi, görevine son verilen veya
istifa edenin
yerine, önceki adaylar arasından 223 üncü maddedeki esaslar dairesinde yenisini seçer.
İflas idaresini teşkil edenler kusurlarından ileri gelen zarardan sorumludurlar. Bu
davalara
adliye mahkemelerinde bakılır.
İflas idaresini teşkil edenler Türk Ceza Kanununun uygulanmasında memur sayılırlar.
Üçüncü şahısların istihkak iddiaları:
Madde 228 – (Değişik: 18/2/1965-538/96 md.)
Üçüncü şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulan eşyanın kendilerine verilip
verilmiyeceğini iflas idaresi kararlaştırır.
İflas idaresi; istihkak iddiasını reddederse, üçüncü şahsa icra mahkemesinde istihkak
davası
açması için yedi günlük bir mühlet tayin ve tebliğ eder. Bu mühleti geçiren üçüncü
şahıs, masaya
karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.
İstihkak davasına, genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır.
İcra mahkemesi, icabında istihkak davacısından masanın muhtemel zararına karşı teminat
istiyebilir.
Masa alacaklarının tahsili, müstacel satış:
Madde 229 – İflas idaresi, masanın vadesi gelmiş alacaklarını tahsil ve lüzumunda takip
veya
dava eder.
______________________
(1) Bu fıkrada yer alan “ikiyüzbin” ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 55
inci
maddesiyle “ikimilyar” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
1302
Kıymeti düşecek yahut muhafazası masraflı olacak şeyler geciktirilmeksizin satılır.
Borsa veya
piyasada fiyatı bulunan esham ve eşya derhal paraya çevrilebilir. Sair mallar ancak
ikinci
alacaklılar toplanmasından sonra satılır.
Üzerinde rehin hakkı bulunan mallar 185 inci madde hükmüne tabidir.
ALACAKLARIN TAHKİKİ VE SIRALARIN TAYİNİ
İddia edilen alacakların tetkiki:
Madde 230 – İdare, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olunan müddet
bittikten
sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi bulundurmak mümkünse her iddia hakkında
ne
diyeceğini sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir.
Tapu sicilline yazılı alacaklar:
Madde 231 – Tapu siciline yazılı olan alacaklar; kayıt için müracaat edilmemiş olsa bile
işliyen
faizle kabul olunurlar.
Alacaklılar sıra cetvelinin müddet ve şekli:
Madde 232 – (Değişik: 28/2/2018-7101/10 md.)
Alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflâs idaresinin
seçilmesinden itibaren en geç iki ay içinde iflâs idaresi tarafından 206 ncı ve 207 nci
maddelerde yazılı hükümlere göre alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılır ve
iflâs
dairesine bırakılır. Zorunlu hâllerde iki ayın hitamından önce iflâs idaresinin icra
mahkemesine
başvurması hâlinde icra mahkemesi bir defaya mahsus olmak üzere bu süreyi en çok iki ay
daha
uzatabilir. Süresi içinde sıra cetvelinin verilmemesi hâlinde iflâs dairesinin durumu
icra
mahkemesine intikal ettirmesi üzerine iflâs idaresi üyelerinin vazifesine son verilir ve
sebketmiş hizmetleri için kendilerine bir ücret tahakkuk ettirilmez. Mahkeme ayrıca bu
üyelerin
bir yıldan az olmamak ve üç yılı geçmemek kaydıyla herhangi bir iflâs idaresinde görev
almalarını yasaklayabilir, bu karar kesindir.
Reddedilen alacaklar:
Madde 233 – (Değişik: 9/11/1988-3494/48 md.)
Sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ile birlikte gösterilir. Ancak,
iflas
idaresi ipotekle temin edilmiş alacakla ilgili olarak bunu doğuran sebep veya ipotek
limiti
miktarı bakımından red kararı vermeyip, kabul etmediğini ikinci alacaklılar toplantısına
bildirir. İpoteğin iptali veya miktarının tenzili iddiasını takip hakkı, isteyen
alacaklıya 245
inci madde hükmü çerçevesinde devrolunur.
Alacaklılar sıra cetveli, ilan ve ihbar:
Madde 234 – (Değişik birinci fıkra: 6/6/1985-3222/29 md.) İflas idaresi sıra cetvelini
iflas
dairesine verir ve alacaklıları 166 ncı maddenin 2 nci fıkrasındaki usule göre ilan
yoluyla
haberdar eder.
İddialarının tamamı veya bir kısmı reddedilen yahut iddia ettikleri sıraya kabul
edilmiyen
alacaklılara doğrudan doğruya haber verilir.
Sıra cetveline itiraz ve neticeleri:
Madde 235 – (Değişik: 18/2/1965-538/97 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/49 md.) Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından
itibaren
onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya
mecburdurlar. 223
üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği
halinde
ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği
konusunda
302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.(1)
____________________
(1) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “297
nci
maddenin son fıkrasına” ibaresi “302 nci maddenin altıncı fıkrasına” şeklinde
değiştirilmiştir.
1303
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya
karşı
açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz
ediyorsa
davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse
dava
masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene
verilir ve
artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü
ile
görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise
şikayet
yoliyle icra mahkemesine arz olunur.
Geç kalan müracaatlar:
Madde 236 – Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul
olunur.
Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin
vermeğe
cebrolunabilir.
Müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmıya alacaklının iştirak hakkı yoktur.
İflas idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilan ile
alacaklılara bildirir.
235 inci madde hükmü burada da caridir.
MASANIN TASFİYESİ
İkinci alacaklılar toplanması:
Madde 237 – (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988-3494/50 md.) İflas idaresi, alacakların
tespit
işini yaptıktan sonra, 232 nci maddedeki sürenin bitiminde alacakları tamamen veya
kısmen
idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış alacaklılardan
235 inci
maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanları da ikinci toplantıya ilanla davet
eder.
İlan, en az yirmi gün evvel yapılır ve ilanın birer nüshası alacaklılara gönderilir.
Konkordato teklifi hakkında müzakere cereyan edecekse davette bu cihet de
bildirilmelidir.
Toplanmıya iflas memuru veya yardımcısı reislik eder. 221 inci maddenin 2 ve 3 üncü
fıkraları
burada da caridir.
İkinci alacaklılar toplanmasının yetkisi:
Madde 238 – İflas idaresi tasfiyenin cereyanı şekline ve alacaklarla borçların
vaziyetine dair
alacaklılar toplanmasına mufassal bir rapor verir.
Alacaklılar toplanması iflas idaresini vazifelerinde bırakmak isterse bu hususta ve
masanın
menfaati için zaruri gördüğü diğer hususlarda icap eden kararları verir.
Toplantı ve karar nisabının oluşmaması:(1)
Madde 239- (Değişik: 17/7/2003-4949/56 md.)
Alacaklıların toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit olunur.
Bu
halde iflâs idaresi tasfiye kapanıncaya kadar işe devam eder.
Yeniden alacaklılar toplanması:
Madde 240 – (Değişik: 6/6/1985-3222/30 md.)
Alacaklıların ekseriyeti ister yahut iflas idaresi lüzumuna kani olursa yeniden
alacaklılar
toplanması için davet yapılabilir. Yeniden alacaklılar toplantısının gündemindeki
konular
hakkında alacaklıların oyu, kendilerinin bilinen adreslerine taahhütlü bir mektupla
yazılacak
davet üzerine ve imzası noterlikçe tasdikli cevap yazısı ile elde edilebilir.
Nisap hakkında 221 inci madde hükümleri uygulanır.
______________________
(1) Bu madde başlığı “Toplanma mümkün olmazsa:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı
Kanunun
56 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1304
Malların paraya çevrilmesi usulü:
Madde 241 – Masaya ait mallar iflas idaresi marifetiyle açık artırma yahut alacaklılar
karar
verirlerse pazarlık suretiyle satılır.
Üzerlerinde rehin hakkı bulunan eşya ancak rehin sahibi alacaklıların da muvafakati
halinde
pazarlık suretiyle satılabilir.
(Ek üçüncü fıkra: 28/2/2018-7101/12 md.) Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir
bütün
hâlinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve haklar bir
bütün
olarak paraya çevrilir.
Artırmanın ilanı:
Madde 242 – Satış ilanında artırmanın yapılacağı yer gün ve saat yazılır. Satılan
taşınmaz ise
ilan en aşağı bir ay evvel yapılır. İlanda satış şartlarının iflas dairesinde ne günden
itibaren
görüleceği dahi gösterilir.
İpotek alacaklısına ilandan bir nüsha verilir ve kendisine tahmin edilen bedel
bildirilir.
Artırma ve İhale:
Madde 243 – İflas idaresi tarafından artırma ile satılacak taşınır ve taşınmaz malların
ihalesi
115 ve 129 uncu maddelerin 185 inci maddeye muhalif olmıyan hükümlerine göre yapılır.
Taşınır satışlarında 242 nci madde hükmü tatbik olunur. (1)
Artırma suretiyle satışın şartları:
Madde 244 – (Değişik: 18/2/1965-538/98 md.)
117, 118, 124, 125, 130, 131, 133, 134 ve 135 inci maddeler burada da uygulanır. İcra
dairesine
ait vazifeler iflas idaresi tarafından görülür.
Münazaalı hakların talep eden alacaklılara temliki :
Madde 245 – Alacaklıların masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görmedikleri bir
iddianın
takibi hakkı istiyen alacaklıya devrolunur. Hasıl olan neticeden masraflar çıkarıldıktan
sonra
devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır.
Aile yurtları:
Madde 246 – Aile yurtları hakkındaki Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur.
PARALARIN PAYLAŞTlRlLMASl
Pay cetveli ve son hesap :
Madde 247 – Satılan malların bedeli tahsil edilip alacaklıların sıra cetveli katileşince
iflas
idaresi paraların pay cetvelini ve son hesabını yapar.
İflas masrafları ve masanın borçları:
Madde 248 – İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar önce çıkarılır.
Rehinlerin
bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır.
Pay cetvelinin iflas dairesine bırakılması:
Madde 249 – Pay cetveli ve son hesap iflas dairesine bırakılır ve orada on gün kalır.
İflas idaresince bırakılma keyfiyeti ve payının miktarı her alacaklıya bildirilir.
Dağıtma :
Madde 250– (Değişik: 17/7/2003-4949/57 md.)
Dağıtıma yukarıdaki maddede yazılı bırakılma müddeti bittikten sonra başlanır. Şikâyet
vaki
olmuşsa, dağıtım bu şikâyet üzerine verilecek kararın dağıtıma etkili olabileceği oranda
ertelenebilir. 144 üncü madde hükümleri burada da uygulanır. Tâlikî bir şarta veya
belirli
olmayan bir vadeye bağlı alacaklar için ayrılan paylar hakkında 9 uncu madde hükümleri
uygulanır.
–––––––––––––––––
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “116
ve 242
nci maddeler” ibaresi “242 nci madde” şeklinde değiştirilmiştir.
1305
Borç ödemeden aciz vesikası :
Madde 251 – (Değişik: 18/2/1965-538/99 md.)
İdare, paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış olan her alacaklıya ödenmemiş
miktar
için aciz vesikası verir. Vesikada müflisin alacağı kabul veya reddettiği yazılır. Kabul
halinde
vesika 68 inci maddenin 1 inci fıkrasında yazılı senet mahiyetinde olur.
(Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/58 md.) 196 ncı madde hükmü saklı kalmak
kaydıyla, aciz
vesikası 143 üncü maddede yazılı olan hukukî sonuçları doğurur. Fakat, müflis yeni mal
iktisap
etmedikçe hakkında yeniden takip talebinde bulunulamaz. Müflis, bu yeni takip üzerine
kendisine
gönderilen ödeme emrine yeni mal iktisap etmediği yolunda itiraz ederse, ihtilaf icra
mahkemesinde genel hükümler ve basit yargılama usulüne göre karara bağlanır. (Ek cümle:
17/7/2003-4949/58 md.) Müflise yeni mal iktisap etmediği itirazında bulunma imkânını
sağlamak
niyetiyle üçüncü kişinin hak sahibi kılındığı ama müflisin fiilen tasarruf ettiği
mallar, üçüncü
kişi bu durumu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, yeni mal sayılır.
Muvakkat dağıtmalar:
Madde 252 – İtiraz müddetinin bitmesinden sonra muvakkat dağıtmalar yapılabilir.
İtiraz üzerine mahkemece henüz intaç edilmemiş bulunan ihtilaflı alacaklar için pay
ayrılıp 250
nci madde hükmü dairesinde muhafaza edilir.
Kaydettirilmemiş alacaklar :
Madde 253 – Evvelce kaydedilmemesinden dolayı tasfiyeye girmemiş olan alacaklara aciz
vesikası
verilen alacaklar hakkındaki hükümler tatbik olunur.
VII. İFLASIN KAPANMASl
Nihai rapor ve kapanma kararı :
Madde 254 – Paralar dağıtıldıktan sonra idare iflasa hükmeden mahkemeye son bir rapor
verir.
Mahkeme iflasın idaresinde hata ve noksan görürse icra mahkemesine bundan haber verir.
Mahkeme, tasfiyenin bittiğini anladıktan sonra kapanma kararı verir.
(Ek fıkra: 2/3/2005-5311/15 md.) İflâsın kapanması hakkında verilen hükme karşı tebliğ
tarihinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi
kararına
karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve
temyiz
incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.
İflas dairesi kapanmayı ilan eder.
İflas kapandıktan sonra :
Madde 255 – İflas kapandıktan sonra tasfiyeden hariç kalmış bir mal bulunduğu haber
alınırsa
iflas dairesi o mala vaziyed edip sattıktan sonra başka bir merasime hacet kalmaksızın
bedelini
eksik alan alacaklılara sıralarına göre dağıtılır.
Evvelce bankaya yatırılmış olupta tasarrufu kabil bir hale gelen paralar hakkında da
hüküm
böyledir.
Şüpheli bir hak mevzuubahis oldukta iflas dairesi alacaklılara keyfiyeti ilan eder yahut
mektupla bildirir ve 245 inci madde mucibince muamele yapılır.
İflasın tasfiyesi müddeti :
Madde 256 – İflas açıldıktan altı ay içinde tasfiye edilmek lazımdır. Bu müddet içinde
tasfiye
muamelesi bitmediği takdirde alacaklılar toplanıp basit tasfiye usulünün tatbikına karar
verebilir. Bu karar da ekseriyeti meblağiyenin husulü şarttır. Böyle bir karar
verilmemişse
tetkik icra mahkemesi icabına göre müddeti uzatır.
1306
DOKUZUNCU BAP
İhtiyati haciz
İhtiyati haciz şartları:(1)
Madde 257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı,
borçlunun
yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer
haklarını
ihtiyaten haczettirebilir.(1)
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya
kendisi
kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli
işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
(Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) (Ek
fıkra:
29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)
İhtiyati haciz kararı :
Madde 258 – İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir.
Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek
deliller
göstermeğe mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
(Ek fıkra:17/7/2003-4949/60 md.; Değişik: 2/3/2005-5311/16 md.) İhtiyatî haciz talebinin
reddi
halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu
öncelikle
inceler ve verdiği karar kesindir.
İhtiyati hacizde teminat :
Madde 259 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü
şahsın bu
yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96
ncı
maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.
Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.
Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını
takdir
eder.
Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür.
____________________
(1) 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle madde başlığı “İhtiyatî
haciz:“
iken “İhtiyatî haciz şartları”; birinci fıkrasında yer alan “borcun” ibaresi, “para
borcunun”;
ikinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “kaçarsa” ibaresi “kaçar ya da bu
maksatla
alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;” olarak değiştirilmiş
metne
işlenmiştir.
1307
İhtiyati haciz kararının muhtevası :
Madde 260 – (Değişik: 18/2/1965-538/100 md.)
İhtiyati haciz kararında :
Alacaklının ve icabında mümessilinin ve borçlunun adı, soyadı ve yerleşim yeri,
Haczin ne gibi belgelere müsteniden ve ne miktar alacak için konulduğu,
Haciz konulmasının sebebi,
Haczolunacak şeyler,
Alacaklının zararın tazminiyle mükellef olduğu ve gösterilen teminatın nelerden ibaret
bulunduğu,
Yazılır.
İhtiyati haciz kararının icrası :
Madde 261 – (Değişik: 18/2/1965-538/101 md.)
Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı
veren
mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi
halde
ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.
İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle
yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir.
(Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/61 md.) İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler
infazı yapan
icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır.
Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği :
Madde 262 – (Değişik: 18/2/1965-538/102 md.)
Haczi icra eden memur bir tutanak düzenler. Bunda haczolunan şeyler ve kıymetleri
gösterilir ve
derhal icra dairesine verilir.
İcra dairesi, ihtiyati haciz tutanağının birer suretini üç gün içinde haciz sırasında
hazır
bulunmıyan alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ eder.
Borçlu tarafından gösterilecek teminat :
Madde 263 – (Değişik: 18/2/1965-538/103 md.)
Haczolunan mallar istenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu hususu temin
için
malların kıymetleri depo edilmek veya icra memuru tarafından kabul edilecek esham ve
tahvilat
veya taşınır ve taşınmaz rehin veya muteber bir banka kefaleti gösterilmek şartiyle
borçluya ve
mal üçüncü şahıs elinde haczolunmuşsa bir taahhüt senedi alınarak bu şahsa
bırakılabilir.
İstenilecek teminat her halde borç ve masraf tutarını geçemez.
İhtiyati haczi tamamlıyan merasim :
Madde 264 – (Değişik: 18/2/1965-538/104 md.)
Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan
alacaklı;
haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden
itibaren
yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya
mecburdur.
1308
İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ
olunur.
Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın
kaldırılmasını
istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması
talebini
reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde
dava
açması lazımdır.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/62 md.) İhtiyatî haciz, alacak davasının mahkemede
görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise,
esas
hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip
talebinde
bulunmaya mecburdur.
Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya
takip
talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da
bir ay
içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve
alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir.
Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin
olarak
kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze
inkılabeder.
İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz:(1)
Madde 265 – (Değişik: 18/2/1965-538/105 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen
ihtiyatî
haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan
hacizlerde
haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi
gün
içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
(Ek ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de
ihtiyatî haczi
öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya
teminata
itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme,
itiraz
üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse
kararını
değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde
inceleme
yapılarak karar verilir.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.; Değişik:2/3/2005-5311/17 md.) İtiraz üzerine verilen
karara
karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle
inceler ve
verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını
durdurmaz.
İhtiyati haczin kaldırılması:
Madde 266 – (Değişik: 18/2/1965-538/106 md.)
Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek
veya
taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin
kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra
mahkemesine
geçer.
_____________________
(1) Bu madde başlığı “İhtiyati haciz kararına itiraz “iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949
sayılı
Kanunun 63 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1309
İhtiyati hacizde iflas yolu ile takip:
Madde 267 – (Değişik: 18/2/1965-538/107 md.)
Alacaklı, iflasa tabi borçlusu aleyhine 264 üncü maddenin, birinci fıkrası gereğince
iflas yolu
ile takipte bulunmuş veya iflas yolu ile takipte bulunduktan sonra borçlunun mallarını
ihtiyaten
haczettirmiş ise, aşağıdaki hükümler tatbik olunur.
Borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı,
tebliğ
tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak itirazın
kaldırılmasiyle
beraber borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur.
Borçlu ödeme emrine itiraz etmezse, bu durum hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı,
tebliğ
tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun iflasına
karar
verilmesini istemeye mecburdur.
264 üncü maddenin 4 üncü fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.
İcrai hacizlere iştirak:
Madde 268 – (Değişik: 18/2/1965-538/108 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/64 md.) 261 inci maddeye göre ihtiyaten
haczedilen
mallar, ihtiyatî haciz kesin hacze dönüşmeden önce diğer bir alacaklı tarafından bu
Kanuna veya
diğer kanunlara göre haczedilirse, ihtiyatî haciz sahibi alacaklı, bu hacze 100 üncü
maddedeki
şartlar dairesinde kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder. Rehinden önce ihtiyatî veya
icrai
haciz bulunması hâlinde âmme alacağı dahil hiçbir haciz rehinden önceki hacze iştirak
edemez.
İhtiyati haciz masrafları satış tutarından alınır.
İhtiyati haciz diğer rüçhan hakkını vermez.
ONUNCU BAP
Kiralar hakkında hususi hükümler ve kiralanan taşınmazların tahliyesi
Adi kira ve hasılat kiraları için ödeme emri ve itiraz müddeti:
Madde 269 – (Değişik: 18/2/1965-538/109 md.)
Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse
ödeme emri,
Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten
sonra
icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini
ihtiva eder.
Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri
dahilinde
icra dairesine bildirmeye mecburdur.Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait
mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse,akdi kabul etmiş sayılır.
İtiraz takibi durdurur.İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın
kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoliyle
takip
yapamaz.
Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdi
feshe
müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür.
İtiraz etmemenin sonuçları:
Madde 269/a – (Ek: 18/2/1965-538/110 md.; Değişik: 17/7/2003-4949/65 md.)
Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin
bitim
tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince
tahliyeye karar
verilir.
1310
İtiraz ve kaldırılması usulü:
Madde 269/b – (Ek: 18/2/1965-538/110 md.)
Borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı
reddettiği
takdirde alacaklı; noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tastik edilmiş bir
mukavelenameye
istinat ediyorsa icra mahkemesinden itırazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde
paranın
ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini istiyebilir.
Borçlunun akde ve şartlarına dair mukabil iddia ve def’ilerini aynı kuvvet ve mahiyette
belgelerle tevsik etmesi lazımdır.
Akdi reddeden borçlu bu itiraz sebebiyle bağlıdır. İtirazın varit olmadığı tahakkuk
ettikten
sonra ödeme, takas veya sair bir def’ide bulunamaz.
Takip yukarda yazılı belgelere istinat etmemesi sebebiyle alacaklı umumi hükümler
dairesinde
dava açmaya mecbur kalırsa ihtarlı ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci
maddelerinde
yazılı ihtar yerine geçer.
(Değişik: 9/11/1988-3494/51 md.) Kira sözleşmesindeki imzanın inkarından dolayı alacaklı
umumi
mahkemede dava açmaya mecbur kalır ve lehine karar alırsa, borçlu ayrıca yüzbin liradan
beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahküm edilir.
Kira akdi dışındaki itirazlar ve tahliye:
Madde 269/c – (Ek:18/2/1965-538/110 md.)
Borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemiyeceğini
bildirerek
itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen
tanzim veya
imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi
dairelerin
veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya
vesika
ile ispat etmeğe mecburdur.
Senet veya makbuzun alacaklı tarafından inkarı halinde 68 inci madde hükmü kıyasen
uygulanır.
İcra mahkemesinin tahliyeye mütedair kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez. Ancak
tahliye
için, kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren ongün geçmesi lazımdır.
Borçlu
tahliye kararı hakkında 36 ncı madde hükmünden faydalanabilir.
Kıyasen uygulanacak maddeler:
Madde 269/d – (Ek: 18/2/1965-538/110 md.)
62, 63, 65, 66, 68, 70 ve 72 nci maddeler hükümleri kıyas yolu ile burada da uygulanır.
Hapis hakkı için defter yapılması:
Madde 270 – Kiralıyan evvelce yapılması lazımgelen icrai takibi yapmadan haiz olduğu
hapis
hakkının muvakkaten muhafazası için icra dairesinin yardımını isteyebilir.
(B.K. 267, 269, 281).
Teahhurunda tehlike varsa zabıtanın yahut nahiye müdürünün de yardımı istenebilir.
İcra dairesi üzerlerinde hapis hakkı bulunan eşyanın bir defterini yapar ve rehinleri
paraya
çevirme yoliyle takip talebinde bulunması için kiralıyana on beş günü geçmemek üzere
münasip bir
mühlet verir.
Kaçırılan eşyayı takip hakkı:
Madde 271 – (Değişik: 18/2/1965-538/111 md.)
Gizlice veya cebirle götürülmüş eşya, götürülmelerinden on gün içinde icra dairesinin
emri ile
ve zabıta kuvvetiyle geri alınabilir.İyi niyet sahibi üçüncü şahısların hakları
saklıdır.
İhtilaf halinde mahkeme basit yargılama usulü ile meseleyi halleder ve karara bağlar.
1311
Mukavelename ile kiralanan taşınmazların tahliyesi:
1 – Tahliye emri ve münderecatı:
Madde 272 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Mukavelename ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin
icra
dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir.
Bunun üzerine icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on beş gün
içinde
tahliye ve teslimini emreder.
Tahliye emrinde:
Kiralayanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve yerleşim yerleri ve
mukavele
tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa yedi gün içinde
daireye
müracaatla beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye etmezse zorla
çıkarılacağı yazılır.
2 – Tahliye ve teslim:
Madde 273 – Müddeti içinde itiraz olunmaz veya itiraz kaldırılırsa kiralanan taşınmaz
müddetin
hitamında zorla tahliye ve kiralıyana teslim olunur. Ancak tahliye emrindeki müddetin
geçmesi
lazımdır.
Tahliye edilecek yerde kiralıyana ait olmıyan eşya bulunursa 26 ncı maddenin hükmü kıyas
yoliyle
tatbik olunur.
İtiraz:
1 – Müddet ve şekli:
Madde 274 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün
içinde
dilekçe ile veya şifahen icra dairesine bildirir.
Bu suretle yapılan itiraz tahliye takibini durdurur.
63, 64 ve 65 inci maddeler hükmü tahliye takiplerinde de caridir.
2 – İtirazın kaldırılması:
Madde 275 – (Değişik: 18/2/1965-538/112 md.)
İtiraz vukuunda kiralıyan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Tahliye talebi noterlikçe res’en tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar
olunmuş
bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı
kuvvet
ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır.
Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur.
İtirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi
reddolunduktan sonra kiracının veya kiralıyanın umumi hükümlere göre mahkemeye müracaat
hakları
saklıdır.
(Değişik: 9/11/1988-3494/52 md.) Mahkemede açılan davada icra takibi sırasında inkar
olunan
imzanın kendisine ait olduğu anlaşılan kiracı veya kiralayan yüzbin liradan beşyüzbin
liraya
kadar para cezasına mahküm edilir.
Kiralanan taşınmazda üçüncü şahıs bulunursa:
Madde 276 – (Değişik: 18/2/1965-538/113 md.)
Tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna dair
resmi
bir vesika gösteremezse derhal tahliye olunur.
1312
Şu kadar ki, bu şahıs resmi bir vesika gösterememekle beraber daireye ibraz olunan
mukavele
tarihinden evvelki bir zamandan beri orayı işgal etmekte bulunduğunu beyan eder ve bu
beyanı
icra memuru tarafından mahallinde yapılacak tahkikatla teeyyüt ederse memur, tahliyeyi
tehirle
üç gün içinde keyfiyeti icra mahkemesine bildirir.
İcra mahkemesi, tarafları dinliyerek icabına göre tahliyeyi emreder veya taraflardan
birinin
yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumuna karar verir. Bu müddet içinde
mahkemeye
müracaat edilirse, davanın neticesine göre hareket olunur. 36 ncı madde hükümleri burada
da
uygulanır. Dava etmiyen taraf iddiasından vazgeçmiş sayılır.
Borçlunun nesep ve sebepten usul ve füruu, karı veya kocası, ikinci dereceye kadar kan
ve sıhri
hısımları ve iş ortakları ile borçluya tebaan mecurda oturdukları anlaşılan diğer
şahıslar, bu
madde hükmünün tatbikında üçüncü şahıs sayılmazlar.
ONBİRİNCİ BAP
İptal davası
İptal davası ve davacılar:
Madde 277 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına
hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler:
1 – Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı,
2 – İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı
hallerde
alacaklıların kendileri.
İvazsız tasarrufların butlanı:
Madde 278 – (Değişik: 18/2/1965-538/114 md.)
Mütat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması
sebebiyle
acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan
yahut
masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye
doğru
olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır.
Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez.
Aşağıdaki tasarruflar bağışlama gibidir.
(Değişik : 9/11/1988-3494/53 md.) Karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren
üçüncü
dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan
ivazlı
tasarruflar,
Akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek
aşağı bir
fiyat kabul ettiği akitler,
Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve
intifa hakkı
tesis ettiği akitler ve ölünceye kadar bakma akitleri,
Acizden dolayı butlan:
Madde 279 – Aşağıdaki tasarruflar borcunu ödemiyen bir borçlu tarafından hacizden veya
mal
bulunmaması sebebile acizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde
yapılmışsa yine
batıldır:
1 – Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak
üzere borçlu
tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler;
2 – Para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler;
3 – Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler.
1313
(Ek : 9/11/1988-3494/54 md.) Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen
şerhler.
Bu tasarruflardan istifade eden kimse borçlunun hal ve vaziyetini bilmediğini ispat
eylerse
iptal davası dinlenmez.
Zarar verme kastından dolayı iptal(1)
Madde 280 – (Değişik: 18/2/1965-538/115 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/66 md.) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir
borçlunun,
alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu
malî
durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini
gerektiren
açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği
tarihten
itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş
olmalıdır.
(Mülga ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
(Değişik: 9/11/1988-3494/55 md.) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya
füruu ile
üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya
evlatlığı ise
borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını
üçüncü
şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir.
Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir
kısmını devir
veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın,
borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar
kasdiyle
hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir,
satış veya
terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari
işletmenin
bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu
mümkün
olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla
ilan
olunduğunu ispatla çürütülebilir.
İptal davalarında yargılama usulü:
Madde 281 – (Değişik: 18/2/1965-538/116 md.)
Mahkeme, iptal davalarını basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlar ve bu davalara
mütaallik
ihtilafları hal ve şartları gözönünde tutarak serbestçe takdir ve halleder.
Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine
ihtiyati
haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin olunur. Şu
kadar
ki, davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku halinde, teminat
göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez.
Davalılardan herhangi biri davacının alacağını ödediği takdirde, dava reddolunur. Bu
halde
hakim, duruma göre herbirini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği
surette
taksim eder.
İptal davasında davalı:
Madde 282 – (Değişik: 18/2/1965-538/117 md.)
İcra ve iflas Kanununun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki
muamelede
bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların
mirasçıları
aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal
davası
açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.
_______________________
(1) Bu madde başlığı “Diğer butlan halleri:” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı
Kanunun 66
ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1314
İadenin şümulü:
Madde 283 – (Değişik: 18/2/1965-538/118 md.)
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde
cebri icra
yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü
şahıs
üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir.
İptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taallük
ediyorsa,
bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (Davacının alacağından fazla olmamak
üzere)
mahküm edilir.
İptal davası üzerine üçüncü şahıs da, mamelekinde hasıl olacak eksikliğin borçludan
tahsilini
aynı davada istiyebilir. Bu talep, iptal davasının tefrik edilerek daha önce hükme
bağlanmasına
mani değildir.
İptal davasını kaybeden üçüncü şahıs, karşılık olarak şeyi veya bedelini borçludan veya
iflas
masasından geri istiyebilir.
Batıl bir tasarruf neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren alacaklı eski
haklarını
muhafaza eder.
Kendisine bağış yapılan iyi niyetli ise yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı
geri
vermeye mecburdur.
Hak düşürücü müddet:
Madde 284 – (Değişik: 18/2/1965-538/119 md.)
İptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer.
ONİKİNCİ BAP
Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin
Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması(1)(2)
ADÎ KONKORDATO(3)
Konkordato talebi:
Madde 285 – (Değişik: 28/2/2018-7101/13 md.)
Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında
bulunan
herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını
ödeyebilmek veya
muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında
konkordato
işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tabi olan borçlu için 154 üncü maddenin birinci veya
ikinci
fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye
ticaret
mahkemesidir.
Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede
belirtilen
konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Bu durumda 12/1/2011 tarihli ve 6100
sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanununun 114 üncü ve 115 inci maddeleri kıyasen uygulanır.
______________________
(1) Onikinci Babın başlığı, “Konkordato” iken, 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun
8 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap Birinci
Bölümden
sonra gelmek üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI”
başlığıyla
İkinci Bölüm eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
(3) Bu üst başlık 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle
eklenmiştir.
1315
Konkordato talebine eklenecek belgeler:(1)
Madde 286– (Değişik: 28/2/2018-7101/14 md.)
Borçlu, konkordato talebine aşağıdaki belgeleri ekler.
a) Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların
alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun
mevcut
mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara
ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini
yoluyla
yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi.
b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur
kişilerden
ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım
tablosu, hem
işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden
hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile
elektronik
ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu
açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup
defter
değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste
ve
belgeler.
c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.
d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen
miktar
ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı
karşılaştırmalı
olarak gösteren tablo.
e) Sermaye Piyasası Kurulu veya Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları
Kurumunca
yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanan ve konkordato ön
projesinde yer
alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren finansal analiz
raporları ile
dayanakları. Şu kadar ki bu şart 3/6/2011 tarihli ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve
Teknoloji
Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesi
kapsamında küçük işletmeler bakımından uygulanmaz.
Bu madde uyarınca sunulan malî tabloların tarihi, başvuru tarihinden en fazla kırk beş
gün önce
olabilir.
Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge
ve
kayıtları da ibraz etmek zorundadır.
Geçici mühlet:(2)
MADDE 287– (Değişik: 28/2/2018-7101/15 md.)
Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak
mevcut
olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci
fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için
gerekli
gördüğü bütün tedbirleri alır.
____________________
(1) Bu maddenin “Konkordato talebinin nazara alınması şartları:” olan başlığı, 28/2/2018
tarihli
ve 7101 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu maddenin “Mühlet:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 15 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1316
Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse,
borçlunun
286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde
ve
eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve
kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve
kayıtların
süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve
alacaklının
yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir.
Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup
olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir.
Alacaklı
sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de
görevlendirilebilir. 290
ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır.
Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici
komiserin
yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu
talep
etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı
geçemez.
291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.
Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin
uzatılması ve
tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.
Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi:(1)
Madde 288- (Değişik: 28/2/2018-7101/16 md.)
Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.
Mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî
ilân
portalında ilân olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi
dairesine,
gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları
Birliğine,
mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye
Piyasası
Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir. İlanda ayrıca alacaklıların, ilândan
itibaren
yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini
gerektiren
bir hâl bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede
mahkemeden
konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilir.
Geçici mühletin uzatılmasına ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin
reddine
ilişkin kararlar da ikinci fıkra uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirilir.
Kesin mühlet:(2)
Madde 289- (Değişik: 28/2/2018-7101/17 md.)
Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir.
Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato
talep
eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu
sunar ve
mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme
yapacağı
değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz
sebeplerini de
dikkate alır.
____________________
(1) Bu maddenin “Mühletin ilanı:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun
16 ncı
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu maddenin “Mühletin alacaklılar bakımından sonuçları:” olan başlığı, 28/2/2018
tarihli ve
7101 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1317
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir
yıllık
kesin mühlet verilir. Bu kararla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirme yapılmasını
gerektiren
bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin görevine devam etmesine
karar verir
ve dosyayı komisere tevdi eder.
Mahkemece, kesin mühlet kararıyla beraber veya kesin mühlet içinde uygun görülecek bir
zamanda
yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak
kaydıyla
ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Bu durumda alacakları, hukuki nitelik
itibarıyla
birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar
kurulunda
hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir. Alacaklılar kurulu oluşturulurken komiserin de
görüşü
alınır. Alacaklılar kurulu her ay en az bir kere toplanır ve hazır bulunanların oy
çokluğuyla
karar alır. Komiser bu toplantıda hazır bulunarak alınan kararları toplantıya
katılanların
imzasını almak suretiyle tutanağa bağlar. Alacaklı sayısı, alacak miktarı ve alacakların
çeşitliliği dikkate alınarak alacaklılar kurulunun zorunlu olarak oluşturulacağı hâller
ile
alacaklılar kuruluna ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan
yönetmelikte
gösterilir.
Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli
raporu ve
talebi üzerine mahkemece altı aya kadar uzatılabilir. Borçlu da bu fıkra uyarınca uzatma
talebinde bulunabilir; bu takdirde komiserin de görüşü alınır. Her iki hâlde de uzatma
talebi
kesin mühletin sonra ermesinden önce yapılır ve uzatma kararı vermeden önce, varsa
alacaklılar
kurulunun da görüşü alınır.
Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak
konkordato
talebinin reddine ilişkin kararlar, 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili
yerlere
bildirilir.
Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri:(1)
Madde 290- (Değişik: 28/2/2018-7101/18 md.)
Dosyayı teslim alan komiser kesin mühlet içinde, konkordatonun tasdikine yönelik
işlemleri
tamamlayarak dosyayı raporuyla birlikte mahkemeye iade eder.
Komiserin görevleri şunlardır:
a) Konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak.
b) Borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek.
c) Bu kanunda verilen görevleri yapmak.
d) Mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak.
e) Alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek.
f) Talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî
durumu
hakkında bilgi vermek.
g) Mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.
8 inci, 10 uncu, 11 inci, 16 ncı, 21 inci ve 359 uncu maddeler hükümleri kıyas yoluyla
komiserler hakkında da uygulanır.
____________________
(1) Bu maddenin “Mühletin borçlu bakımından sonuçları:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli
ve 7101
sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1318
Komiserin konkordatoya ilişkin işlemleri ile ilgili şikayetler, asliye ticaret mahkemesi
tarafından kesin olarak karara bağlanır.
Mahkemece atanan geçici komiser ve komiserler, özel sicilinde kaydedilmek üzere
mahkemenin bağlı
bulunduğu bölge adliye mahkemesi bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir. Bir kişi eş
zamanlı
olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamaz. Komiserin
sorumlulukları hakkında 227 nci maddenin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümleri
uygulanır.
Konkordato komiserinin nitelikleri Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle
belirlenir.
Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde
bulunabilir ve
kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir. Alacaklılar kurulu komiserin
faaliyetlerini
yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla
isteyebilir.
Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar
verir.
Borçlunun malî durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması:(1)
Madde 291- (Değişik: 28/2/2018-7101/19 md.)
Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce
gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece
resen,
kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir. Bu karar, 288
inci madde
uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.
Mahkeme, bu madde kapsamında kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve
varsa
konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer
alacaklıları
ise gerekli görürse davet eder.
Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması:(2)
Madde 292- (Değişik: 28/2/2018-7101/20 md.)
İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların
gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak
konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato
talebinden
feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki
hâllerin
kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu
üzerine
mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden
alacaklı ve
alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet
eder.
____________________
(1) Bu maddenin “Defter tutulması ve rehinli malların kıymetinin takdiri:” olan başlığı,
28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
(2) Bu maddenin “Alacaklıları davet ve alacakların bildirilmesi:” olan başlığı,
28/2/2018
tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
1319
Kanun yolları:(1)
Madde 293- (Değişik: 28/2/2018-7101/21 md.)
Kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin
kararlara
karşı kanun yoluna başvurulamaz.
Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında iflâs kararı verilmeyen
borçlunun
konkordato talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden
alacaklı
bu kararın tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye
mahkemesinin kararı kesindir. Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi
kararı
kaldırılarak mühlet kararı verildiği hâllerde dosya, komiserin görevlendirilmesi de
dahil olmak
üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilir.
Mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte
borçlunun
iflâsına da karar verdiği hâllerde 164 üncü madde hükmü uygulanır.
Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları:(2)
Madde 294- (Değişik: 28/2/2018-7101/22 md.)
Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü
Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve
evvelce
başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir
takip
muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.
206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip
yapılabilir.
Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet
tarihinden
itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.
Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında
geçici
mühletin ilânı tarihi esas alınır.
Hacizli mallar hakkında niteliğine uygun düştüğü ölçüde 186 ncı madde hükmü uygulanır.
Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi
yapılmış ve
devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir
hükümsüzdür.
Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına
çevrilerek
komisere bildirilir. Şu kadar ki borçlu, komiserin onayıyla taahhüdün aynen ifasını
üstlenmekte
serbesttir.
____________________
(1) Bu maddenin “Alacaklılar hakkında borçlunun beyana daveti:” olan başlığı, 28/2/2018
tarihli
ve 7101 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu maddenin “Alacaklıların toplanması:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101
sayılı
Kanunun 22 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1320
Kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları:(1)
Madde 295- (Değişik: 28/2/2018-7101/23 md.)
Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi
yoluyla
takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip
nedeniyle
muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.
Kesin mühletin sözleşmeler bakımından sonuçları:(2)
Madde 296- (Değişik: 28/2/2018-7101/24 md.)
Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine
bakılmaksızın,
borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden
sözleşmelerde yer
alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil
edeceğine, haklı
fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler,
borçlunun
konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm
bulunmasa dahi
sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez.
Borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen sürekli borç
ilişkilerini,
komiserin uygun görüşü ve mahkemenin onayıyla herhangi bir zamanda sona erecek şekilde
feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat, konkordato projesine tabi olur.
Hizmet
sözleşmelerinin feshine ilişkin özel hükümler saklıdır.
Kesin mühletin borçlu bakımından sonuçları:(3)
Madde 297- (Değişik: 28/2/2018-7101/25 md.)
Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı
verirken
veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile
yapılmasına
veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar
verebilir.
Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil
olamaz,
taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve
ivazsız
tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler
hakkında
karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır.
Borçlu bu hükme yahut komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme, borçlunun malları
üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir veya 292 nci madde çerçevesinde karar verir.
Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında alınan kararlar 288 inci madde uyarınca ilân edilir
ve ilgili
yerlere bildirilir.
____________________
(1) Bu maddenin “Müşterek borçlulara karşı haklar:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve
7101
sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu maddenin “Konkordatonun mahkemede incelenmesi:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli
ve 7101
sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(3) Bu maddenin “Konkordatonun kabulü için lazımgelen ekseriyet:” olan başlığı,
28/2/2018
tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
1320-1
Defter tutulması ve rehinli malların kıymetinin takdiri:(1)
Madde 298- (Değişik: 28/2/2018-7101/26 md.)
Komiser, görevlendirilmesini müteakip borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve
malların
kıymetlerini takdir eder. Borçlunun başka yerlerde malları varsa bu muamele o yer icra
dairesi
marifetiyle yaptırılabilir.
Komiser rehinli malların kıymetinin takdirine ilişkin kararını alacaklıların
incelemesine hazır
bulundurur; kıymet takdiri kararı alacaklılar toplantısından önce yazılı olarak rehinli
alacaklılara ve borçluya bildirilir.
İlgililer, yedi gün içinde ve masrafını önceden vermek kaydıyla, mahkemeden rehinli
malların
kıymetini yeniden takdir etmesini isteyebilirler. Eğer yeni kıymet takdiri bir alacaklı
tarafından istenmiş ve takdir edilen kıymet, kayda değer bir şekilde değişmişse alacaklı
borçludan masraflarının ödenmesini talep edebilir.
Rehinli taşınmaz malların bu madde kapsamındaki kıymet takdiri, 6/12/2012 tarihli ve
6362 sayılı
Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca gayrimenkul değerleme uzmanlığı lisansı ile
yetkilendirilen
kişilere yaptırılabilir.
Rehinli taşınır veya taşınmazın paraya çevrilmesinin ertelenmesi:
Madde 298/a- (Ek: 17/7/2003-4949/78 md.; Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)
Alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet:(2)
Madde 299- (Değişik: 28/2/2018-7101/27 md.)
Alacaklılar, komiser tarafından 288 inci madde uyarınca yapılacak ilânla, ilân
tarihinden
itibaren onbeş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca, ilânın birer
sureti
adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlânda, alacaklarını bildirmeyen
alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul
edilmeyecekleri ihtarı da yazılır.
Alacaklar hakkında borçlunun beyana daveti:(3)
Madde 300- (Değişik: 28/2/2018-7101/28 md.)
Komiser, borçluyu iddia olunan alacaklar hakkında açıklamada bulunmaya davet eder.
Komiser,
alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde
gerekli
incelemelerde bulunarak bunların neticesini 302 nci madde gereğince vereceği raporda
belirtir.
____________________
(1) Bu maddenin “Konkordatonun tasdiki” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı
Kanunun
26 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu maddenin “Kanun yollarına başvurma:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101
sayılı
Kanunun 27 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(3) Bu maddenin “Tasdikin ilanı:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun
28 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1320-2
Alacaklılar toplantısına davet:(1)
Madde 301- (Değişik: 28/2/2018-7101/29 md.)
Konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan
sonra
komiser, 288 inci madde uyarınca yapacağı yeni bir ilânla alacaklıları, konkordato
projesini
müzakere etmek üzere toplanmaya davet eder. Toplantı günü ilândan en az on beş gün sonra
olmak
zorundadır. İlanda alacaklıların, toplantıdan önceki yedi gün içinde belgeleri
inceleyebilecekleri de bildirilir. Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan
alacaklılara
posta ile gönderilir.
Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk:(2)
Madde 302- (Değişik: 28/2/2018-7101/30 md.)
Komiser alacaklılar toplantısına başkanlık eder ve borçlunun durumu hakkında bir rapor
verir.
Borçlu gerekli açıklamaları yapmak üzere toplantıda hazır bulunmaya mecburdur.
Konkordato projesi;
a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya
b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini,
aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.
Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206 ncı
maddenin
birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu
ile
kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi
alacak ve
alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz.
Rehinle temin edilmiş olan alacaklar, 298 inci madde uyarınca takdir edilen kıymet
sonucunda
teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar.
Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi
alacakların hesaba
katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu
iddialar
hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır.
Konkordato projesinin müzakereleri sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve
ret
oylarını içerecek şekilde derhâl imza olunur. Toplantının bitimini takip eden yedi gün
içinde
gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur.
Komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya
ilişkin
bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun
olup
olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder.
____________________
(1) Bu maddenin “Konkordatonun reddinden sonra iflas ve ihtiyati haciz:” olan başlığı,
28/2/2018
tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
(2) Bu maddenin “İtirazlı alacaklar hakkında dava:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve
7101
sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1320-3
Borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı haklar:(1)
Madde 303- (Değişik: 28/2/2018-7101/31 md.)
Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün
haklarını
muhafaza eder.
Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan
kişilere
ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on
gün önce
haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanır.
Alacaklı müracaat hakkına halel gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere
konkordato
müzakerelerine katılma yetkisini verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde
bulunabilir.
Konkordatonun mahkemede incelenmesi:(2)
Madde 304- (Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.)
Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar
vermek
üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her
hâlde
kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma
günü, 288
inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden
en az üç
gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna
yazılır.
Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği
anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar
verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı aydan fazla
olamaz.
Konkordatonun tasdiki şartları:(3)
Madde 305- (Değişik: 28/2/2018-7101/33 md.)
302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul
edilen
konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:
a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline
geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki
suretiyle
konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından
teklif
edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının
anlaşılması.
b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme,
borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda
dikkate
alınacağını da takdir eder).
c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.
____________________
(1) Bu maddenin “Konkordatonun hükümleri:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101
sayılı
Kanunun 31 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu maddenin “Konkordatonun neticelenmiyen takipler üzerine tesiri:” olan başlığı,
28/2/2018
tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
(3) Bu maddenin “Nizalı alacaklılara ait paralar:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve
7101
sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1320-4
d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak
ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı
bundan
açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası
kıyasen
uygulanır).
e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki
durumunda
alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik
kararından
önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.
Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli
gördüğü
düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.
Konkordatonun tasdiki kararı, kapsamı ve ilânı:(1)
Madde 306- (Değişik: 28/2/2018-7101/34 md.)
Konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve
borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilir.
Kararda, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim,
yönetim
ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilebilir. Bu takdirde kayyım,
borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza
edip
etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını veren mahkemeye rapor verir; alacaklılar
bu
raporu inceleyebilirler.
Tasdik kararı mahkemece, 288 inci madde uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere
bildirilir.
Rehinli malların muhafaza ve satışı ile finansal kiralama konusu malların iadesinin
ertelenmesi:(2)
Madde 307- (Değişik: 28/2/2018-7101/35 md.)
Borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında rehinli malın muhafaza altına alınması ve
satışı,
karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir.
a) Rehinle temin edilen alacak konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır.
b) Rehinle temin edilen alacağın konkordato talep tarihine kadar ödenmemiş faizi
bulunmamalıdır.
c) Borçlu rehinli malın, işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve paraya çevrilmesi
durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş
olmalıdır.
Rehinli malın muhafazası ve paraya çevrilmesinin ertelenmesi hâlinde satış isteme süresi
işlemez.
Borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında finansal kiralama konusu malların iadesi,
karardan
itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir.
a) Borçlu finansal kiralama sözleşmesinin aynen ifasını 294 üncü maddenin yedinci
fıkrası
uyarınca üstlenmiş olmalıdır.
b) Finansal kiralamadan doğan kira alacağı konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır.
____________________
(1) Bu maddenin “Konkordato haricinde yapılan vaitler:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli
ve 7101
sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu maddenin “Konkordatonun alacaklılardan birinin müracatiyle onun hakkında feshi:”
olan
başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle metne işlendiği
şekilde
değiştirilmiştir.
1320-5
c) Ödenmemiş kira borcu, üç aylık tutarı aşmamalıdır.
d) Bu erteleme nedeniyle finansal kiralama konusu malın değer kaybından
kaynaklanabilecek zarar,
teminat altına alınmış olmalıdır.
e) Borçlu finansal kiralama konusu malın işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve
iade
edilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş
olmalıdır.
Birinci ve üçüncü fıkrada belirtilen alacaklılar yazılı görüşlerini konkordatonun
tasdikine
ilişkin duruşmadan önce sunmaya davet edilirler; bu alacaklılar ayrıca tasdik
duruşmasına
çağırılırlar.
Borçlu, rehinli veya finansal kiralama konusu malı rızasıyla devreder, iflâs eder veya
ölürse,
erteleme kendiliğinden hükümsüz hâle gelir.
Konkordatoyu tasdik eden mahkeme, ilgili alacaklının talebi üzerine ve borçluyu da davet
ederek
aşağıdaki hâllerden birinin varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi kaydıyla erteleme
kararını
kaldırır.
a) Borçlu ertelemeyi yanlış bilgiler vermek suretiyle elde etmişse.
b) Borçlunun serveti ve gelirleri artmış ve borçlu, ekonomik varlığını tehlikeye
sokmadan borcu
ödeyebilecek hâle gelmişse.
c) Rehinli malın paraya çevrilmesi veya finansal kiralama konusu malın iadesi, borçlunun
ekonomik varlığını artık tehlikeye sokmayacaksa.
Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflâsı:(1)
Madde 308- (Değişik: 28/2/2018-7101/36 md.)
Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar
288
inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi
şahıslardan
olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme,
borçlunun
iflâsına resen karar verir.
Kanun yolları:
Madde 308/a- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı,
kararın
tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on
gün içinde
istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz
yoluna
başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine
göre
yapılır.
Çekişmeli alacaklar hakkında dava:
Madde 308/b– (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren
bir ay
içinde dava açabilirler.
Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet
eden
payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya
yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan
ödeme
yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.
____________________
(1) Bu maddenin “Konkordatonun tamamen feshi:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101
sayılı
Kanunun 36 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1320-6
Konkordatonun hükümleri:
Madde 308/c– (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde
konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de
kararlaştırılabilir;
bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla
konkordatonun
bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder.
Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni
olmaksızın
mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir.
206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların
rehnin
kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme
alacakları
hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil olmak üzere, mühlet içinde
komiserin
izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir;
malvarlığının
terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta masa borcu sayılır. Aynı kural
karşı
edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç
ilişkilerindeki
karşı edimler için de geçerlidir.
Konkordatonun sonuçlanmayan takiplere etkisi:
Madde 308/ç– (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Konkordatonun taraflar için bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce
başlatılmış
takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür.
Birinci fıkra hükmü, 308/c maddesinin üçüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar için konulan
hacizler hakkında uygulanmaz.
Konkordato haricinde yapılan vaatler:
Madde 308/d– (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak
yapılan
vaatler hükümsüzdür.
Konkordatonun kısmen feshi:
Madde 308/e– (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato
uyarınca
kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden
mahkemeye
başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.
Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna
başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün
içinde
temyiz yoluna başvurulabilir.
Konkordatonun tamamen feshi:
Madde 308/f– (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan
mahkemeden isteyebilir.
Konkordatonun tamamen feshi kararı kesinleştiğinde durum 288 inci madde uyarınca ilân
edilir ve
ilgili yerlere bildirilir.
308 inci madde hükmü bu hâlde de uygulanır.
1320-7
Konkordatoda harç, vergi istisnaları ve teşvik belgeleri:
Madde 308/g– (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)
Tasdik edilen konkordato projesi kapsamında;
a) Yapılacak işlemler, 492 sayılı Harçlar Kanununa tabi harçlardan; bu işlemler
nedeniyle
düzenlenecek kâğıtlar, damga vergisinden,
b) Alacaklılar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar, 6802
sayılı
Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,
c) Borçluya kullandırılacak krediler, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonundan,
istisna edilmiştir.
Bu istisna hükümleri konkordato projesinde belirtilen işlemler bakımından borçlu ile
proje
kapsamındaki alacaklılara özgü olarak uygulanır. Üçüncü kişiler bu istisna hükümlerinden
yararlanamaz.
Konkordato projesine göre borçları yeni bir itfa plânına bağlanan borçlulara ait olan
teşvik
belgelerinin süreleri ile ihracat taahhüt süreleri, geçici mühlet kararının verildiği
tarihten
konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar işlemez.
REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI(1)
Rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri:
Madde 308/h- (Ek: 28/2/2018-7101/38 md.)
Adi konkordatoda borçlu, ön projede belirtmek suretiyle, alacaklı lehine rehin tesis
edilmiş
borçlarının yapılandırılmasını bu madde uyarınca talep eder.
Komiser, kesin mühlet içinde uygun göreceği zamanda bütün rehinli alacaklıları borçlunun
anapara
indirimi, faiz indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme tekliflerini müzakere etmek üzere
tebligat çıkartarak davet eder.
Müzakerede ve müzakereyi takip eden yedi günlük iltihak süresi içinde rehinli
alacaklıların,
alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşma hasıl olursa,
komiser,
imzalanan anlaşmaları tutanağa bağlar ve rehinli alacaklılarla anlaşma yapıldığını 302
nci madde
uyarınca mahkemeye tevdi edeceği gerekçeli raporuna ayrı ve bağımsız bir başlık altında
işler.
Borçlunun tekliflerinin alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul
edilmesi
hâlinde, borçlu ile anlaşamayan rehinli alacaklı, konkordato talep tarihinden itibaren,
taraflar
arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanmak suretiyle,
diğer
rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisine tabi olur. Bu husus ve
anlaşmaya
varılamayan rehinli alacaklılara borçlu tarafından yapılacak ödemelere ilişkin plan
komiser
tarafından tutanağa geçirilir ve komiserin 302 nci madde uyarınca mahkemeye tevdi
edeceği
gerekçeli rapora da işlenir.
Rehinli alacaklılarla bir anlaşmaya varılamamışsa, bu husus da komiserin gerekçeli
raporuna
işlenir.
____________________
(1) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap Birinci
Bölümden
sonra gelmek üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI”
başlığıyla
İkinci Bölüm eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
1320-8
Mahkeme, rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmaları üçte iki oranına ulaşılıp
ulaşılmadığı ve
anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılar varsa bunlara uygulanacak ödeme planının bu
maddede
öngörülen şartlara uyup uymadığı bakımından kontrol ettikten sonra anlaşmaları ve ödeme
planını,
305 inci ve 306 ncı maddeler uyarınca vereceği karara dahil eder.
302 nci madde uyarınca yapılacak alacaklılar toplantısı borçlunun konkordato projesini
kabul
etmezse, bu madde uyarınca anlaşma yapmış olan rehinli alacaklıların borçluyla akdetmiş
bulundukları anlaşmalar ve anlaşma yapmamış olan rehinli alacaklılar için hazırlanmış
olan ödeme
planı geçerli hâle gelmez.
Yapılan anlaşmaya uygun olarak kendisine karşı ifada bulunulmayan her rehinli alacaklı
tasdik
kararını veren mahkemeye başvurarak o rehinli alacağa ilişkin anlaşmayı feshettirebilir.
Ancak
bu fesih sonucunda üçüncü fıkrada belirtilen üçte iki oranının altına düşüldüğü
takdirde,
borçlunun teklifini kabul etmeyip ödeme planına tabi tutulan rehinli alacaklılar bu
planla bağlı
olmaktan çıkar, borçlu ile anlaşmış olan rehinli alacaklılar ise anlaşmayı sona
erdirebilir.
Bu madde münhasıran adi konkordatoda borçlunun, alacaklı lehine rehin tesis edilmiş
borçlarının
yapılandırılması teklifinde bulunması hâlinde uygulanır. 285 ilâ 309/l maddeleri, açıkça
belirtilmedikçe rehinli alacaklılar hakkında uygulanmaz.
III. İFLÂSTAN SONRA KONKORDATO(1)(2)
Şartları ve hükümleri:(1)
Madde 309 – (Değişik: 28/2/2018-7101/39 md.)
İflâsına hükmedilmiş olan bir borçlu konkordato talep ederse veya bu borçlunun
alacaklılarından
biri konkordato işlemlerinin başlatılmasını isterse, iflâs idaresi, görüşüyle beraber
ikinci
alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere edilmek üzere alacaklılara bu talebi
bildirir.
302 ilâ 307 nci maddeler ile 308/a ilâ 308/g maddeleri burada da uygulanır. Komisere ait
görevler iflâs idaresi tarafından yapılır.
Konkordato talebinin alacaklılar tarafından kabul edildiği toplantının yapıldığı
tarihten,
konkordatonun mahkemece tasdik edildiği tarihe kadar geçen sürede müflisin mallarının
paraya
çevrilmesi durur. Bu süre altı ayı geçemez.
Konkordato hakkında verilen karar iflâs idaresine bildirilir.
Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden
mahkemeden
iflâsın kaldırılmasını ister.
İflâstan sonra konkordato iflâs tasfiyesi içinde ancak bir defa istenebilir.
_______________________
(1) Bu maddenin başlığı “İflâstan sonra konkordato” iken, 17/7/2003 tarihli ve 4949
sayılı
Kanunun 83 üncü maddesiyle, “Şartları ve hükümleri” şeklinde değiştirilmiş, üst başlık
olarak
“II. İFLÂSTAN SONRA KONKORDATO” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap Birinci
Bölümden
sonra gelmek üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI”
başlığıyla
İkinci Bölüm eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
1321
MALVARLIĞININ TERKİ SURETİYLE KONKORDATO(1)(2)
Genel olarak:
Madde 309/a- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Malvarlığının terki suretiyle konkordato ile alacaklılara, borçlunun malvarlığı üzerinde
tasarruf etmek veya bu malların tamamını ya da bir kısmını üçüncü kişiye devretmek
yetkisi
verilir.
Alacaklılar haklarını konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar kurulu aracılığıyla
kullanırlar. Konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar kurulu konkordato talebi
hakkında karar
veren alacaklılar tarafından seçilir. Konkordato tasfiye memuru asliye ticaret
mahkemesinin
seçime ilişkin kararı onaylamasından sonra göreve başlar. Konkordato komiseri de tasfiye
memuru
olabilir.(3)
Zorunlu içeriği:
Madde 309/b– (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Malvarlığının terki suretiyle konkordato aşağıdaki hususları içerir:
1- Alacaklıların malların tasfiyesi ya da üçüncü kişiye devri suretiyle karşılanamayan
alacaklarından feragat edip etmedikleri, feragat etmiyorlarsa borçlunun sorumluluğunun
ne
olduğu.
2- Konkordato tasfiye memurları ile alacaklılar kurulu üyelerinin belirlenmesi ve
bunların
yetkileri.
3- Kanun tarafından belirlenmemişse, malların tasfiye usulü ve eğer mallar üçüncü kişiye
devredilecekse, bu devrin şekli ve teminatlandırılması.
4- (Değişik: 28/2/2018-7101/41 md.) Alacaklılara yönelik ilânların ve ilgili yerlere
bildirimlerin 288 inci madde uyarınca yapılacağı.
Konkordato kapsamı dışında kalan mallar varsa bunlar açıkça belirtilir.
Tasdikin sonuçları:
Madde 309/c- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Malvarlığının terki suretiyle konkordatonun tasdikine ilişkin kararın kesinleşmesinden
itibaren,
borçlu malları üzerinde tasarruf edemez ve bu mallar hakkında tasarruf yetkisine sahip
kişilerin
imza yetkisi sona erer.
Borçlu ticaret siciline kayıtlı ise ticaret unvanına “konkordato tasfiyesi hâlinde”
sözcükleri
eklenir. Konkordato masası, konkordato kapsamına girmeyen borçlardan dolayı bu unvan
altında
takip edilir.
Konkordato tasfiye memurları konkordato masasının muhafazası ve paraya çevrilmesi veya
lüzumu
hâlinde malların devri için gerekli bütün işlemleri yerine getirir.
Konkordato tasfiye memurları mahkemelerde konkordato masasını temsil eder. 228 inci
madde kıyas
yoluyla uygulanır.
____________________
(1) Bu üst başlık altında 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 83 üncü maddesiyle
eklenen
309/a ila 309/l maddelerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar 104 üncü madde
gereğince
Adalet Bakanlınca çıkarılacak Yönetmelikte gösterilir.
(2) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap Birinci
Bölümden
sonra gelmek üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI”
başlığıyla
İkinci Bölüm eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
(3) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan
“icra”
ibaresi “asliye ticaret” şeklinde değiştirilmiştir.
1322
Konkordato tasfiye memurlarının hukukî durumu:
Madde 309/ç- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Konkordato tasfiye memurları alacaklılar kurulunun nezaret ve denetimine tâbidir.
Konkordato
tasfiye memurlarının malvarlığının paraya çevrilmesine ilişkin kararlarına karşı
öğrenilmesinden
itibaren yedi gün içinde alacaklılar kurulu nezdinde itiraz edilebilir ve bu kurulun
kararlarına
karşı da şikâyet yoluna başvurulabilir.
8, 9, 10, 11, 21 ve 359 uncu maddeler konkordato tasfiye memurlarının işlemlerinde de
kıyas
yoluyla uygulanır.
Paylaştırmaya katılacak alacaklıların belirlenmesi:
Madde 309/d- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Tasfiyeden elde edilen hasılatın paylaşımına katılacak olan alacaklıları ve sıralarını
belirlemek üzere konkordato tasfiye memurları, alacaklılara yeni bir davet yapmaya gerek
kalmaksızın, sadece ticarî defterlere ve yapılan alacak kayıtlarına dayanarak bir sıra
cetveli
hazırlar ve bu sıra cetvelini alacaklıların incelemesine hazır tutar.
230 ilâ 236 ncı maddeler kıyas yoluyla uygulanır.
Paraya çevirme:
Madde 309/e- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Konkordato masasını oluşturan malvarlığı ayrı ayrı veya bir bütün hâlinde paraya
çevrilir.
Paraya çevirme, eğer bir alacak söz konusu ise bu alacağın tahsili veya talep hakkının
satılması, diğer mallar için pazarlık veya açık artırma yoluyla gerçekleştirilir.
Paraya çevirmenin usulü ve zamanı konkordato tasfiye memurlarının teklifi üzerine
alacaklılar
kurulunca kararlaştırılır.
Rehinli taşınmazlar:
Madde 309/f- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Malların üçüncü kişiye devredildiği hâller dışında, rehinli taşınmazların konkordato
tasfiye
memurları tarafından pazarlık suretiyle satışı ancak, rehinli taşınmazın satış
bedelinden
alacağını tahsil edemeyen rehinli alacaklıların muvafakatıyla mümkündür. Aksi takdirde,
söz
konusu taşınmazlar ancak açık artırma yoluyla paraya çevrilebilir. Taşınmaz üzerindeki
irtifaklar, taşınmaz yükleri, ipotekler ve şerh edilmiş kişisel hakların varlığı ve
sırası, sıra
cetveline göre belirlenir.
Taşınır rehinleri:
Madde 309/g- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Alacağı taşınır rehniyle temin edilmiş olan alacaklılar rehinli taşınırları konkordato
tasfiye
memurlarına tevdi etmek zorunda değildirler. Konkordatoda başka bir süre öngörülmedikçe,
rehinli
alacaklılar rehinli taşınırı uygun gördükleri zamanda, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla
veya
rehin sözleşmesinde yetki verilmişse pazarlık yoluyla ya da borsada satmak suretiyle
paraya
çevirebilirler.
Ancak, rehnin paraya çevrilmesi konkordato masasının yararına ise, konkordato tasfiye
memurları
rehinli alacaklıya rehinli malı altı ay içinde paraya çevirmesi için yetki verebilir.
Konkordato
tasfiye memurları rehinli alacaklıya, aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk
Ceza
Kanununun 289 uncu maddesinde öngörülen cezayı da hatırlatarak, bu süre içinde paraya
çevirme
işlemini gerçekleştirmediği takdirde rehinli malı kendilerine teslim etmesini, haklı bir
sebep
olmaksızın teslim etmezse rüçhan hakkından mahrum kalacağını ihtar eder.(1)
____________________
(1) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan
“336/a”
ibaresi “26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 289 uncu” şeklinde
değiştirilmiştir.
1323
Tahsili güç ve ihtilaflı hakların alacaklılara devri:
Madde 309/ğ- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Alacaklılar kurulu, konkordato tasfiye memurlarının teklifi üzerine ihtilaflı veya
tahsili güç
bir alacaktan, özellikle bir iptal davasından, borçlunun organlarına veya çalışanlarına
karşı
sorumluluk davasından vazgeçerse, alacaklıları yazıyla veya ilân yoluyla haberdar eder
ve 245
inci maddeye uygun olarak bu iddiaların takibi hakkını devretmeyi teklif eder.
Paraların paylaştırılması:
Madde 309/h- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Konkordato tasfiye memurları, geçici de olsa her dağıtımdan önce, bir pay cetveli
düzenler ve
payının miktarını her alacaklıya bildirir; konkordato tasfiye memurları pay cetvelini on
gün
süreyle iflâs dairesinde alacaklıların incelemesine hazır tutar. Pay cetveline karşı
şikâyet
yoluna başvurulabilir.
Konkordato tasfiye memurları, pay cetveli ile birlikte masrafları da içeren son hesabı
iflâs
dairesine tevdi ederler.
Rehin açığı:
Madde 309/ı- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Geçici pay cetvelinin tevdii sırasında rehni paraya çevrilmiş bulunan rehinli
alacaklılar,
alacaklarının açık kalan kısmı için geçici dağıtıma katılırlar. Açık kalan kısım
konkordato
tasfiye memurları tarafından belirlenir ve bu karara karşı şikâyet yoluna gidilebilir.
Geçici pay cetvelinin tevdii sırasında rehin paraya çevrilmemişse, rehinli alacaklı
komiser
tarafından açık kalacağı öngörülmüş olan miktar için dağıtıma katılır. Rehnin paraya
çevrilmesinden elde edilen bedelin öngörülen miktarın altında kaldığını ispatlayan
rehinli
alacaklı, buna tekabül eden ödemelere hak kazanır.
Rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedel ile o zamana kadar yapılan geçici
ödemeler
toplamı alacak tutarını aşarsa, rehinli alacaklı fazlayı iade etmek zorundadır.
Tevdi:
Madde 309/i- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Konkordato tasfiye memurları tarafından belirlenen sürede hak sahipleri tarafından
tahsil
edilmeyen paylar 9 uncu madde hükümlerine göre bankaya yatırılır.
Beş yıl içinde hak sahipleri tarafından tahsil edilmeyen paylar iflâs dairesi tarafından
dağıtılır; 255 inci madde kıyas yoluyla uygulanır.
Faaliyet raporu:
Madde 309/j- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Tasfiye sona erince konkordato tasfiye memurları bir nihaî rapor düzenler. Bu nihaî
rapor
alacaklılar kurulunun onayına sunulur. Kurul onayladığı nihaî raporu tasdik makamı olan
ticaret
mahkemesine gönderir ve tasdik makamı da alacaklıların incelemesine hazır tutar.
Tasfiyenin bir yıldan uzun sürmesi hâlinde konkordato tasfiye memurları, her yıl en geç
Aralık
ayı sonuna kadar, tasfiye edilen malvarlığının ve henüz paraya çevrilmemiş malların
durumunu
belirten bir cetvel ve faaliyetleri hakkında bir rapor düzenleyip alacaklılar kuruluna
tevdi
eder. Bu cetvel ve rapor, takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar alacaklıların
incelemesine
hazır bulundurulmak üzere alacaklılar kurulu aracılığıyla tasdik makamına sunulur.
1324
Hukukî işlemlerin iptali:
Madde 309/k- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Borçlu tarafından konkordatonun tasdikinden önce yapılmış hukukî işlemler 277 ilâ 284
üncü
maddelere göre iptale tâbidir.
(Değişik ikinci fıkra: 28/2/2018-7101/43 md.) Geçici konkordato mühletinin verildiği
tarih,
iptal davası açma sürelerinin hesaplanmasında haczin veya iflâsın açılmasının yerini
tutar.
Konkordato masasına yöneltilen taleplerin tasarrufun iptali yoluyla kısmen veya tamamen
reddini
sağlamak mümkün ise konkordato tasfiye memurları, def’î yoluyla iptal talebinde
bulunmaya
yetkili ve yükümlüdürler.
Uygulanacak ortak hükümler:
Madde 309/l- (Ek: 17/7/2003-4949/84 md.)
Niteliğine aykırı düşmedikçe 285 ilâ 308/g maddeleri malvarlığının terki suretiyle
konkordatoda
da uygulanır.(1)
SERMAYE ŞİRKETLERİ VE KOOPERATİFLERİN UZLAŞMA YOLUYLA YENİDEN YAPILANDIRILMASI(2)(3)
Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma:
Madde 309/m- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Muaccel para borçlarını ödeyemeyecek durumda olan veya mevcut ve alacakları borçlarını
karşılamaya yetmeyen ya da bu hallerden birine düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalması
kuvvetle
muhtemel olan bir sermaye şirketi veya kooperatif, önceden müzakere edilmiş ve projeden
etkilenen alacaklılar tarafından gerekli çoğunluk sağlanarak kabul edilmiş olan yeniden
yapılandırma projesi ile birlikte, muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret
mahkemesine,
uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma için başvurabilir.
309/m ilâ 309/ü maddelerinde geçen “projeden etkilenen alacaklılar” terimi, yeniden
yapılandırma
projesi ile alacakları, hakları veya menfaatleri yeniden yapılandırılacak alacaklıları
ifade
eder.
“Gerekli çoğunluk” terimi, projeden etkilenip oylamaya katılan alacaklıların sayı
itibarıyla en
az yarısını aşan ve oy kullanan alacaklıların alacaklarının en az üçte ikisini oluşturan
ve
projenin kabulü için gerekli olan çoğunluğu ifade eder. Projenin birden fazla alacaklı
sınıfı
içermesi hâlinde, her alacaklı sınıfının kendi içinde projeyi gerekli çoğunluk ile kabul
etmiş
olması gerekir.
Yeniden yapılandırma projesi:
Madde 309/n- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Asliye ticaret mahkemesine sunulacak yeniden yapılandırma projesi, aşağıdaki hususları
içerir :
1- Projeden etkilenen alacaklıların tâbi olacağı koşullar ve benzer alacaklara sahip
olan
alacaklılar arasında eşitliğin ne şekilde sağlanacağı.
2- Projenin, borçlunun taraf olduğu sözleşmelere etkisi.
______________________
(1) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “308
inci
maddeler” ibaresi “308/g maddeleri,” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) Bu üst başlık, 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle
eklenmiştir.
(3) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle Onikinci Bap Birinci
Bölümden
sonra gelmek üzere “II. REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI”
başlığıyla
İkinci Bölüm eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
1324-1
3- Projenin, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisine etkisi.
4- Borçların yeniden yapılandırılması için gerekli görülüyorsa, borçlunun kredi gibi
finansman
kaynaklarına başvurup başvurmayacağı.
5- Borçlunun işletmesinin kısmen ya da tamamen devri, diğer bir şirket veya şirketlerle
birleşmesi, sermaye yapısının veya ana sözleşmesinin değiştirilmesi, borçlu işletmenin
yönetiminde yer alacak kişilerin belirlenmesi, borçların vadelerinin uzatılması, faiz
oranlarının değiştirilmesi, menkul kıymet ihracı gibi projenin uygulanabilirliğini
sağlayabilecek yöntemler.
6- Tasdik kararından sonra projenin uygulanmasının kim tarafından ve nasıl
denetleneceği.
7- Projeyi reddeden alacaklının alacağının, bu alacaklı projede kendi sınıfı için
öngörülen
haktan daha azını açıkça kabul etmediği sürece, nitelik itibarıyla benzerlik gösteren
alacaklarla eşit muameleye tâbi olacağı.
Hukukî nitelikleri büyük ölçüde birbirine benzer olan alacakların aynı sınıfta yer
almaları
şartıyla, proje, alacaklıları birden fazla sınıf içerisinde gruplandırabilir.
Başvuruya eklenecek belgeler:
Madde 309/o- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Başvuruya eklenecek belgeler şunlardır:
1- Yeniden yapılandırma projesi.
2- Borçlunun malî durumunu gösterir belgeler, ayrıntılı bilanço, defterlerinin
vaziyetini
bildiren bir cetvel, gelir tablosu ve borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve
belgeler.
3- Projenin, borçluyu yeniden ödeme kabiliyetine kavuşturarak muaccel borçlarını ödeme
plânına
göre ödeyebilecek ve nakit akışını gerçekleştirecek duruma getireceğini gösteren
belgeler.
4- Projeden etkilenen ve etkilenmeyen alacaklılar ile bunların alacaklarının listesi.
5- Başvuru öncesi müzakere sürecini tanımlayan ve projeden etkilenen alacaklıların proje
hakkında karar vermelerine olanak sağlayan yeterli bilgilendirmenin iadeli taahhütlü
mektup ya
da noter ihbarnamesi gibi uygun araçlarla yerine getirildiğini gösteren delilleri de
içeren
açıklamalar.
6- Projeden etkilenip de onay veren alacaklıların, bu beyanlarını içeren, imzası ve
tarihi
noterlikçe onaylı tutanaklar.
7- Projeye göre alacaklıların eline geçecek miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde
alacaklıların
eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren belge.
8- Sayı ve meblağ itibarıyla çoğunluk koşulunun gerçekleştiğini gösteren cetvel.
9- Borçlunun ödeme kabiliyetine kavuşabileceğini ve projede yer alan koşullara uymasının
mümkün
olduğunu gösteren ve gerekli nitelikleri haiz bir bağımsız denetim kuruluşu tarafından
hazırlanmış bulunan finansal analiz raporları ile dayanakları.
Başvuru üzerine ve ara dönemde mahkemece yapılacak işlem ve alınacak tedbirler:
Madde 309/ö- 4(Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Mahkeme, başvurudan itibaren otuz gün içinde gerçekleşecek olan duruşmanın gününü
belirler;
başvuruyu, 288 inci maddede öngörülen usule göre ilânen duyurur ve projeden etkilenip
adresi
bilinen tüm alacaklılara tebliğ eder. Yapılacak olan ilân ve tebligatta, başvurunun
kapsam ve
sonuçları, başvuru dosyasının hangi tarihten itibaren nerede görülebileceği ve
itirazların da
ileri sürülebileceği duruşmanın günü ve saati gösterilir.
Mahkeme, ayrıca, borçlunun veya alacaklılardan birinin talebi üzerine, başvuru hakkında
verilecek nihai kararın verilmesine kadar geçecek olan dönem için borçlunun malvarlığını
korumaya yönelik ve borçlunun faaliyetleri bakımından gerekli gördüğü tedbirleri derhal
alır. Bu
durumda mahkeme, tespit edilen duruşma gününü beklemeksizin ayrıca bir duruşma günü
tayin
edebilir, alacaklılar ve borçlu tarafından seçilmiş, atanmasından projenin tasdikine
veya
reddine
1324-2
ilişkin kararın verilmesine kadar borçlunun faaliyetlerinin sevk ve idaresini bizzat
üstlenecek
ya da bu faaliyetleri denetleyecek olan ve lazım gelen bilgi ve tecrübeye sahip ve
gerekli
nitelikleri haiz bir veya birkaç ara dönem denetçisi tayin edebilir. Alacaklılar ve
borçlunun
ara dönem denetçisi seçmedikleri ya da herhangi bir denetçi üzerinde anlaşmaya
varamadıkları,
ancak şartların ara dönem denetçisi atanmasını gerekli kıldığı hallerde mahkeme,
niteliği ve
yetkileri yönetmelikle belirlenecek olan bir veya birkaç ara dönem denetçisini re’sen
atayabilir.
Mahkeme, projeden etkilenen alacaklıların borçluya karşı başlattıkları takiplerin ve bu
takiplerle ilgili olan davaların, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanuna
göre yapılan takipleri ve davaları da kapsayacak şekilde durdurulmasına, yeni icra
takibi
yapılmasının etkilenen alacaklılar için yasaklanmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati
haciz
kararlarının uygulanmamasına ara dönem için karar verebilir. Bu durumda, bir takip
muamelesiyle
kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren süreler işlemez.
Ara dönemde borçlu, işletmenin devamı için zorunluysa veya malvarlığının kıymetinin
korunması ya
da artırılması için gerekli görülmesi hâlinde, kredi gibi finansman araçlarına
başvurabilir. Bir
finansman kaynağının kullanılabilmesi için teminat verilmesi gerekiyorsa, bu teminat
öncelikle
borçlunun daha önce üzerinde rehin tesis edilmemiş taşınır veya taşınmaz malları
üzerinde
sağlanır.
Finansman kaynağı terimi, borçluya hammadde gibi işletmenin faaliyet gösterebilmesi için
gerekli
mal ve hizmetleri sağlayanları da kapsar.
Başvurunun mahkemece incelenmesi ve kanun yolları:
Madde 309/p- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Tasdik duruşmasında mahkeme, ara dönem denetçisini, borçlu işletmenin yetkililerini ve
duruşmada
hazır bulunan alacaklıları dinler. Mahkeme, borçlunun yeniden yapılandırmaya iyiniyetle
başvurduğunu, 309/m ilâ 309/o maddelerindeki şartların yerine geldiğini ve projeyi
reddetmiş
olan her alacaklının projeyle eline geçecek miktarın en az iflâs tasfiyesi sonunda eline
geçecek
miktara eşit olduğunu tespit ettiği takdirde, en geç otuz gün içinde başvurunun
tasdikine, aksi
halde reddine karar verir.
Mahkeme, tasdik kararı ile birlikte, borçlu ile alacaklıların bu konudaki görüşlerini de
dikkate
alarak, yetkileri sadece projenin yerine getirilmesine ilişkin esasları denetleyip
alacaklılara
durumu düzenli olarak rapor etmekten ibaret olan bir veya birkaç proje denetçisi tayin
edebilir.
Borçlu ve alacaklılar, denetçi seçmedikleri ya da herhangi bir denetçi üzerinde
anlaşmaya
varamadıkları takdirde, mahkeme, nitelikleri ve görev alanı yönetmelikle belirlenecek
olan bir
denetçiyi re’sen atayabilir.
Tasdik veya ret kararının tebliğinden itibaren on gün içinde borçlu ve tasdik duruşması
sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar kararı temyiz edebilirler. Bu konudaki
temyiz
incelemesi ivedilikle yapılır ve verilecek karara karşı, karar düzeltme yoluna
başvurulamaz.
Tarafların itirazı ve temyiz maktu harca tâbidir.
Kararın sonuçları:
Madde 309/r- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Yeniden yapılandırma projesi, tüm hüküm ve sonuçlarını, başvurunun tasdikine ilişkin
kararın
verildiği andan itibaren doğurmaya başlar. Projenin koşulları, projeden etkilenen
alacaklılarla
yapılmış olan tüm sözleşme hükümlerinden önce gelir.
Kararın temyiz incelemesi sonunda Yargıtayca bozulması üzerine, projenin tasdik
kararının icrası
kendiliğinden durur. Bozma kararına kadar yapılan işlemler geçerliliğini muhafaza eder.
1324-3
Projeden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu sözleşmelerde
projenin
tadiline veya feshine yol açabilecek veyahut borçlunun yeniden yapılandırma yoluna
başvurmasının
temerrüt hali oluşturacağına ya da akde aykırılık teşkil edeceğine ilişkin hükümler
bulunması
hâlinde, bu hükümler borçlunun yeniden yapılandırma yoluna başvurması durumunda
uygulanmaz.
Başvurunun tasdiki talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının verilmesi hâlinde,
mahkemece
verilmiş tedbirler kalkar, durmuş olan dava ve takiplere devam edilir.
Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırmanın feshi:
Madde 309/s- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında, 308/e
maddesi
ile 308/f maddesinin birinci fıkrası kıyasen uygulanır. Yeniden yapılandırmanın tamamen
feshine
karar verilir ve bu karar kesinleşirse, durum mahkemece 288 inci maddede öngörülen usule
göre
ilânen duyurulur. İlândan itibaren on gün içinde, projeden etkilenen alacaklılar tasdik
kararını
vermiş olan mahkemeden borçlunun derhal iflâsına karar verilmesini isteyebilirler.(1)
Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesinin tadili :
Madde 309/ş- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Projenin bir kısmının ihlâli hâlinde, bu ihlâl sadece bazı alacaklıları etkiliyorsa,
hakları
ihlâl edilen bu alacaklıların borçlu ile projenin tadili konusunda anlaşmaya varmaları
durumunda, tadil edilmiş proje mahkemenin tasdikine sunulur. Projenin devamı için bu
tadilatın
yapılması zorunlu ise ve tadil edilmiş proje hakları ihlâl edilmiş olan alacaklıları
projeden
etkilenen diğer alacaklılardan daha uygun bir duruma getirmiyorsa, mahkeme tadil edilmiş
projeyi
tasdik eder. Yeniden yapılandırma projesinin tasdikine ilişkin usul projenin tadili
hakkında da
uygulanır.
Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesinin ihlâli ve muhtelif hükümler:
Madde 309/t- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Borçlunun projeden doğan yükümlülüklerini tamamen veya kısmen zamanında yerine
getirmemesi
hâlinde durum proje denetçisi, borçlu veya projeden etkilenen alacaklılar tarafından
projeyi
tasdik etmiş olan mahkemeye bildirilir. Aynı hak, projenin tasdikinden önce borçluya
teminat
mukabili veya teminatsız olarak kredi gibi finansman kaynağı yaratıp bundan kaynaklanan
alacağını kısmen veya tamamen elde edemeyen alacaklı için de söz konusudur. Bu bildirim
üzerine
mahkeme, borçlunun malvarlığının korunabilmesi için, borçlunun malvarlığı üzerindeki
tasarruflarını önleyici tedbirler de dahil olmak üzere, gerekli muhafaza tedbirlerini
alır ve
bir duruşma günü tayin ederek 288 inci maddede öngörülen usule göre ilânen duyurur.
Mahkeme,
projeden etkilenen veya etkilenmeyen alacaklıların vakî itirazlarını inceledikten sonra,
borçlunun yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmediğini, projenin
uygulanmayıp
tadilinin de söz konusu olmadığını veya finansman alacaklısının alacağını tamamen ya da
kısmen
elde edemediğini tespit edince derhal borçlunun iflâsına hükmeder.
Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasına,
bankalar ve
sigorta şirketleri borçlu sıfatı ile başvuramazlar.
Ara dönem denetçisi ve proje denetçisi hakkında 334/a madde hükümleri uygulanır.
Harç, vergi istisnaları ve teşvik belgeleri:
Madde 309/u- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Tasdik edilen proje kapsamındaki;
1- Yapılacak işlemler ve düzenlenecek kâğıtlar, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre
ödenecek
damga vergisi ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan,
____________________
(1) 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 45 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “307
nci
madde ile 308 inci maddenin” ibaresi “308/e maddesi ile 308/f maddesinin” şeklinde
değiştirilmiştir.
1324-4
2- Alacaklılar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar, 6802
sayılı
Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,
3- Borçluya kullandırılan ve kullandırılacak krediler, Kaynak Kullanımı Destekleme
Fonundan,
4- Diğer benzeri işlemler, kâğıtlar ve krediler vergi, resim, harç ve fon
yükümlülüklerinden
(4306 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi gereken Eğitime Katkı Payı hariç),
İstisna edilmiştir.
İstisna, alacaklıların tasdik edilen proje kapsamında edindikleri varlıkları elden
çıkardıkları
hallerde de uygulanır.
Tasdik edilen proje hükümleri uyarınca tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları 213
sayılı Vergi
Usul Kanunu hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise vazgeçilen
alacak
olarak dikkate alınır.
Tasdik edilen proje hükümleri uyarınca uygulamaya konulan işlemlerin gerçekleşmemesi
hâlinde
dahi, bu madde uyarınca uygulanmış istisnalar geri alınmaz.
Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesine göre borçları yeni bir itfa plânına
bağlanan
borçlular tarafından alınmış olan teşvik belgelerinin süreleri ile ihracat taahhüt
süreleri,
projeler ile belirlenen süreler kadar uzatılmış sayılır.
Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasının
uygulanması
sırasında aranacak noter onaylı belgelere ilişkin noter harcı maktu olarak alınır.
Yönetmelik:
Madde 309/ü- (Ek: 12/2/2004-5092/8 md.)
Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki ay içinde Adalet Bakanlığınca sermaye
şirketleri ve
kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasının uygulanmasına ilişkin
yönetmelik
yürürlüğe konulur.
ON ÜÇÜNCÜ BAP
Taksiratlı ve hileli iflas
I – TAKSİRATLI İFLAS
Taksiratlı iflas halleri:
Madde 310 – Aşağıdaki hallerden biri kendisinde bulunan müflis taksiratlı sayılır ve
Türk Ceza
Kanununa göre cezalandırılır:
1 – Ziyanları için makul sebepler gösteremezse;
2 – Evinin masrafları hadden fazla ise;
3 – Kumar yahut mücerret baht oyunlarında ve borsa muamelelerinde külliyetli para
sarfetmişse;
4 – Borcunun, mevcudu ile alacağından çok olduğunu bildiği halde bu vaziyetinden
haberleri
olmıyan kimselerden ehemmiyetli miktarda veresiye mal satın yahut borç para almış ise;
5 – (Değişik: 29/6/1956-6763/42 md.) Ticaret Kanununun 66 ncı maddesinin birinci
fıkrasının 1
ila 3 üncü bentlerinde sayılan defterleri hiç veya kanunun emrettiği şekilde tutmamış
ise;
6 – Mevcudu ile alacağından çok fazla mebaliğ için senetler imza etmiş ise;
7 – (Değişik: 18/2/1965-538/128 md.) İflas takibi sırasında mahkeme, iflas idaresi veya
iflas
dairesi tarafından çağrıldığı halde makbul bir mazeret olmaksızın gelmemiş ise;
8 – İşlerini terkederek kaçmış ise;
9 – Evvelki bir konkordato şartlarını ifa etmeden yeniden iflasına hükmolunmuş ise;
10 – 178 inci maddenin son fıkrası hükmüne riayet etmeyipte bir sene içinde iflası vuku
bulmuşsa.
1325
II – HİLELİ İFLAS
Hileli iflas halleri:
Madde 311 – (Değişik: 18/2/1965-538/129 md.)
İflasından evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kasdiyle ve hususiyle aşağıdaki
suretlerle hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır ve Türk Ceza Kanununa
göre
cezalandırılır:
Alacaklıların müşterek rehini makamında olan mallarını tamamen veya kısmen kaçırır,
gizler veya
tahrip ederse;
Alacaklıların zararına olarak hakikata aykırı makbuzlar verir veya yazı ile borç ikrar
ederse;
Muvazaalı satışlar, muameleler yahut bağışlamalar yaparsa;
Evlenme mukavelesinde hakikaten getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanır ve karı da
bu
mukaveleyi kocasının alacaklılarına karşı istimale kalkışırsa;
Hakikata aykırı borç ikrar etmek yahut muvazaalı muameleler ve mukaveleler yapmak
suretiyle
alacaklılarını zarara sokarsa;
Borcu mevcudu ile alacağından ziyade olduğunu bildiği halde ehemmiyetli kıymeti haiz
ticari
mallarını yahut fabrikasının mahsullerini hem satış gününün piyasasından, hem de
malolduğu veya
satınalındığı kıymetten pek aşağı bir fiyatla satmak suretiyle mevcudunu israf ederse;
Konkordato mukavelesi haricinde alacaklıya hususi menfaatler temin ederse;
Hakikate aykırı muhasebe ve sahte bilançolarla aktifini hakikatte olduğundan fazla veya
noksan
gösterirse.
(Değişik: 6/6/1985-3222/38 md.) Bir numaralı bentte yazılı malların kıymetine göre Türk
Ceza
Kanununun 522 nci maddesi tatbik olunur.
Bir numaralı bentte yazılı suçları yapanlar müflisin evi halkından kimseler ise müflis
gibi
cezalandırılırlar.
Türk Ceza Kanununun iştirak hükümleri dışında kalsa dahi, müflisin aktifini azaltmak
maksadiyle
ona ait taşınır ve taşınmaz malları kısmen veya tamamen saklıyan veya kaçıran ve muvaza
ile
temellük eden veya bu hususlarda yataklık veya tavassut eden veya iflas masasına
müracaat ile
kısmen veya tamamen asılsız alacaklarını kaydettiren veya müflisin tediye kabiliyetini
azaltmak
maksadiyle kendi adına veya müstear adla ticari faaliyetlere girişen kimseler hakkında
dahi aynı
cezalar uygulanır.
ON DÖRDÜNCÜ BAP
İtibarın yerine gelmesi
İtibarın yerine gelmesi:
A – Hileli müflis:
Madde 312 – Hileli müflis itibarının yerine gelmesini Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun
memnu
hakların iadesine dair faslındaki hükümlere göre elde edebilir. Ancak mezkür fasılda
yazılı
şartların ifasından başka dilekçesine, masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların
alacakları
tamamen itfa edildiğine dair makbuzlarını veya sair vesikalarını raptetmesi lazımdır.
1326
B – Taksiratlı müflis:
Madde 313 – Taksiratlı müflis infazı lazımgelen cezasını çektikten veya kanuni
sebeplerle ceza
düştükten sonra iflas kararını veren mahkemeye arzuhal ile müracaat ederek itibarının
yerine
gelmesini talep edebilir. İstida masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını
gösteren
iflas dairesinden alınmış bir defterle bu borçların tamamen itfa edildiğine dair
makbuzlar veya
sair ispat edici evrak ile tevsik edilir.
C – Adi müflis:
Madde 314 – Adi müflis masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını itfa
ettiğine dair
makbuz veya vesikaları göstererek iflasa karar veren mahkemeden itibarının yerine
gelmesini
isteyebilir.
İlan:
Madde 315 – Yukarki maddelere göre talebin kabulü üzerine verilen hüküm, Resmi Gazete
ile ilan
olunur.
Ölümden sonra itibarın yerine gelmesi:
Madde 316 – Hileli veya taksiratlı yahut adi müflisin itibarının yerine gelmesine
ölümünden
sonra mirasçılarından birinin talebiyle de hükmolunabilir.
ON BEŞİNCİ BAP
Fevkalade hallerde mühlet ve tatil
I – FEVKALADE MÜHLET
Bu babın tatbiki şartları:
Madde 317 – Fevkalade hallerde hususile devamlı iktisadi buhranlarda İcra Vekilleri
Heyeti 318
den 329 uncuya kadar olan maddeler hükümlerinin muayyen bir müddet için bu hallerden
müteessir
olan mıntaka borçlularına tatbik edilmesine karar verebilir.
Fevkalade mühletin kabulü, borçlunun dilekçesi:
Madde 318 – İcra Vekilleri Heyetince bu suretle tayin edilen mıntakalarda 317 nci
maddede
gösterilen haller sebebiyle kusuru olmaksızın taahhütlerini ifa edemiyen borçlu mühletin
hitamında borçlarını tamamen tediye edebileceğini ahval ümit ettiriyorsa icra
mahkemesinden
nihayet altı ayı geçmemek üzere fevkalade bir mühlet istiyebilir.
Borçlu dilekçesine mali vaziyetini gösteren vesikaları, alacaklıların listesini
raptetmeğe ve
icra mahkemesi tarafından talep olunan bütün malümatı vermeğe ve kendisinden
istenebilecek
evrakın hepsini göstermeğe mecburdur. Borçlu iflas yoliyle takibe tabi ise dilekçesine
fazla
olarak bilanço ve defterlerini de rapteder.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/85 md.) Dilekçenin verilmesinden sonra icra mahkemesi, 326 ncı
maddede
öngörülen alacaklar hariç, tedbir yoluyla derdest takipleri durdurabilir. İcra
mahkemesi,
takiplerin durdurulması süresinin fevkalâde mühletten indirilip indirilmeyeceğini ve
indirilecekse ne ölçüde indirileceğini belirler.
İcra mahkemesince yapılacak tetkikler:
Madde 319 – İcra mahkemesi lüzum gördüğü tahkikleri de yaptıktan sonra mühlet talebi ilk
bakışta
esassız gibi görünmezse bir gün tayin ve o gün için ilan tarikiyle bütün alacaklıları
davet ve
icabında ehli hibreye de müracaat eyler.
1327
Alacaklılar tayin olunan günden evvel dosyayı tetkik edebilirler; alacaklıların mühlet
talebine
karşı tahriri itirazlarını dermeyan etmek yetkileri de vardır.
İcra mahkemesi kısa bir müddette kararını verir; mühlet vermekle beraber borçluyu bir
veya
mütaaddit taksitlerle ödemeğe de mecbur edebilir.
İstinaf yoluna başvurma(1)
Madde 320- (Değişik: 2/3/2005-5311/20 md.)
Karar hakkında tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde borçlu ile alacaklılardan her
biri
istinaf yoluna başvurabilir.
İcra mahkemesi tarafından verilmiş olan fevkalâde mühletin hükmü, bölge adliye
mahkemesinin
kesin kararına kadar geçerlidir.
Defter tanzimi, komiser:
Madde 321 – İcra mahkemesi, mühlet kararını vermezden evvel veya verirken defter
tutulmasını
emreder ve alacaklıların haklarını korumak maksadiyle diğer bütün tedbirleri alır.
İcra mahkemesi mühlet vermekle beraber borçlunun muamelelerine nezaret etmek üzere bir
komiser
tayin edebilir.
Kararın tebliği:
Madde 322 – Mühlet kararı katileşince icra dairesine tebliğ ve hemen ilan olunur.
Neticeler, takipler ve müddetler:
Madde 323 – (Değişik: 17/7/2003-4949/86 md.)
Mühlet içinde borçluya karşı takip yapılabilir ve bu takiplere hacze veya depo emrine
kadar
devam edilebilir. Haczedilen ücretler mühlet sırasında da tahsil edilir; mühlet
sırasında veya
mühletten önce başlatılmış bir takip çerçevesinde aynî teminat kapsamına girdiği
takdirde
kiralar için de aynı kural geçerlidir. Buna mukabil, rehnin paraya çevrilmesi talebi,
haciz veya
depo emri mühletin verilmesinden önce vuku bulmuş olsa bile, satış yapılamaz veya iflâsa
karar
verilemez.
106, 150/e, 156, 206, 278, 279 ve 280 inci maddelerde öngörülen süreler mühlet süresince
uzatılır. Aynı kural, aynî teminatlarda, taşınmaz rehni ile temin edilmiş alacakların
faizleri
için de geçerlidir.
Borçlunun tasarruf hakları:
A – Umumiyetle:
Madde 324 – Borçlu işlerine devam edebilir. Ancak mühletin devamınca alacaklıların
kanuni
menfaatlerine dokunacak yahut alacaklılardan bir kısmını diğerlerinin zararına olarak
tercih
suretiyle yapılacak muameleler memnudur.
B – Yetkili makam tarafından alınan hususi tedbirler hakkında:
Madde 325 – İcra mahkemesi fevkalade mühleti verirken komiserin, yoksa bizzat icra
mahkemesinin
muvafakati olmaksızın borçlunun taşınmazlarını temlik yahut bunlar üzerinde ayni haklar
tesis,
rehinler ihdas, ivazsız tasarruflar icra etmiyeceğine ve fevkalade mühletten evvel
doğmuş
borçlara karşı ödemeler yapamıyacağına ve kefalet edemiyeceğine ve ederse hükümsüz
olacağına
karar verebilir.
Ancak 206 ncı maddede mezkür ikinci ve üçüncü sıradaki borçların ödenmesi ve 319 uncu
maddenin
üçüncü fıkrasında bahsolunan taksitlerin tediyesi için muvafakat almağa lüzum yoktur.
Fevkalade mühlet kararında yukardaki kayıtlar bulunursa bunlar da ilana yazılır ve
fevkalade
mühlet tapu siciline temlik hakkının tahdidi suretiyle geçirilir.
_____________________
(1) Bu madde başlığı “Temyize müracaat:” iken, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun
20 nci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1328
Fevkalade mühlete tabi olmıyan alacaklar:
Madde 326 – (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/87 md.) Mühlet, beşyüzmilyon liradan
aşağı
alacaklara ve 206 ncı maddenin birinci sırasındaki alacaklara uygulanmaz.
Bu alacaklar, borçlu iflas yoliyle takibe tabi bulunmuş olsa bile fevkalade mühlet
esnasında
ancak haciz yoliyle yahut rehinin paraya çevrilmesi suretiyle takip olunabilir.
Uzatma:
Madde 327 – 317 nci madde hükümlerine göre tayin olunan müddet içinde borçlunun
dilekçesi
üzerine icra mahkemesi tarafından verilen fevkalade mühlet; bunu icap ettiren sebepler
borçlunun
kusuru olmaksızın devam ediyorsa nihayet dört ay uzatılabilir.
Borçlu dilekçesine alacaklıların mütemmim bir listesini ve eğer iflas yoliyle takibe
tabi ise
mütemmim bir bilanço raptetmeğe mecburdur.
İcra mahkemesi alacaklıların itirazlarını yazı ile bildirmeleri için bir müddet tayin
ederek
uzatma talebini ilanla tebliğ eder.
Bir komiser tayin edilmiş ise o da rapor vermeğe davet olunur.
Müddet bittikten sonra icra mahkemesi kararını verir ve bu karar aynı şartlara göre ilan
olunur.
Fevkalade mühlette olduğu gibi bu karar hakkında da istinaf yoluna başvurulabilir.(1)
Bölge adliye mahkemesi bu halde dosya üzerine kararını verir.(1)
Refi:
Madde 328 – İcra mahkemesi aşağıdaki hallerde alacaklılardan birinin veya komiserin
talebi
üzerine mühletin kalkmasına karar verebilir:
1 – Borçlu tayin olunan taksitleri vaktinde ödemezse;
2 – Borçlu komiserin talimatı hilafına hareket eder ve alacakların kanuni menfaatlerini
ihlal
yahut bazılarını diğerlerinin zararına olarak iltizam eylerse;
3 – Borçlunun icra mahkemesine verdiği malümatın hakikata muhalif olduğunu yahut
borçlunun bütün
taahütlerini ifaya muktedir bulunduğunu alacaklılardan biri ispat ederse.
Borçlu dinlenmeğe yahut itirazlarını yazı ile bildirmeğe davet olunur. İcra mahkemesi
icabı
halinde mütemmim malümat elde ettikten sonra dosya üzerine kararını verir. Müracaat
vukuunda
bölge adliye mahkemesi de aynı veçhile hareket eder. Refi kararı mühlet kararının tabi
olduğu
şartlar dairesinde ilan olunur.(1)
Refi kararı ikinci ve üçüncü numaralara göre verilmiş ise borçluya konkordato mühleti
veya yeni
bir fevkalade mühlet verilemez.
Fevkalade mühlet içinde kondordato ve yeniden mühlet verilmemesi:
Madde 329 – Fevkalade mühletin devamı esnasında konkordato talep etmek arzusunda bulunan
borçlu
vesikalarını ve komiserin mütalaanamesiyle birlikte kondordato projesini mühletin
bitmesinden
evvel vermeğe mecburdur.
Fevkalade müddetin bitmesinden sonra başlıyan altı ay içinde konkordato mühleti
verilemiyeceği
gibi yeniden fevkalade mühlet de verilemez.
İflâsın ertelenmesi ile ilişki:
Madde 329/a- (Ek: 17/7/2003-4949/88 md.; Mülga: 28/2/2018-7101/65 md.)
______________________
(1) 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle 327 inci maddenin beşinci
fıkrasının ikinci cümlesinde geçen “temyize müracaat olunabilir.” ibaresi, “istinaf
yoluna
başvurulabilir.”; altıncı fıkrasında geçen “Temyiz” ibaresi, “Bölge adliye
mahkemesi”;aynı
Kanunun 22 nci maddesiyle de 328 inci maddenin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesinde geçen
“temyiz
de” ibaresi, “bölge adliye mahkemesi de” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
1328-1
II – FEVKALADE HALLERDE TATİL
İcra takiplerinin durdurulması halleri:
Madde 330 – Salgın hastalık,umumi bir musibet veya harb halinde İcra Vekilleri Heyetinin
karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen bir müddet
için
icra takipleri durdurulabilir.
ON ALTINCI BAP
Cezai hükümler
Alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksilten borçluların cezası:
Madde 331- (Değişik: 31/5/2005-5358/1 md.)
Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu;
alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden
çıkararak,
telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla
başkasının
uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette
eksiltirse,
aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği
takdirde, altı
aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
İflas takibinden veya doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden önce birinci
fıkradaki
fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu fiiller başka bir suç oluştursa dahi bu hükümler
uygulanır.
Konkordato mühleti veya iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da
konkordato
mühleti talebi veya iflasın ertelenmesi süresinden sonra birinci fıkradaki fiilleri
işleyen
borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.
Taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile
taşınmaz
dışına çıkarılması halinde, eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin
güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bu suçlar alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur.
Aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştıran
borçlunun
cezası:
Madde 332 – (Değişik: 31/5/2005-5358/2 md.)
Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu,
adet üzere
tecviz edilemiyecek bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak
yahut
cüretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut işlerinde
ağır
ihmallerde bulunarak aczine kendi fiili ile sebebiyet verir yahut vaziyetinin fenalığını
bildiği
halde o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırırsa, aleyhine aciz belgesi istihsal
edildiği
veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, onbeş günden altı aya
kadar
hapis cezasiyle cezalandırılır.
Konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri işleyen
borçlu
hakkında da bu hükümler uygulanır.
Bu suç alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur. Borçluyu fazla borç altına girmeye
veya talih
oyunu ile spekülasyonlarda bulunmaya sevk etmiş yahut ağır faiz almak suretiyle
zaafından
istifade etmiş olan alacaklıların şikâyet hakkı yoktur.
1328-2
İflas ve konkordato işlerinde hususi menfaat temin edenlerin cezası:
Madde 333 – (Değişik: 31/5/2005-5358/3 md.)
Her kim iflas bürosu veya idaresinin yahut bir alacaklının veya alacaklılar
toplanmasındaki
mümessilinin reyini yahut konkordatoya muvafakatini kazanmak için ona hususi bir menfaat
temin
veya vaat ederse altı aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Menfaat temin eden alacaklı yahut mümessili de aynı ceza ile cezalandırılır.
Suçun iflas bürosu veya idaresi üyesi tarafından işlenmesi halinde, ceza yarı oranında
artırılır.
Ticari işletmede yöneticinin sorumluluğu:
Madde 333/a- (Ek: 17/7/2003-4949/90 md.; Değişik: 31/5/2005-5358/4 md.)
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları
zarara
uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek
alacaklıları
zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde,
alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî
para
cezası ile cezalandırılır.
Birinci fıkradaki suç taksirle işlendiği takdirde, alacaklının şikâyeti üzerine, fail
hakkında
zararın ağırlığına göre ikibin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Konkordatoda veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden
yapılandırılmasında yetkili kimseleri hataya düşüren ya da konkordato veya uzlaşma
yoluyla
yeniden yapılandırma koşullarına uymayan borçlunun cezası:(1)
Madde 334- (Değişik: 31/5/2005-5358/5 md.)
Konkordato mühleti elde etmek veya konkordato veya sermaye şirketleri ile
kooperatiflerin
uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek için hileli tutum ve
davranışlarıyla malî durumu hakkında alacaklıları, komiseri, ara dönem denetçisini veya
yetkili
memuru hataya düşürmek veya konkordato projesine ya da sermaye şirketleri ve
kooperatiflerin
uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması projesine uymamak yoluyla kasten zarara
sebebiyet veren
borçlu, ilgilinin şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Konkordato komiserinin sorumluluğu:
Madde 334/a- (Ek: 17/7/2003-4949/92 md.; Mülga: 31/5/2005-5358/23 md.)
Kiracının cezalandırılacağı haller:
Madde 335 – Üzerlerinde kiralayanın hapis hakkı tanınmış ve 270 inci madde mucibince
defteri
yapılmış eşyayı kaçıran veya gizleyen borçlu ile tahliyesi emrolunan yeri kiralayana
zarar
vermek maksadiyle işgal ettiren şahıs Türk Ceza Kanununun (276) ncı maddesine göre
cezalandırılır.
_____________________
(1) Bu madde başlığı “Konkordatoda yetkili kimseleri hataya düşüren veya konkordato
koşullarına
uymayan borçlunun cezası:” iken, 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1328-3
Müflisin mallarını vermeyenler hakkındaki cezalar:
Madde 336 – (Değişik: 31/5/2005-5358/6 md.)
Müflisin mallarını ellerinde bulunduran veya müflise borçlu olan üçüncü şahıslar,
iflasın
açıldığına dair ilana muttali oldukları tarihten itibaren bir ay içinde makbul bir
mazeret
olmaksızın o malları iflas idaresi emrine vermezler veya borçlarını bildirmezlerse,
doksan güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Kendisine teslim edilen malları vermeyenler hakkındaki cezalar:
Madde 336/a- (Ek: 17/7/2003-4949/93 md.; Mülga: 31/5/2005-5358/23 md.)
Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi: (1)
Madde 337 – (Değişik: 31/5/2005-5358/7 md.)
(İptal birinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 28/2/2008 tarihli ve E.: 2006/71, K.:
2008/69 sayılı
Kararı ile.)
162, 209 ve 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet edenler hakkında da iflas idaresinin
vereceği
müzekkere üzerine, aynı ceza verilir. Bu maddelerde belirtilen yükümlülüklerin yerine
getirilmesi hâlinde, verilen ceza düşer.
Ticareti terk edenlerin cezası:
Madde 337/a – (Ek: 18/2/1965-538/133 md.; Değişik: 31/5/2005-5358/8 md.)
44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren
veya
aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında
göstermeyen
veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören
alacaklının
şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Birinci fıkradaki fiillerin işlenmesinden alacaklının zarar görmediğini ispat eden
borçluya ceza
verilmez.
Borçlunun iflası halinde, birinci fıkradaki durum ayrıca taksiratlı iflas hali sayılır.
Hakikata muhalif beyanda bulunanların cezası:
Madde 338 – (Değişik: 31/5/2005-5358/9 md.)
Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti
üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Hakkında aciz vesikası alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü, aciz
vesikası hamili alacaklının alacağının aciz vesikasına bağlanmasından en geç beş sene
içinde
müracaatı üzerine sabit olursa, asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden icra
mahkemesinin
dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını icra mahkemesi kararının
kesinleşmesinden
itibaren en geç bir ay içinde ve aciz vesikasındaki borcun ödenmesine kadar her ay icra
dairesine yatırmaya mecburdur. Bu mükellefiyeti yerine getirmeyen borçlu hakkında bir
yıla kadar
tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını
veya o
tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir;
ödemelerini
tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı
tazyik
hapsinin süresi bir yılı geçemez.
___________________
(1) Bu madde başlığı “Mal beyanı için gelmiyenlerin ve beyanda bulunmıyanların ve
istenen malı
teslim etmiyenlerin cezası:” iken, 31/5/2005 tarihli ve 5358 sayılı Kanunun 7 nci
maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1328-4
Borçlunun nafaka borçluları dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi, asgari ücretin üstünde
eline
geçen para ve menfaatlerin icra mahkemesi kararı ile belirlenecek kısmını, icra
veznesine
yatırmak mükellefiyetini ortadan kaldırmaz.
İkinci fıkradaki hükmün tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili alacaklı talep etmiş
ise,
bunlar talep tarihi sırasıyla öncelik hakkını haizdir.
Beyandan sonra mal ve kazançta olan tezayüdü bildirmeyen borçlunun cezası:
Madde 339 – (Değişik: 31/5/2005-5358/10 md.)
Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu Kanun
mucibince
bildirmeye mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra
dairesine
taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse ve bu mal veya kazancı asıl veya
bedel
itibariyle mevcut olduğu takdirde, on gün; mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle
makbul
bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa, bir aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.
Bu cezalara alacaklının şikâyeti üzerine karar verilir. Kişi, icra takibine konu olan
borcu
tamamen ödediği takdirde, bu ceza düşer.
Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza:
Madde 340 – (Değişik: 31/5/2005-5358/11 md.)
111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan
borcu
ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti
üzerine,
üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu
borcun
tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse
tahliye
edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir.
Ancak, bir
borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.
Çocuk teslimi emrine muhalefetin cezası:
Madde 341 – (Değişik: 31/5/2005-5358/12 md.)
Çocuk teslimi hakkındaki ilâmın veya ara kararının gereğini yerine getirmeyen veya
yerine
getirilmesini engelleyen kişinin, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine, altı
aya
kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilâmın veya ara
kararının gereği yerine getirilirse, kişi tahliye edilir.
İcra dairesince teslim edilen taşınmaz veya gemiye tekrar girenlerin cezası:
Madde 342 – (Değişik: 31/5/2005-5358/13 md.)
İcra dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim edilen bir taşınmaza veya gemiye
haklı
bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 290 ıncı
maddesi
mucibince umumi hükümler dairesinde cezalandırılır.
30 ve 31 inci maddeler hükmüne muhalefet edenlerin cezası:
Madde 343 – (Değişik: 31/5/2005-5358/14 md.)
Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapılmaması
yahut bir
irtifak hakkının tesisi veya kaldırılması hakkındaki ilâm hükümlerine makbul mazerete
müstenit
olmayarak muhalefet eden borçluların, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine,
üç aya
kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilâmın gereği
yerine
getirilirse, borçlu tahliye edilir.
1328-5
Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası:(1)
Madde 344 – (Değişik: 31/5/2005-5358/15 md.)
Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti
üzerine,
üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın
gereği
yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.
Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde,
ileri
sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın
sonuna
bırakılabilir.
Hükmi şahısların muamelelerinde kimlerin ceza göreceği :
Madde 345 – Bu kanunda yazılı suçlar, hükmi bir şahsın idare veya muamelelerini ifa
sırasında
işlenmiş ise ceza o hükmi şahsın müdürlerinden, mümessil ve vekillerinden, tasfiye
memurlarından, idare meclisi reis ve azasından veya murakıp ve müfettişlerinden fiili
yapmış
olan hakkında hükmolunur
(İkinci fıkra mülga: 29/6/1956-6763/42 md.)
Sermaye şirketlerinin iflasını istemek mecburiyetinde olanların cezası :
Madde 345/a – (Ek: 18/2/1965-538/137 md.; Değişik: 31/5/2005-5358/16 md.)
İdare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları, 179 uncu maddeye
göre
şirketin mevcudunun borçlarını karşılamadığını bildirerek şirketin iflasını
istemezlerse,
alacaklılardan birinin şikâyeti üzerine, on günden üç aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Artırmadan çekilme :
Madde 345/b – (Ek: 9/11/1988-3494/59 md.; Değişik: 31/5/2005-5358/17 md.)
Bu Kanuna göre yapılan ihalelerde kendisine veya başkasına vaat olunan veya sağlanan
yarar
karşılığında artırmadan çekilen veya artırmaya katılmayan kimseye bir yıla kadar hapis
ve bin
güne kadar adlî para cezası verilir.
Aracılara da aynı ceza verilir.
Görev ve birleştirilme yasağı: (2)
Madde 346 – (Değişik: 31/5/2005-5358/18 md.)
Bu Kanun hükümlerine göre disiplin veya tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir.
İcra mahkemesinin görevine giren bu işler, diğer mahkemelerde görülen ceza davaları ile
birleştirilemez.
Bu Bapta yer alan suçlarla ilgili davalara, icra mahkemesinde bakılır.
Şikayet süresi :
Madde 347 – (Değişik: 31/5/2005-5358/19 md.)
Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren
üç ay ve
her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.
_______________________
(1) 344 üncü maddenin başlığı “Nafaka hükmüne uymuyanların cezası:” iken, 17/7/2003
tarihli ve
4949 sayılı Kanunun 97 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu madde başlığı “Davaların birleştirilmemesi:” iken, 31/5/2005 tarihli ve 5358
sayılı
Kanunun 18 inci maddesiyle metne işlindiği şekilde değiştirilmiştir.
1328-6
Yetki :
Madde 348 – (Değişik: 31/5/2005-5358/20 md.)
Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı yetkili icra mahkemesi, icra takibinin yapıldığı
yerdeki
mahkemedir.
Yargılama usulü :
Madde 349 – Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava
beyanını alan
icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve
maznuna
celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celbolunur.
İki taraf tayin olunan gün ve saatte icra mahkemesinin huzuruna gelmeğe veya vekil
göndermeğe
mecburdurlar.
İcabında icra mahkemesi, tarafların bizzat hazır bulunmasını emredebilir.
Maznun başka yerde ikamet ediyorsa istinabe yoliyle sorguya çekilir.
Maznun, şikayeti alan veya istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gelmez veya müdafi
göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle getirilir. Bu
suretle de
bulundurulamazsa muhakeme gıyabında görülür.
Şikayetçi muayyen zamanda gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkı düşer.
Gelmeyen şahitlere yapılacak muamele ile borçlunun gıyabında verilen karara karşı eski
hale
getirme talebi hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı hükümler tatbik olunur.
Duruşma :
Madde 350 – İcra mahkemesi iki tarafı ve delillerini dinler ve gerek tarafların gerek
şahitlerin
ifadelerini duruşma tutanağına geçirir.
Cumhuriyet Savcısı hazır bulundurulmaz.
Tahkikat:
Madde 351 – Şikayetçi dilekçe veya beyanında gösterilmiş olduğu delillerle bağlıdır.
Maznun müdafası için tahkikatın tevsiini ancak bir kere istiyebilir.
Karar:
Madde 352 – İcra mahkemesi iki tarafın ifadelerini ve bütün delillerini ve iddia ve
müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde kararını verir ve hulasasını
Cumhuriyet
Savcısına bildirir.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/99 md.)Takibi şikâyete bağlı suçlarda dava ve cezanın 354 üncü
maddede
yazılı sebeplerle düşeceği kararda belirtilir.
Ceza kararnamesi:
Madde 352/a- (Ek: 17/7/2003-4949/100 md.; Mülga: 31/5/2005-5358/23 md.)
1328-7
Madde 352/b – (Ek: 6/6/1985-3222/44 md.; Mülga: 31/5/2005-5358/23 md.)
İtiraz:(1)
Madde 353 – (Değişik: 31/5/2005-5358/21 md.)
(Değişik birinci fıkra: 31/3/2011-6217/5 md.) İcra mahkemesinin verdiği tazyik ve
disiplin
hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde
itiraz
edilebilir. Mahkeme itirazı incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden
fazla
dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı
daire için
birinci daireye, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye ceza
mahkemesine, icra mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması
hâlinde
ise en yakın asliye ceza mahkemesine gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen
karar
kesindir.
İcra mahkemesinin bu Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak
4.12.2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun kanun yollarına ilişkin hükümleri
uygulanır.
Davanın ve cezanın düşmesi ile ceza verilemeyecek hâller(2)
Madde 354 – Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların
müştekisi
feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle beraber
ceza
düşer.
(Mülga ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
(Ek fıkra: 31/5/2005-5358/22 md.)İcra mahkemesinin bu Bap hükümlerine göre verdiği
tazyik veya
disiplin hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra
yerine
getirilmez.
(Ek fıkra: 31/3/2011-6217/6 md.)Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak
miktarı
Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari
ücret
tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi
uygulanmaz.
ONYEDİNCİ BAP
Hususi hükümler
Maaş ve ücretlerin kesilmesinde usul:
Madde 355 – Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu memur veya
müstahdemlerin
maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni
muhatapları
haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde
bildirmeğe
ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif
edip hemen
daireye göndermeğe mecburdurlar.
Memurun maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş almağı mucip olacak
surette
vukubulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği takdirde bu keyfiyeti de
malmemuru veya
daire amiri yahut hususi müesseselerin kanuni muhatapları derhal icra dairesine
bildirmeğe ve
ikinci halde haciz muamelesinden o şube veya amirini haberdar etmeğe mecburdur.
Yukarıdaki maddeye riayet etmeyenler hakkında hükümler:
Madde 356 – Yukardaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk
vasıta
ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra
dairesince
maaşlarından veya sair mallarından alınır.
––––––––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “İstinaf yoluna başvurma” iken, 31/5/2005 tarihli ve 5358 sayılı
Kanunun 21
inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu madde başlığı “Davanın ve cezanın düşmesi :” iken, 31/3/2011 tarihli ve 6217
sayılı
Kanunun 6 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1328-8
Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır.
Yukarki madde hükümlerine riayet etmiyen her hangi bir memur veya amir hakkında
istenecek
malümatın icra dairesine hemen verilmesi bunların mensup olduğu dairenin vazifesidir.
Cumhuriyet savcılığınca takip:
Madde 357 – İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmağa ve
neticesini
geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe alakadarlar mecburdur. Makbul sebep haricinde
tebliğ
ve emirleri yapmıyanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet
kalmaksızın
Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılır.
Üçüncü şahsa bırakılan mallar:
Madde 358 – Üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan malları icra dairesinden
istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir.
Bu suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef
veya
ziyaını ispat edemiyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tesbit
edilmiş olan
kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince re’sen tazmin ettirilir.
Bu kıymetleri tazmin ile mükellef olanlar, icra dairesinin bu baptaki talep ve kararına
karşı
icra mahkemesine, 16 ncı maddede tayin edilen müddet içinde şikayette bulunabilirler.
İcra dairelerinin muhabereleri:
Madde 359 – İcra memurları yaptıkları muameleden dolayı her daire ve makam ile doğrudan
doğruya
muhabere edebilirler.
Haczedilen malların istinabe suretiyle satışı:
Madde 360 – Haczedilen mallar başka bir yerde bulunduğu takdirde satış, istinabe
suretiyle
yapılır. Artırma ve ihaleye mütedair ihtilaflar istinabe olunan icra dairesinin tabi
bulunduğu
icra mahkemesince hallolunur.
Fazla verilen paranın geri alınması:
Madde 361 – İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği
yahut
yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para
ayrıca
hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır.
Emanetler hakkında zamanaşımı:
Madde 362 – İcra veznesine tevdi yahut dairece tahsil olunan para veya icra muamelesi
sebebiyle
hıfzedilmekte olan eşya tevdi veya tahsil yahut hıfız tarihinden itibaren on seneye
kadar
alakadarları tarafından müracaat olunmazsa talep hakkı Hazine lehine düşer.
Özel okullar ile özel öğrenci yurt ve benzeri kurumların taşınır ve taşınmaz mallarının
haczi:
MADDE 362/a – (Ek: 9/5/2018-7141/1 md.)
8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet
gösteren
okullar ile 24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri
Hakkındaki Kanuna Ek Kanun kapsamında faaliyet gösteren özel öğrenci barınma hizmetleri
veren
yurt ve benzeri kurumların taşınır ve taşınmaz malları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil
Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler hariç olmak üzere içinde bulunulan eğitim ve
öğretim
yılı sonunda haczedilir.
1328-9
KANUN YOLLARINA BAŞVURMA VE SON MADDELER(1)
İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi(1)(2)
Madde 363- (Değişik: 2/3/2005-5311/24 md.)
İcra mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icra dairesi tarafından hesaplanan
vekâlet
ücreti, 103 üncü maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği,
yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli,
kıymet
takdirine ilişkin şikâyet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın
miktarı,
satışın durdurulması, satış ilânının iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle
satışın
düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması, icra
mahkemesinin iflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara
karşı, iflâs
idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre
icranın
geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak
veya
malın değer veya miktarının yedi bin Türk lirasını geçmesi şartıyla istinaf yoluna
başvurulabilir. İstinaf yoluna başvuru süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on
gündür.
(2)
İcra mahkemesi kararları aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötüniyetle istinaf yoluna
başvurulduğu
anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü uygulanır.
Kesin bir karara karşı kötüniyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da yukarıdaki
fıkra hükmü
uygulanır.
İstinaf yoluna başvuru satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. İcranın devamı için
gereken
evrak alıkonularak bunların birer örneği bölge adliye mahkemesine gönderilecek dosyaya
konulur.
Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi (3)(4)
Madde 364- (Değişik: 2/3/2005-5311/25 md.)
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri kırk bin Türk
lirasını
geçen nihaî kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.
Yukarıda belirtilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bu durumda da 363 üncü maddenin ikinci ve
üçüncü
fıkra hükümleri uygulanır.
Temyiz yoluna başvurma, satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz.
——————————
(1) 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle, 362 inci maddeden sonra
gelen
bölüm başlığı “SON MADDELER”, 363 üncü maddenin başlığı “Temyizi kabil kararlar, kötü
niyetle
temyiz halinde yapılacak işlem:” iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu maddenin birinci
fıkrasında
yer alan “bin lirayı” ibaresi “yedi bin Türk lirasını” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) Bu madde başlığı “Temyiz:“ iken, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25 inci
maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(4) 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu maddenin birinci
fıkrasında
yer alan “onbin lirayı” ibaresi “kırk bin Türk lirasını” şeklinde değiştirilmiştir.
1328-10
İstinaf dilekçesinin reddi(1)
Madde 365 – (Değişik: 2/3/2005-5311/26 md.)
İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna
başvurulmasına
olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut
süresi
geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri
gereğince istem icra mahkemesince reddedilir.
İstinaf yoluna başvuran kişi ret kararını kabul etmezse, istinaf dilekçesi diğer tarafa
tebliğ
edildikten sonra, karar sureti ve verilirse cevap dilekçesiyle birlikte yetkili bölge
adliye
mahkemesine gönderilir. Şu kadar ki bu hâlde satış dahil hiçbir icra işlemi durmaz.
Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş
başvuruyu
geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar.
Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay kararları(1)
Madde 366- (Değişik: 2/3/2005-5311/27 md.)
İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre yapılır ve onbeş
gün
içinde karara bağlanır.
İlgili ister ve ücretini verir veya gönderirse karar özeti en seri vasıtalarla mahalline
bildirilir.
Yargıtayın icra ve iflâs işlerine bakan hukuk dairesinin kararlarına karşı genel
hükümlere göre
direnme kararı verilebilir. Direnme kararları, Hukuk Genel Kurulunda acele işlerden
sayılır.
Yargıtayın bozma kararı veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma, düzelterek veya yeniden
esas
hakkında vereceği kararları üzerine icra ve iflâs işlerinde 40 ıncı madde hükmü kıyas
yoluyla
uygulanır.
Borçlunun mevcudu hakkında malümat vermek mecburiyeti:
Madde 367 – İcra veya İflas dairelerinin borçlunun mevcuduna dair istiyeceği bütün
malümatı
hakiki ve hükmi her şahıs derhal vermeğe ve talep halinde mevcudu bu dairelere teslime
mecburdur
İlga edilen kanunlar:
Madde 368 – Noter Kanununun 69 ve 71 inci maddeleri ve icarı akar nizamnamesiyle buna
müzeyyel
kanunun mecur tahliyesine ve 49 uncu madde ile kabul edilen hususlardan gayrı hususi
kanun ve
nizamların rehinin paraya çevrilmesine mütaallik hükümleri ile 1424 numaralı İcra ve
İflas
Kanunu ve mezkür kanunun 342 nci maddesiyle ilga edilmiş olan kanun ve hükümler ve 1425
numaralı
kanun mülgadır.
Ek Madde 1- (Ek: 17/7/2003-4949/102 md.)
Bu Kanunun 119, 226, 326 ve 363 üncü maddelerindeki parasal sınırlar; her takvim yılı
başından
geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı
Vergi Usul
Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl
tespit ve
ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde
belirlenen
sınırların onmilyon lirayı aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
____________________
(1) 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle 365 inci maddenin başlığı
“Tetkik
merciinin temyiz talebini reddetmesi:” iken, aynı Kanunun 27 nci maddesiyle de 366 ncı
maddenin
başlığı “Yargıtay kararları:” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
1328-11
363 üncü maddenin yukarıdaki fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere
uygulanan parasal sınırın artışına ilişkin hükmü, artışın yürürlüğe girdiği tarihten
önce icra
mahkemesince nihaî olarak karara bağlanmış olan davalar ile Yargıtayın bozma kararı
üzerine
yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.
Ek Madde 2- (Ek: 6/2/2014-6518/2 md.)
Türkiye Cumhuriyeti adına 16/11/2001 tarihinde Cape Town’da imzalanan ve 10/3/2011
tarihli ve
6192 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan “Taşınır Donanım Üzerindeki Uluslararası
Teminatlar Hakkında Sözleşme” ve “Taşınır Donanım Üzerindeki Uluslararası Teminatlar
Hakkında
Sözleşmeye İlişkin Hava Aracı Donanımına Özgü Konulara Dair Protokol” çerçevesinde,
“Taşınır
Donanım Üzerindeki Uluslararası Teminatlar Hakkında Sözleşme”nin 8 inci maddesinin
birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarını kullanan güvence lehtarı ve 10 uncu maddesinin
birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarını kullanan şartlı satıcı veya kiralayan,
herhangi bir
yargı kararı aranmaksızın, hak sahibi olduğunu gösteren ve Sivil Havacılık Genel
Müdürlüğü
tarafından düzenlenecek tescil belgesiyle Ankara İcra Dairesine başvurarak, tercih
ettiği hakkın
yerine getirilmesini talep edebilir.
Talep üzerine icra müdürü tarafından başkaca herhangi bir araştırma yapılmaksızın, hak
sahibi
lehine üzerinde güvence tesis edilen nesnenin zilyetliği veya kontrolünün devrine
ilişkin karar
verilir ve karar borçluya tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren üç iş günü içinde
borçlu
taraf, bu emri yerine getirmezse icra müdürü, Sözleşme’nin anılan 8 inci ve 10 uncu
maddeleri
çerçevesinde gereğini yerine getirmesi için almış olduğu kararı Sivil Havacılık Genel
Müdürlüğüne gönderir.
Bu madde gereğince İcra Dairesince yapılan işlemler nedeniyle, 492 sayılı Harçlar
Kanununun
hükümlerine göre 10.000 Türk Lirası maktu harç dışında herhangi bir vergi, resim ve harç
alınmaz. Harç ve giderler, talep edene aittir.
İcra Dairesince, Sözleşme ve Protokol çerçevesinde yapılacak iş ve işlemler ile takibe
ilişkin
esas ve usuller Adalet Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Ek Madde 3- (Ek: 3/11/2016-6754/19 md.)
Bu Kanun uyarınca görevlendirilecek bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları
tarafından
hazırlanan listelerden seçilir ve bunlar hakkında Bilirkişilik Kanunu ve ilgili diğer
kanun
hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 1 – (2004 sayılı Kanunun kendi numarasız geçici maddesi olup teselsül için
numaralandırılmıştır.)
1 – Cezai hükümlerin şümul dairesi Türk Ceza Kanununun ikinci maddesi hükümlerine
tabidir.
2 – Bu kanunun mer’i olmasından evvel konulmuş haciz veya rehinin paraya çevrilmesi
hakkında
yapılmış taleplere, bu kanunun hükümleri tatbik olunmaz.
3 – İlamların icrası hakkındaki ikinci babın hükümleri bu kanunun mer’iyetinden evvel
icraya
tevdi edilmiş olan ilamlara da şamildir.
4 – 4 Eylül 1929 tarihinden evvel taşınmazlara konulmuş olan ihtiyati veya icrai
hacizler
üzerine 4 Eylül 1932 tarihine kadar hiç bir muamele ve takip yapılmamışsa bu hacizler
kendiliğinden kalkar.
Takip ve muamelesi derdest olupta henüz intaç olunmıyanlar mezkür tarihten sonra bu
kanun
hükmüne tabi olur.
5 – 4 Eylül 1929 tarihinden evvel verilen iflas kararlarına mütaallik tasfiyeler 4 Eylül
1932
tarihine kadar intaç edilmemişse dosyaları iflas dairelerine tevdi olunur. Dairelerce bu
kanunun
sekizinci babı hükümlerine tevfikan tasfiyeye devam olunur.
6 – 13 Eylül 1331 ve 15 Nisan 1339 tarihli kanunlarla emvali milliye meyanına giren
ebniyeden
ari araziden 1341 senesi Muvazenei Umumiye Kanununun 6 ve 23 üncü maddelerine tevfikan
alınagelmekte olan Hazine alacakları hakkındaki hükümler bakidir.
1328-12
7 – Bu kanunun neşrinden evvel icra veznesine tevdi yahut dairece tahsil edilmiş olan
paranın ve
icra muamelesi sebebiyle hıfzedilmekte olan eşyanın tevdi veya tahsil yahut hıfız
tarihinden on
sene geçmiş olsa bile bu kanunun meriyete girmesinden itibaren üç sene geçmedikçe
sahiplerinin
talep hakkı düşmez.
Geçici Madde 2 – (Ek: 9/11/1988-3494/62 md.)
Bu Kanun ile diğer kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde yer alan icra memuru unvanı
“icra
müdürü”, icra memur yardımcısı unvanı “icra müdür yardımcısı”, iflas memuru unvanı
“iflas
müdürü” olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik sebebiyle ilgililerin yeniden atanmaları
gerekmez. Bunlar, yeni unvanları yan ödeme kararnamelerinde yer alıncaya kadar eski
unvanları
üzerinden yan ödeme almaya devam ederler.
Geçici Madde 3- (Ek: 17/7/2003-4949/105 md.)
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununda yer alan “icra reisi”, “icra hâkim yardımcısı” ve
“icra
hâkimliği” ibareleri “icra tetkik mercii hâkimi”; “ikametgâh”, “menkul”, “gayrimenkul”
ve
“teferruat” ibareleri sırasıyla “yerleşim yeri”, “taşınır”, “taşınmaz” ve “eklenti”
olarak
değiştirilmiştir.
Geçici Madde 4- (Ek: 17/7/2003-4949/105 md.)
Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası
için
depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda, Adalet Bakanlığınca
çıkartılan
ilgili yönetmelik ve ücret tarifelerinin uygulanmasına devam olunur.
Geçici Madde 5- (Ek: 17/7/2003-4949/105 md.) Bu Kanun ile değiştirilen 2004 sayılı İcra
ve İflâs
Kanununun;
1- 4, 13, 26 ve 250 nci maddeleri ile 88 inci maddesinin dördüncü ve beşinci
fıkralarında
değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay sonra,
2- 14 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6
ay sonra,
3- 18 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
yapılacak
şikâyetler hakkında,
4- 24, 79, 85, 92 ve 94 üncü maddeleri ile 88 inci maddesinin ikinci ve üçüncü
fıkralarında
değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak hacizlerde,
5- 25/b maddesi, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ilâm hükmünün zorla icra edileceği
çocuk
teslimlerinde ve çocukla şahsi münasebet tesislerinde,
6- 30 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ilâm
hükmünü
ortadan kaldıracak borçlu eylemlerinde,
7- 32 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
gönderilecek
icra emirlerinde,
8- 44 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
verilecek mal
beyanlarında,
9- 58 ve 269/a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra
yapılacak takiplerde,
10- 62, 67, 68/a ve 170 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak itirazlarda,
11- 63 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
yapılacak
itirazın kaldırılması duruşmalarında,
12- 68 inci maddesinin son fıkrasının ilk cümlesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun
yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak itirazın kaldırılması taleplerine,
13- (Değişik: 12/2/2004-5092/10 md.) 68/b maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun
yürürlüğe
girmesinden sonra gönderilen hesap özetleri ve ihtarnamelerde,
1328-13
14- 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe
girdiği
tarihte eski düzenlemeye göre ikinci ihbarnamenin henüz gönderilmemiş ya da gönderilmiş
ama
menfi tespit davası açma süresinin dolmamış bulunduğu hacizlerde; beşinci fıkrasında
değişiklik
yapan hükmü, eski düzenlemeye göre ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmiş ve menfi tespit
davası
açma süresi sona ermişse açılacak davalarda,
15- 91 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra vuku
bulacak
el değiştirmelerde,
16- 111 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce
yapılan
sözleşmelerde de,(1)
17- 114, 115, 116, 126 ve 129 uncu maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun
yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak ve ilan metni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Basın-İlan
Kurumuna
henüz gönderilmemiş bulunan satışlarda,
18- 118, 119, 130 ve 133 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak satışlarda,
19- 128 ve 128/a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra
yapılan kıymet takdirlerinde,
20- 134 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
yapılan
ihalenin feshi taleplerinde,
21- 142/a maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
düzenlenen sıra
cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest bir şikâyet ve/veya itiraza
konu
teşkil etmiş olan sıra cetvellerinde,
22- 143 üncü maddenin birinci fıkrasında değişiklik yapan hükmü ve 143 üncü maddeye bu
Kanunla
eklenen yedinci fıkra, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay sonra, 143 üncü
maddesinin
altıncı fıkrasında değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren,
23- 148/a maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
akdedilecek
ipotek sözleşmelerinin tapu siciline tescilinde,
24- 150/b ve 150/ı maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra
başlatılacak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde,
25- 166 ncı maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
verilen iflâs
kararlarında,
26- 168 ve 170/b maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra
başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takiplerde,
27- 169/a maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest
itiraz
yargılamalarında,
28- 179 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
yapılacak
iflâsın ertelenmesi taleplerinde,
29- 179/a ve 179/b maddeleri, Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest iflâsın ertelenmesi
taleplerinde,
30- 185 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanun yürürlüğe girdiği sırada devam
eden iflâs
tasfiyelerinde,
31- 206 ncı maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
düzenlenecek
sıra cetvellerinde,
_____________
(1) 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bendde
“sözleşmelerde”
ibaresinden sonra gelmek üzere “de” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
1328-14
32- 222 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
yapılacak ilk
alacaklılar toplanmalarında,
33- 223 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
yapılacak
iflâs idaresi toplantılarında,
34- 226 ncı maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
yapılacak
sulh ve tahkimlerde,
35- 250 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
düzenlenen
pay cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest bir şikâyete konu teşkil
etmiş
olan pay cetvellerinde,
36- 251 inci maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde değişiklik yapan hükmü,
yollama
yaptığı 143 üncü maddenin birinci fıkrası ve yedinci fıkrası bakımından Kanunun
yürürlüğe
girmesinden itibaren altı ay sonra, yollama yaptığı 143 üncü maddenin altıncı fıkrası
bakımından
Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren; 251 inci maddenin ikinci fıkrasına eklenen
dördüncü
cümlesi ise Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren,
37- 257, 258, 261, 264, 265 ve 268 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ihtiyatî haciz taleplerinde,
38- 280 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce
açılmış ve
derdest olan iptal davalarında da,(1)
39- 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 296, 297, 298, 300, 301, 302, 303 ve 309
uncu
maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile bu Kanunla getirilen 298/a ve 309/a ilâ
309/l
maddeleri hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak konkordato
taleplerinde,
40- 318, 323 ve 326 ncı maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile 329/a maddesi hükmü,
Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak fevkalâde mühlet taleplerinde,
Uygulanır.
Geçici Madde 6- (Ek: 12/2/2004-5092/11 md.)
Bu Kanunda yer alan “icra tetkik mercii”, “tetkik mercii” ve “mercii” ibareleri “icra
mahkemesi”; “icra mercii hâkimi” ve “mercii hâkimi” ibareleri “icra hâkimi” olarak
değiştirilmiştir. Çeşitli mevzuatta icra tetkik mercii ve hâkimine yapılmış bulunan
atıflar icra
mahkemesi ve hâkimine yapılmış sayılır.
Geçici Madde 7- (Ek: 2/3/2005-5311/29 md.)
Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece
Mahkemeleri
ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2
nci
maddesi uyarınca göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında,
kesinleşinceye kadar
İcra ve İflâs Kanununun bu Kanunla yapılan değişiklikten önceki temyiz ve karar
düzeltmeye
ilişkin hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 8- (Ek: 21/2/2007-5582/6 md.)
Bu Kanunun 128 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 128/a maddesinin ikinci fıkrasının
yürürlüğe
girmesini izleyen üçüncü yılın sonuna kadar 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A
maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile
Toplu
Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, taşınmaz için
kıymet
takdiri veya bilirkişi incelemesi, Sermaye Piyasası Kanununun 22 nci maddesinin birinci
fıkrasının (r) bendi uyarınca gayrimenkul değerleme faaliyeti konusunda yetki verilmiş
kişi veya
kurumların yanı sıra diğer uzman bilirkişiler marifetiyle de yapılabilir.
––––––––––––––––
(1) 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte “davalarında”
ibaresinden sonra gelmek üzere “da” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
1328-15
Geçici Madde 9- (Ek: 2/7/2012-6352/38 md.)(1)
9 uncu maddenin ikinci fıkrası gereği ödeme yapılabilmesi için ilgilisi tarafından,
anılan
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde banka hesap numarasının
bildirilmesi
gerekir.
Geçici Madde 10- (Ek: 2/7/2012-6352/38 md.)
Bu Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip
işlemleri
hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir.
Geçici Madde 11- (Ek: 2/7/2012-6352/38 md.)(2)
Adalet Bakanlığı, 88 inci maddenin beşinci fıkrası gereğince hukuki ve teknik her türlü
altyapıyı anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlar.
Lisanslı
yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerdeki mevcut depo ve garajlarda muhafaza
işlemlerine, mevcut yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam olunur.
Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan
malların,
anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde teslim alınması için
icra
müdürü tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.
İlgilisine tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay
içinde, 88
inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.
Ancak, satış yapılamazsa Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilecek icra müdürünün
başkanlığında kaymakamlık, belediye, ilgili yer baro başkanlığı ve ticaret odası
tarafından
bildirilecek birer kişinin katılımıyla oluşturulacak değer tespit komisyonu tarafından
tespit
edilecek değer üzerinden, yedieminin alacağına mahsup için malın mülkiyeti yediemine
devredilebilir; komisyon, ekonomik bir değerinin kalmadığına karar verirse mal bir
tutanakla
imha edilir.
Satılan veya mülkiyeti devredilen malın bedelinden, muhafaza ve diğer giderler mahsup
edildikten
sonra varsa artan miktar talep halinde ilgilisine ödenir.
Geçici Madde 12- (Ek: 15/7/2016-6728/6 md.)
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen hükümler, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten
sonra yapılan iflasın ertelenmesi talepleri hakkında uygulanır.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilmiş iflasın ertelenmesi kararına
dayanılarak
yapılan uzatma talebi hakkında verilecek karar da iflasın ertelenmesi talebi hakkında
verilmiş
karara ilişkin kanun yoluna tabidir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan dosyalarda kayyım olarak atanan
kişiler, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde, adli yargı ilk derece
mahkemesi
adalet komisyonu başkanlıklarına bildirilir. Üçten fazla dosyada görevi devam eden
kayyımlara
yeni görev verilmez.
––––––––––––––––
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 106 ncı maddesiyle, bu maddenin 5/1/2013
tarihinde
yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.
(2) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 106 ncı maddesiyle, bu maddenin 5/1/2013
tarihinde
yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.
1328-16
Geçici Madde 13- (Ek: 15/8/2017-KHK-694/9 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/9 md.)
İdari yargının görev alanına giren konularda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
önce
başlatılmış ilamsız icra takipleri hakkında, talep üzerine icra müdürünce 42 nci
maddenin üçüncü
fıkrası uyarınca dosya üzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıya resen tebliğ
edilir.
Alacaklı, düşme kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet yoluna
başvurabilir.
Düşme kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde dava
açılabilir.
Düşme talebinin reddine veya düşme kararı hakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin karar
kesinleşmeden takibe devam edilemez.
Birinci fıkra kapsamındaki ilamsız icra takipleri hakkında açılmış itirazın iptali veya
itirazın
kaldırılması davalarında talep üzerine, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Tarafların yaptığı takip ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti üzerlerinde
bırakılır. Bu
kararın kesinleşmesi üzerine takip dosyası icra müdürlüğüne iade edilir ve takip
hakkında
birinci fıkra uyarınca işlem yapılır.
Geçici Madde 14- (Ek: 28/2/2018-7101/46 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflâsın ertelenmesi ve konkordato
talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam
olunur.
Hakimler ve Savcılar Kurulu, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece
Mahkemeleri
ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci
maddesinin
beşinci fıkrasındaki belirleme yetkisi kapsamında iflâs ve konkordato konusunda uzman
asliye
ticaret mahkemesini, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki hafta içinde
belirler.
Meriyet zamanı:
Madde 369 – Bu kanunun meriyeti 4 Eylül 1932 tarihinden başlar.
Kanunu icraya memur olanlar:
Madde 370 – Bu kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur.
1328-17
9/6/1932 TARİHLİ VE 2004 SAYILI İCRA VE İFLAS KANUNUNA
İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER
1 – 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun geçici maddeleri:
Geçici Madde 1 – Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte takip hangi safhada ise bu
safhanın
tamamlanmasına kadar eski kanun hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 2 – Alacaklının talebi ve ödeme emrinin tanzimi ile itiraz ve itirazın
kaldırılması
birinci safhayı; haciz ve haczi tamamlıyan muameleler ikinci safhayı; paraya çevirme son
safhayı
teşkil eder.
İflas yolu ile yapılan takiplerde iflas kararının kesinleşmesine kadar geçen devre
birinci
safha; mütaakıp devre ikinci safha sayılır.
Geçici Madde 3 – Konkordato mühletinin bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce verilmesi
halinde
kanunun eski 285 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanır.
Geçici Madde 4 – İstihkak davaları haczin icrası tarihinde; iptal davaları da iptali
istenen
muamelelerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerine tabidir.
Geçici Madde 5 – 72 nci madde hükümleri bu kanun yürürlüğe girdikten sonra haciz ve
rehnin
paraya çevrilmesi yoliyle yapılmış bütün takipler hakkında uygulanır.
Geçici Madde 6 – Adalet Bakanlığı 14 üncü maddenin ikinci fıkrasında sözü geçen Resmi
Kararlar
Dergisinin en geç bu kanunun yayınlanmasını takip eden bir sene içinde çıkarılmasını
sağlar.
2 – 6/6/1985 tarihli ve 3222 sayılı Kanunun geçici maddesi:
Geçici Madde – İcra ve İflas Kanununun bu Kanunla değiştirilen hükümleri Kanunun
yürürlüğe
girmesinden önceki olay ve işlemler hakkında da uygulanır.
Şu kadar ki, bu Kanunun, icra ve İflas Kanununun;
a) 59, 62, 162 ve 168 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun
yürürlüğünden sonra
yapılacak takipler hakkında,
b) 68 ve 68 a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılacak
itirazlar hakkında,
c) 78 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak
taksit
sözleşmeleri hakkında,
d) 79 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak
şikayetler
hakkında,
e) 116, 129 ve 133 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğünden
sonra
vuku bulacak satış, talepleri üzerine yapılacak satışlar hakkında,
f) 135 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra kesinleşen
satışlar
hakkında,
g) 221 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak
alacaklılar
toplantısı hakkında,
h) 223 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak
iflas idare
memuru seçimleri ile tahakkuk ettirilecek ücretler hakkında,
1328-18
ı) 166, 219, 234, 240, 288, 292, 296 ve 300 üncü maddelerinde değişiklik yapan
hükümleri,
Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak ilanlar hakkında,
j) 302 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra verilecek
kararlar
hakkında,
k) 337, 338, 340, 341 ve 343 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile bu Kanunla
getirilen 352 a maddesi hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra işlenecek suçlar hakkında,
l) 363 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra verilecek
kararlara
karşı yapılacak temyiz talepleri hakkında,
Uygulanır.
3 – 9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun geçici maddesi:
Geçici Madde – Bu Kanunun, İcra ve İflas Kanununun 195 ve 196 ncı maddelerindeki
değişiklik
yapan faize dair hükümleri, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanır.
Ayrıca;
a) 67, 68, 68/a ve 169/a maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra
yapılan
itiraz ve şikayetler hakkında,
b) 69, 72, 89, 97, 158, 160, 164, 165, 173, 177, 178, 269/b, 275 ve 345/b maddelerini
değiştiren
hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra açılan davalarda,
c) 83/c, 85, 91 ve 103 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden
sonra
yapılan haciz işlemleri hakkında,
d) 150/d ve 170/a maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden önce yapılan
takipler
hakkında,
e) 116, 118, 124, 126, 129, 133 ve 134 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun
yürürlüğünden sonra yapılan satışlar hakkında,
f) 221 inci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan ilk
alacaklılar
toplantısında,
g) 287 nci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan konkordato
talepleri
hakkında,
h) 227, 288 ve 363 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlük tarihinden
sonra
verilen kararlara karşı yapılan temyiz talepleri hakkında,
i) 111 inci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden önce yapılan taksit
sözleşmeleri
hakkında,
j) 168 ve 170 inci maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan
takipleri hakkında,
k) 193 ve 194 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra açılan
iflaslar
hakkında,
l) 208, 219, 232, 233, 235 ve 237 nci maddelerini değiştiren hükümleri, bu Kanunun
yürürlüğünden
önce açılan iflaslar hakkında,
m) 278, 279 ve 280 inci maddelerini değiştiren hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra
yapılan tasarruf ve şerhler hakkında,
1329
n) 127, 128, 150/g ve 166 ncı maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden
sonraki
olay ve işlemler hakkında,
o) 68/b ve 150/ı maddelerini değiştiren hükümleri, 2 Mayıs 1985 tarihinden sonra yapılan
takipler hakkında,
Uygulanır.
4 – 8/6/2000 tarihli ve 4578 sayılı Kanunun geçici maddesi:
Geçici Madde 1 – 2004 sayılı Kanunun bu Kanunla değiştirilen hükmü, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra açılacak dava ve işlerde uygulanır.
5 – 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 104 üncü maddesi:
Madde 104- 2004 sayılı Kanunun 309/a ilâ 309/l maddelerinin uygulanmasına ilişkin usul
ve
esaslar Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.